KURTULMUŞ KURTULAMAYACAK
Küçük ve çabuk adımlarla, o Genel Başkandan diğerine koşuşturan Kurtulmuş Numan’ı görünce, Halkın Filozofu Bergamus omuzuma dokundu ve dedi ki; “İyi bak, her zaman böylesini göremezsin. Tarih boyunca, ben bile çok az gördüm. Bu görüntü Türk Milletine ihanetin iki ayaklı halidir.”
Ne için koşuşturuyor, işlevsiz meclisin emireri Başkanı?
DEM Partililer tarafından İmralı’daki Bebek Katilinden gelen talimatlara karşı çıkılmaması için Genel Başkanlar arası tur atıp duruyor!
Öcalan’ın çağrısının temeli şu cümlede net olarak görülmektedir!
Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulması!”
Öcalan’a ve TBMM Başkanına göre eşit İKİ TARAF var! Türk Devleti ve PKK!
Bu bakış, Türkiye’deki “Çözüm” veya “Müzakere” tartışmalarında öne sürülen temel modellerin, Cumhuriyetin kurucu mantığı ve toplumsal bütünlük anlayışıyla bağdaşmaz. Aksine hukuki ve sosyal açıdan sorunlu sonuçlar doğurur.
Bir yanda meşru T. C. Devleti ve onun tüm unsurlarıyla tek bir bütün olan vatandaşları, diğer yanda ise “Silahlı Narko Terör örgütü” varken, meseleyi
“İki tarafın karşılıklı hassasiyetleri ve protokolü” olarak ele almak,
“Ortak Millet” anlayışını inşa etmekten çok, ayrıştırır.
Meclisteki komisyona üye veren partiler ve TBMM Başkanı dikkatli olmalıdır.
Bir devleti ve silahlı bir örgütü iki eşit veya muhatap taraf olarak masaya oturtan yaklaşım, devletin kurumsal varlığını ve hukuki meşruiyetini bir örgüt seviyesine indirir.
Eğer süreç “İki ayrı tarafın mutabakatı” üzerinden tanımlanıyorsa, burada iki ayrı siyasi irade veya iki ayrı toplumsal yapı kabul ediliyor demektir.
Ayrı parçalar olarak edilen iki unsurun, süreç sonunda tek bir “Türk Milleti” veya ortak bir yurttaşlık kimliği etrafında kenetlenmesini beklemek mantıksal bir çelişkidir.
Kürt kökenli vatandaşlarımızın tamamını veya ezici çoğunluğunu tek bir örgütün ya da siyasi yapının temsil ettiğini varsaymak, gerçeklikle bağdaşmaz.
Türkiye’de toplumsal doku evlilikler, iç göç, ekonomik ortaklıklar ve yüz yıllara ortak yaşam tecrübesiyle son derece iç içe geçmiştir. Meseleyi iki tarafın diplomatik anlaşması gibi kurgulamak, sosyolojik bütünlüğü güçlendirmek yerine yapay bir kompartılaşma (Ayrışma) duygusu yaratır.
Bak Harun olmaya gelmiş ama AKP’de KARUN olmuş Kurtulmuş!
Anayasal düzenlerde egemenlik kayıtsız şartsız MİLLETE aittir. Ve bu egemenlik yasal kurumlar eli ile kullanılır. Hukuki ve siyasi süreçlerin meşruiyetini anayasal sistemin dışındaki aktörlerde aramak, toplumsal rızayı ve milli mutabakatı zedeler.
Ya Kurtulmuş, dikkatli ol ama piyon olma. Senin sonun, bakmasını bilenler için çok belli. Kurtulamayacaksın…
Sağlık ve başarı dileklerimle 22 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı