4 YIL DAHA KALSIN!
Bu yazı, yaklaşık iki sene önce yazıldı ve servis edildi! Ülkemizin durumu daha beter hale geldi. Ders çıkarması gerekenler, çıkarmadı. Ne her şey çok güzel oldu, ne de çözüm için bir proje üretildi… (22 Mayıs 2026 Cuma)
Hikaye bu ya;
Köyün en şaibeli kişisi muhtar seçilmiş. Seçildiğinin henüz birinci yılında, köy sürüsündeki sığırların sayısı hırsızlık sebebiyle yarıya düşmüş. Köy merası da yabancıların eline geçmiş. Köyün yaşlıları, köy halkını toplamış ve “Bu böyle olmaz, adam köyü bitirdi. Kaymakam Bey’e durumu anlatıp, bunu görevden aldıralım” demişler! Köy halkı ne dese beğenirsiniz?
“Adamın önünde daha 3 senesi var, o bozdu o düzeltsin. Biz erken seçim istemiyoruz! Sertleşmeyelim, yumuşayalım.”
Köyün en yaşlısı; Yani siz şimdi bu muhtara “Sen bizi soydun, köyü batırdın ama daha süren var, bizi 3 sene daha soy mu” diyorsunuz?
Eğer 3 yıl sonra sizler, seçim yapacak köy bulursanız, ben de bir şey bilmiyorum.
Bu adam 3 seneye ne köy bırakır ne de köylü!”
Bizler İstanbul Belediye seçimlerini çok önemseyip neden seçime yüklendik ve İmamoğlu’na kazandırdık? İmamoğlu’nun kara kaşına kara gözü hatırına mı?
31 Mart’ta-23 Haziran’da ve bugün Türkiye’nin birinci meselesi İstanbul seçimleri miydi? Yoksa Türkiye’nin yönetiminden AKP İktidarını seçimle def etmenin yolunu açmak mıydı?
İstanbul seçimleri kazanıldı! Eee kazanıldı da ne oldu?
AKP, durmak yok yola devam demedi mi?
Yarın, “Büyük Belediye Teşkilatı” diye bir kurum oluşturup, başına Binali’yi getirir ve seçilmiş Belediye Başkanlarının elini kolunu bağlarsa ne yapacaksınız?
Bir türlü anlatamıyorum;
Gezi hareketleri sonuca ulaştı mı?
Ya Cumhuriyet Mitingleri, Adalet Yürüyüşü?
Hepsi yaşandı, bitti. Bu toplumsal eylemlerin herhangi bir siyasi sonucu
oldu mu? Olmadı, aksine hala suçsuz yere yargılamalar devam ediyor.
AKP ise büyük bir pişmanlıkla iş başında ve yapacağını serbestçe yapmaya devam ediyor!
Türkiye’nin en büyük problemi, tek başına iktidara aday olan ve buna hazırlanmış bir Siyasi Partinin olmayışıdır.
AKP; Siyasal İslamcı-İhvancı-Hizbullahçı Arapsever bir partidir.
Ne merkez ile ne merkez sol ile ne de merkez sağ ile hiçbir alakası yoktur. Menzili FETÖ ile aynıdır. Yani, Federe İslam Devleti kurulacak, bir bölümü
“Kürt Devleti” olacak, İsrail ve ABD sınır komşumuz olacak!
CHP; Merkez sağdan oy devşireceğim diye, Atatürk düşmanlarını, FETÖ’cu danışmanları, bölücüleri, Bekaroğlu gibileri, bünyesine alıp, Atatürkçüleri partiden atan, Sosyal Demokrasiyi unutan bir partidir. Yeni seçilen Genel Başkan’ın en öncelik verdiği konu, AKP İLE BİRLİKTE YUMUŞAYIP, NORMALLEŞEREK, kaynaşmak ve beraber iktidar olmak!
Eski MHP; O şimdi Saray’da nöbette. Genel Başkanları hala yaşadığını
sanıyor ama, ölmüş de ağlayanı yok…
İYİ P; Akşener, partisini emanetçisine bırakıp, Saray’a abisinin yanına kaçtı, görev bekliyor.
Şimdi size bir soru;
AKP haricindeki partilerden, “Ben önümüzdeki seçimde tek başıma iktidar olacağım” diyen var mı? Yok!
Kendilerinin inanmadığına Türk Milletinin inanmasını nasıl beklerler, hayret?
Değerli Okurlar;
Gerçekler acıdır. Türk Demokrasisi, Türk Vatanı ve Cumhuriyet tehlikededir. İktidar ehil, akıllı ve vicdanlı değildir. Emperyaller tarafından rehin alınmıştır.
Türk Milleti olarak, bölücü siyaset yapanları kesin bir şekilde uyarıp, milletçe el ele vererek, akılcı çözümler üretmemiz ve mutlaka ama mutlaka uzlaşmamız, ortak değerlerimiz etrafında birleşmemiz ve kaderimize el koymamız gerekmektedir.
Her şey güzel olacak, çok doğru ve güzel bir slogandır.
Ama bu slogan bize hedefimizi unutturur, sadece İmamoğlu’nun yolunu açmak için kullanılırsa, çok acı verir.
Türk Milleti olarak, elimizde kalan kurumlarımıza sahip çıkarak, eteğimizdeki taşları dökerek, geleceği planlayarak bu emperyalist oyundan demokratik rejim içinde çıkmalıyız. Başarabiliriz!
Bu hedefi gerçekleştirecek kadrolar siyasette, akademik dünyada, dünyayı ve teknolojiyi çok iyi izleyen gençlerimiz içinde mevcuttur…
Sağlık ve başarı dileklerimle 30 Ağustos 2024- 22 Mayıs 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı