21 March, 2026 09:54

YENİ YARGI SULTANIMIZ

Adalet Bakanı Gürlek, dört “Bakan Yardımcısı”, yirmi iki Bakanlık üst düzey
görevlisini değiştirdi. Bu, Cumhuriyet Döneminde ilk defa olmaktadır.
Çok yakında, özellikle Büyük Şehirlerdeki kritik Mahkeme Başkanlarının da değişeceği, hepsinin yerine Gürlek’in ekip elemanlarının ve AKP’de görev yapmış, mülakat ile Savcı-Yargıç yapılmış tetikçilerin getirileceğini göreceğiz. Sanki AKP yeni iktidar olmuş, yirmi dört yıldır Erdoğan ülkeyi yönetmiyormuş, gibi! Bakan, kendinde öyle bir güç topluyor ki, isterse tüm AKP’li Bakan-MV’ni tutuklayabilir!

Demokratik Hukuk Devletinde “Adalet Bakanının mal varlığına ilişkin usulsüzlük iddiaları karşısında, Medyanın/Baroların/Yargıtay-Danıştay-Sayıştay Yüksek Yargıçlarının suskun kalmaları, görmezden gelmeleri, “Normal” bir durum olarak değil, “Hukuk Güvenliği” açısından ciddi bir sorun olarak değerlendirilmelidir.

Medya’nın tavrına bakarsanız, özellikle “Anadolu Ajansı-Demirören Ajansı-İhlas Haber Ajansı” olayı yok saydılar! Havuz Medyası ise gözleri olmadığı için doğal olarak görmedi! Sözde muhalif kanallar ise, sadece ilk gün olayı aktardılar. Sonra, iddia edilen mülklerle ilgili ne bir araştırma, ne bir inceleme, fotoğraf vs göremedik!

Barolar, 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre “Hukukun üstünlüğünü ve İnsan Haklarını savunmak ve korumak” zorundadır. Adalet Bakanlığının,
Yargının ilginç ilişkileri olan bir grubun tamamen hakimiyetine geçmesi, Türkiye Barolar Birliğini hiç mi ilgilendirmez?

Yüksek Yargı mensubu Yargıçlar, böyle çirkin olay için “Suskun Kalmanın
kamuoyunda bu usulsüzlüklerin “Normal karşılanması” kötülüğüne yol açacağını bilmezler mi? Çocukları bu ülkede yaşamayacaklar mı?

Gelelim siyasetin suskunluğuna!
Sizlere defalarca yazdım, uyarmaya çalıştım. Türk Siyaseti çok kirlendi. Elbette siyasetçiler de kirlendi. Siyasetin itibarı Türk Milleti nezdinde, yerlerde sürünmektedir.
Peki, bu rezillikten çıkabilmek için “Siyaset yoluyla Demokratik Halk Hareketinden” başka yol var mıdır? Kirlenmiş insanlarla mı DOĞRU SİYASETİ kuracağız? Türk Milleti olarak bu çürümüş, halkını soyan ve soyulmasına göz yuman Küresel Çete elemanlarının tamamını sandığa gömmezsek, başaramayız.

Cumhur İttifakını oluşturan altı partinin, Organize Suç Çetesi gibi çalıştığını, dipten tepeye yolsuzluk çamuruna bulaştığını, halkı soyduğunu bilmeyen var mı? Bunlardan hayırlı bir iş bekleyen, “Sağırın, Dilsizden duyduklarını köre anlatmasını” beklemekle eşdeğerdir.

Aziz Türk Milleti;
İYİ Parti- Zafer Partisi-Saadet Partisi-Anahtar Parti Genel Başkanları,
Adalet Bakanının YOLSUZLUK iddiaları karşısında neden konuşamadıklarını hiç düşünmediniz mi? Neden korkuyorlar? Saray ile ilişkilerini bozmak mı istemezler?

Peki, teşkilatlanmasını tamamlayan, Haziran ayında BÜYÜK KONGRESİNİ yapacak olan DOĞRU Parti, neden hiç korkmadan konuşabiliyor?
Neden tüm hırsızlıkların-ihanetlerin üzerine gidebiliyor? Bunu da lütfen düşünür ve değerlendirir misiniz? Zahmet olmazsa…

Sağlık ve başarı dileklerimle 22 Mart 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı