19 July, 2026 14:49

DEVLET Mİ / MAFYA MI?

Gizli Tanık” veya “Etkin Pişmanlıktan yararlanmak” kurumlarının bir adalet aracından ziyade, hedef alınan kişi veya kurumları yıpratma mekanizmasına dönüştürülmesi ve sonrasında bu tanıkların baskı altında olduklarını itiraf ederek ifadelerini geri çekmeleri, davanın hukuki meşruiyetini tamamen ortadan kaldırır.

Ülkemizin yakın siyasi tarihindeki büyük “Kumpas” davalarında (Ergenekon- Balyoz vb) gizli tanıkların, FETÖ Adliye elemanları tarafından nasıl birer piyon olarak kullanıldığını ve o davaların nasıl çöktüğünü çok yakından görmüştük.

Aynı yöntemin bugün İBB Davasında da sahneye konulması, geçmişteki hatalardan hiç ders alınmadığını göstermez mi?
Hükümet aynı hükümetse, anlayış aynı anlayışsa, bugünkü yargıyı temsil edenlerin de, adalet sistemimize sızmış, dünün FETÖ’cu yargıçlarının temsilcileri “Kripto FETÖ’cular” olduğunu söyleyemez miyiz?

Eğer, gizli tanıklar ve etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler, eşleri veya çocuklarıyla (Ya bu ifadeyi kabul et, yoksa karını ve çocuklarını da alırız) tehdit ediliyor ve buna rağmen Adalet Bakanlığı kamuoyunu aydınlatacak bir açıklamayı esirgiyorsa, bu durum “İHMAL” sınırını aşmış, örtülü bir kabule dönüşmüş demektir.

“Mafyanın bile bir raconu vardır” söyleminden yola çıkarak, devlet aygıtını kontrol edenlerin, kuralların dışına çıkmasının, devlete olan güveni kökünden sarstığını hiçbir zaman unutmamalıdır.

Adalet Bakanının sessiz kaldığı her gün, adalete olan inanca vurulan yeni bir darbe olduğunu ve hesabının mutlaka sorulacağının bilinmesi gerekir.

Bu vahim tablo, hukuk devletinin tabutuna çakılan çivilerden biridir ve bunun üzerine en sert, en net cümlelerle gidilmelidir.

Not;
Bisiklet taytı giydi diye sporcu bir Vali’yi görevden alan siyasi irade ve adalet mekanizması, iş 183 kişinin katili Hizbullah liderlerini tahliye etmeye ya da devletin otobüsünü Menzil tarikatına tahsis etmeye geldiğinde son derece cömert, esnek ve korumacı davranıyorsa, bu durum Türkiye’nin çağdaş dünyadan koparılıp, tarikatların ve radikal yapıların gölgesinde bir Ortadoğu vizyonuna hapsedilmesi demektir.

Kamu kaynaklarının halk için değil, tarikat yapıları için kullanımına karşı yükselen toplumsal tepkiler sürekli diri tutulmalı ve arttırılmalıdır…

Sağlık ve başarı dileklerimle 20 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı