12 June, 2026 14:03

SİZLER CELLAT DEĞİLSİNİZ!

Cellat, asacağı kişinin kim olduğuna, suçlu olup olmadığına bakmaz.
İşini yapar, parasını alır, o kadar…
Hukuk Devletinin aşınması ve yargının siyasi iktidarlar eliyle bir cezalandırma mekanizmasına dönüştürülmesi, dünya siyasi tarihinde sıkça rastlanan bir olgudur. Siyaset yoluyla ülkeyi yöneten durgun zekalı siyasetçiler, yargının emirlerinde olmasından çok hoşnut olurlar. Göremedikleri şudur; Mesleğinin onurunu taşımaktan aciz, zavallı yargıç ve savcılar bir müddet sonra kraldan fazla kralcı olurlar, yolsuzluk çukuruna düşerler ve zamanla söz dinlemez olurlar. Ama sonları hiç değişmez!

Sırbistan Örneği;
Sırbistan, 1990’lı yıllarda Slobodan Miloseviç rejimi altında yargının nasıl tamamen siyasallaşabileceğini dünyaya gösteren en net örneklerden biridir.
Miloseviç, kendine sadık olmayan tüm hakim ve savcıları tasfiye ederek, yerlerine rejim militanı gibi çalışanları atadı.
Yargı, muhalif siyasetçileri, bağımsız gazetecileri ve insan hakları savunucularını susturmak için bir silah haline geldi. Hukuk, suçluyu cezalandırmak için değil, rejim için tehlikeli görülen kişileri imha etmekte kullanıldı.

Gözaltında kayıplar, şüphelilerin aile yakınları üzerinden tehdit edilmesi ve polis nezarethanelerinde ağır işkence/ kötü muamele sıradanlaştı. Devlet koruması altındaki mafya grupları ile yargı mensupları arasında organik bir bağ kuruldu.

Sonuç;
2000 yılındaki halk ayaklanması (Buldozer Depremi) ile rejim devrildi. Miloseviç, bizzat yozlaştırdığı o devlet mekanizması tarafından Lahey’deki
Uluslararası Ceza Mahkemesine teslim edildi ve hapishanede öldü…

Filipinler Örneği; (Rodrigo Duterte Dönemi)
Duterte, uyuşturucuyla mücadele adı altında hukuku tamamen askıya aldı. Kolluk kuvvetlerine, yargıya “gerekirse önce vurun, sonra hukuka uydurun” talimatı verildi. Binlerce insan yargısız infazlarla öldürüldü. Cezaevlerinde çıplak arama, insani koşullarda olmayan cezaevi barınması ve taciz olayları cezalandırma yöntemi olarak yaygınlaştı. İktidarı eleştiren senatörler ve yargıçlar, uydurma uyuşturucu veya yolsuzluk iddialarıyla hapse atıldı.

Sonuç;
Duterte şu an Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından (İnsanlığa karşı suçlar kapsamında, dönemindeki Emniyet ve Yargı mensuplarıyla birlikte yargılanıyor…

Tarihsel ve sosyolojik analizler, “Savcı/Yargıç Devleti” kurarak, hukuku vatandaşa karşı sopa olarak kullanan rejimlerin tamamı istisnasız şu üç aşamalı sonla karşılaşır!
Devletin Meşruiyet Kaybı/Ekonomik ve Sosyal Çöküş/Hukukun Bumerang Etkisi. Biz şimdi üçüncü evredeyiz!

Hukuku siyasallaştıran, savcı ve hakimleri birer silaha dönüştüren siyasetçiler, iktidar güçlerini kaybettikleri ilk gün (Sonsuz İktidar yoktur)
kendi yarattıkları o acımasız ve hukuksuz canavarın ilk kurbanı olurlar.

Miloseviç’ten Pinochet’e, Duterte’den Sri Lanka’daki Rajapaksa Hanedanlığına kadar tarih, “Adaleti katledenlerin günün sonunda adalet arayışıyla baş başa kaldığı örneklerle doludur!
CB Erdoğan-D. Bahçeli-Butlan Kılıçdaroğlu’na saygılarımla.

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı