İstanbul İmamı Başbakan Erdoğan, yeni icat edilen “Kız Çocuklarını anma” gününde yine “sinirlenip” şunları söyledi;
“Ya, siz kimsiniz ya? Millet bu işin kararını vermiş, bu iş bitmiş. Artık bu ülkede ulusalcı-mulusalcı diye bir şey yok, bu ülkede millet gerçeği var, bunu göreceksiniz.”
Deveye sormuşlar “Boynun neden eğri”, “Nerem doğru ki” diye cevap vermiş!
İstanbul İmamı Erdoğan, millete sorduk diyor. Nasıl sordunuz? İstihareye mi yattınız, rüyasını mı gördünüz? Neyi sordunuz, adını söyleyemediğiniz
Türk Milletine?
*Milli Andımızı kaldırırken Türk Milletine sordunuz mu?
*Resmi Dairelerin levhalarındaki Türkiye Cumhuriyeti(TC) adını kaldırırken
Türk Milletine sordunuz mu?
*PKK Uyuşturucu-Terör Örgütü ile bir masaya otururken Türk Milletine sordunuz mu?
*“Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısını kaldırırken Türk Milletine sordunuz mu?
*Birdenbire maaile süper zengin olurken Türk Milletine mi sordunuz?
*El-Kaide’yi, El-Nusra’yı içimize sokarken Türk Milletine mi sordunuz?
*Hizbullah Terör Örgütü militanlarını serbest bırakırken Türk Milletine mi sordunuz?
*Deniz Feneri’nin yürüttüğü milyarlarca Avro’nun akıbetini Türk Milletine mi sordunuz?
*Terör Örgütü ile canları pahasına mücadele eden kahramanları, cemaat tetikçilerine ezdirirken Türk Milletine mi sordunuz?
Yaptığınız her uygulamanın Türk Milletinin içini acıttığını görmüyor musunuz?
Siz Türk Milletini aptal-geri zekâlı mı zannediyorsunuz?
Yaptığınız yıkımların verdiğiniz zararların hesabının sorulmayacağını mı sanıyorsunuz?
Siz, Başbakan olarak Türk Milletine yalan söyleyip, bağıramazsınız. Lütfen kendinize gelin ve Türk Milletine saygılı olun. Türk Milleti “Ulusalcı-Vatansever” olurken sizden, din bezirgânlarından seccade şeytanlarından veya Pensilvanya’dan izin mi alacak?
Soruyu Türk Milleti sorar, Türk Milletinin fertleri sorar, siz ancak cevap verirsiniz.
Şimdi şu soruya lütfen cevap verin;
*Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bir karar aldı. Türkiye bu karara uyarak, “El-Kaide” ile bağlantısı tespit edilen 219 kişinin, “Taliban” ile bağlantısı tespit edilen 130 kişi ve 4 kurumun mal varlıklarını dondurdu.
Bu kişilerden biri, sizin dizinin dibine çökerek Türk Milletine “O bir kahramandı” diye anlattığınız Gülbettin Hikmetyar’dır.
Ne olacak şimdi? Dizinin dibine çöktüğünüz adamın “Uluslararası Terörist” olduğunu, siz hükümet olarak ilan ettiniz!
Siz Türk Milletine bağıracağınıza, akıl vermeye kalkacağınıza, nereye oturacağınıza, kimin dizinin dibine çökeceğinize dikkat edin.
Lütfen Türk Milletine karşı konuşurken sesinizi yükseltmeyin, biraz kibar olun…
“Temel gece evine dönüyor. Etraf zifiri karanlık. Yerde bir karaltı görür, eğilir eline alır, önce biraz tadar, sonra koklar ve “Ula az daha köpek bokuna basaydım” der… Ülkeyi yönetenler dikkatli olup, Temel’in durumuna düşmemelidirler.
Allah kimsenin aklını alıp, onu konu komşuya rezil etmesin.
Unutmamamız gereken neydi; Katırdan at, bademden demokrat, olmaz.
Sağlık ve başarı dileklerimle 12 Ekim 2013
Rifat Serdaroğlu
O kendini devletlu, padişah sanıyor. Başka ülkede olsa milyonların protestosuna kulak verir hükümet istifa ederdi. Bir de Almanya’nın dolandırıcılıktan mahkum ettiği deniz feneri davasının Türkiye ayağındaki delilleri kararttığı, suçluları yargılamaya yönelen savcıları sürdüğü yetmezmiş gibi şu anda altlarına resmi araba tahsis ederek kurban derilerini toplama yetkisini THK’dan alp bu alçaklara teslim etti. Yolsuzluğa hırsızlığa devam edin, ben arkanızdayım demek değilmidir bu?
Devlet coktan elden gitmis biz halen “Yorumlar” yaziyoruz harekete gecmek icin illa da evlerimizden silah zoru ile cikartilarak kovulmamiz mi gerek?bir adam istedigi gibi bizleri parmaginda oynatiyor herkes de bu oyunu seyrediyor bu kadar asigilanmak biraz fazla galiba…
Bu Dünyanın zenginliklerini kendilerine öbür dünyanın nimetlerinide yoksul cahil halka zengin yalaka ve iktidar tarafından sunulduğunun farkına varamıyan bir toplumun gözü kör kulağı sağırdır.