20 March, 2026 12:38

SİZE NE Mİ?

Kendilerini “Gazeteci” zannedenlerin, “Ben Araştırmacı Gazeteciliğinin
duayeniyim”
diye konuşanların, aslında birer “HİÇ” olduklarını bir kere daha gördük! Bazı partilerin Genel Başkanlarının da (Kendileri eksikli oldukları için) Özgür Özel’in, Adalet Bakanı hakkındaki ciddi iddialarını kamuoyuna bildirmekte pek de istekli olmadıklarını gördük!

Özgür Özel’in, eski İstanbul Başsavcısı yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkındaki belgeli iddialarının birkaç gazetecinin “Yasak Savma” kabilinden yazılmasının haricinde ciddiye alınmaması, gereken araştırmanın yapılmaması, gazetecilik görevinin ne kadar ciddi şekilde erozyona uğradığının delilidir.

Ana Muhalefet Genel Başkanının ciddi iddialarının, “Bize ne canım” tavrıyla üzerinin örtülmeye çalışılmasını birkaç başlıkta analiz edebiliriz!
-Geleneksel Gazetecilikte ciddi iddia varsa o iddianın üzerine gidilir, karşı tarafa söz hakkı verilir ve belgeler, gerçekler kamuoyu ile paylaşılır.
Ama Türkiye’de maalesef medyanın büyük bir bölümünün ekonomik ve siyasi tutsak olması KAMU YARARININ değil, TEMSİL EDİLEN GRUBUN
çıkarını ön plana çıkarıyor. (Bize ne demek) aslında, bu haber benim patronlarımın işine gelmez” demektir.
-Bu haberin takibe alınması, araştırılması, fotoğraflanması, maliyetinin araştırılması ve bunun bir dosya halinde kamuoyuna sunulması, zaman-bütçe- hukuki koruma gerektirir.
– Gazeteciler, arkalarında duracak güçlü bir editoryal yapı bulamıyorsa, bu tür “riskli” girmekten kaçınırlar.
-Adalet Bakanlığı gibi doğrudan yargı mekanizmasının başındaki bir isimle ilgili iddiaları araştırmak, bazıları için çok zordur. Organize Suç Örgütü mantığıyla çalışan iktidar gerçeğin bulunmasını istemez.

Aziz Türk Milleti;
Kamu görevlilerinin sosyal statüsü, geliri ve ailesinin ekonomik durumuyla orantılı olmayan, kaynağı açıklanamayan mal varlığı artışları “Haksız Mal Edinme” sayılır.

Normal hukukta “Masumiyet Karinesi” esastır. İddia eden ispatla yükümlüdür.
Ancak 3628 Sayılı Kanun (Haksız Mal Edinme) kapsamında, mal varlığındaki artışın MEŞRU BİR KAYNAĞA dayandığını ispat etme yükümlülüğü Kamu Görevlisinin kendisine aittir.

Akın Gürlek, hakkındaki iddiaları belgeleri ile mutlaka açıklamak zorundadır.
Bu günkü gibi kaçak davranması, kanunların boşluğundan yararlanmaya kalkması, dokunulmazlık zırhına sığınması, kendisi hakkındaki şüpheleri arttırmaktan başka bir işe yaramaz!

Adalet Bakanının önünde iki yol var;
Ya, suçsuzluğunu ispatlayıp Türk Siyasi hayatına bir “Devlet Adamı” gibi devam edecek, ya da doğru Zekeriya Öz abisinin yanına kaçacak…

Sağlık ve başarı dileklerimle 21 Mart 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı