HEPSİNİ KAPATIN ve SATIN
AKP’den önce televizyon mu vardı? Yoktu tabii ki!
AKP, iktidara gelirken TV Teknolojisini bilen “Dindar ve Kindar” İmam Hatipli gençleri de getirdi. Türk Milleti televizyonla böyle tanıştı! Ne gibi?
Tıpkı buzdolabı, traktör, çamaşır makinesi gibi!
TV’ler kuruldu ama, bazı TV’ler “Özgür Basın”, “Bağımsız Yayıncılık” diye tutturunca, AKP rahatsız oldu. Bazı TV sahipleri “Tutuklanma” korkusuyla veya FETÖ’cu iddiasıyla TV’lerini satılığa çıkardılar.
Devlete ihalesiz iş yapan Müteahhitler, “Babalarının Hayrına” aralarında
630 MİLYON DOLAR para toplayıp, dönemin Ulaştırma Bakanı 1000 Ali’ye
yerine ulaştırması için verdiler. Birdenbire çok sayıda TV, hapishane arkadaşlarının ve damadın oluverdi…
Muhalif (!) kanal olarak birkaç tane kalmıştı. HALK TV’ye “Anayasa Mahkemesinin 14 Eylül 2023 tarihli kararına aykırı olarak el konuldu” ve kapatıldı.
Bence AKP getirdiği (!) televizyonların tamamını kapatsın ve her birini dijital kumarhane yapması için, “Torbeş Tüpçüye” versin. Hem eleştiriden kurtulur hem de yol bulurlar. AKP; Hepsini kapatıp, satmazsa hatırımız kalır. Bunlarla mı uğraşacak, yahu? Ağız tadıyla “Günah İşleme Özgürlüklerini” yaşayamadı AKP’nin veletleri!
Fakat bir gerçeği AKP üst yönetimine ve özellikle yiğit sözcüsüne anlatmam lazım. Sonra anlatmadın be abi demesin pudracılar, foncular, Gay barcılar!
Allah, sadece Türk Milletine çok özel bir duygu vermiş! Başka millette yok.
Eskiler buna “Hiss-i Kable’l-Vuku” derlerdi! Halk diliyle anlatırsak;
Bir olayın gerçekleşeceğini ÖNCEDEN kalben ve sezgisel olarak hissetme durumudur.
Bir örnek verelim;
Kurtuluş Savaşı öncesi! Köylerde geceleri “ÇOBAN ATEŞLERİ” yanıyor ve köyler, Mustafa Kemal Paşa Komutasındaki “Türk Ordusuna” katılacaklarını açıklıyordu.
Erzurum’un İspir İlçesi Zeyrek Köyü! Köyün yaşlı ebesi Şadiye Ana, tek oğlu Mert ile beraber yaşıyordu. Başka kimsesi yoktu. Birgün Mert anasına dedi ki; “Ana bana izin ver, ben gideceğim!” Anası; “Nereye gidecen oğlum?”
“Anacığım, vatan işgal altında imiş. Ben Mustafa Kemal Paşanın yanına gidip onunla beraber savaşacağım. Ben ona inanıyorum. Vatanı o kurtaracak?
Şadiye Ana; “Oğlum, sen köyden dışarı çıkmadın. Paşayı nerden bilirsin?”
Mert; “Ana, benim kalbim yanılmaz. Kalbime öyle doğdu!”
İşte “Hiss-i Kable’l-Vuku” budur. Türk Milleti kim iyi, kim kötü, kim dost, kim düşman, hisseder. Türk Milletini “Dini duygularını” istismar ederek bir dönem aldatabilirsiniz. Ama sadece bir zaman için.
Türk Milleti; AKP’yi, Saray’ı, MHP ve Bahçeli’yi, PKK Temsilcisi DEM Partiyi, CHP’yi, Yeni Partiyi, Hüda-Par’ı ve diğerlerini çok iyi anladı, tanıdı.
Nereden biliyorsunuz derseniz. Biz devamlı sahadayız. Türkiye’nin her yerinde siyaset arkadaşlarımız var. Her gün konuşuruz!
AKP ve Saray, ne yaparsa yapsın artık Türk Milletinin gönlünü kazanamaz.
PKK Lideri Bebek Katiline kapısını açan “Vatan-Millet-Tarih” düşmanlarına,
Türk Milleti sonsuza kadar kapısını kapatmıştır. İster inanın, ister inanmayın, yakında göreceksiniz…
Sağlık ve başarı dileklerimle 17 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı