15 TEMMUZ 2016 YALAN OLSAYDI
15 Temmuz “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” 2016 yılındaki hain darbe girişiminde Demokrasi ve Milli İradeyi korumak adına canlarını feda eden
251 Şehidi ve Gazileri onurlandırmak adına resmi tatil ilan edilmiştir.
Bu olay, Cumhuriyet Tarihimizin en büyük kırılmalarının yaşandığı çok ciddi bir olaydır. Türk Milletinin, bu konuda her olayı en ince ayrıntısına kadar bilmesi en doğal hakkıdır. Eğer, 15 Temmuz’u ağzına alan herkesi tutuklamak yoluna gidilirse, karanlık noktalar aydınlatılamaz. Her türlü karanlığın Türk Milletinin aleyhine olduğu gerçeğini unutmamalıyız…
-15 Temmuz benzeri bir olay, demokrasisi oturmuş, bağımsız yargı ve özgür basının olduğu, halkın devletin kurumlarına güvendiği bir başka ülkede olabilir miydi? Varsayalım ki oldu. Gerçek ortaya çıkarılmaz mıydı?
-Madem darbe girişimi AKP İktidarına karşı yapıldı, aynı iktidar neden bu hain girişimin aydınlatılmasını, konuşulmasını istemiyor?
-Türk Milletine, şu söylendi! Darbe girişimi bizzat FETÖ haini tarafından ABD işbirliğiyle yapıldı. BAE Birleşik Arap Emirlikleri de finansörüdür.
CB Erdoğan’ın bu suçu kabullenerek “Rabbim ve milletim beni affetsin” dedi. Bir Hukuk Devletinde böylesine ağır bir görev ihlali, af dileyerek geçiştirilebilir mi?
Peki, 15 Temmuz YALAN olsaydı!
-Yani, 15 Temmuz 2016 günü yapılanın, gerçek bir darbe girişimi değil de, kurgulanan, gerçek olmayan, bir grup Askerin yem yapıldığı, Türkiye’de rejimin değiştirildiği bir İSTİHBARAT operasyonu olduğu kanıtlanırsa, neler olurdu bilmek ister misiniz?
-Rejimin Temeli Sarsılırdı; 2017 Anayasa değişikliği ve CB Hükümet Sistemi, büyük ölçüde 15 Temmuzun yarattığı iklim ve “Beka” söylemi üzerine inşa edildi. Bu temel çökeceği için sistemin kendisi meşruiyet krizine girerdi!
-Yargılamalar ve Uluslararası Cezalar; Olayın planlayıcısı, uygulayıcısı konumundaki tüm sivil ve askeri yetkililer “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Kasten öldürme” ve “Vatana İhanet” gibi suçlamalarla iç ve dış mahkemelerde (UCM) yargılanırlardı.
-Kamu Düzeni ve Hukuk Faciası;
Olayın bir kumpas olduğunun ispatı halinde, tüm KHK’ların sonuçlarıyla iptali gerekirdi. Toplumda yaratılacak travma ve güven krizi uzun yıllar devam ederdi! TSK ve İstihbarat Kuruluşlarımızın, devletin denetim kurumlarının yeniden yapılandırılması gerekirdi…
15 Temmuz 2016 Darbe girişimi, tüm yönleriyle araştırılıp, rapora bağlanmaz, yargıya verilmezse, devletimizin yıllar boyu kanayacak bir yaraya sahip olması demektir.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, darbeyi CB Erdoğan’a ilk haber veren Eniştesinin, Başbakan Binali’ye haber veren Kayınçosunun dinlenmeleri, olayı çözecektir…
Bu olay, sonsuza kadar saklanabilir mi? Mümkün değil! Mutlaka aydınlatılacak ve gerçekler Türk Milletinin vicdanına emanet edilecektir…
Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı