1 August, 2026 15:34

ÖLÜM EMRİNİ KİM VERDİ?

Türk Siyasi Tarihine geçen “İki adet Tasarlayarak Kasten Öldürme” eylemlerinin planlayıcıları, suçluları, azmettiricileri, olayların üzerinden yıllar geçmesine rağmen, Türk Milletinin gönlünü soğutacak “Hah, simdi Adalet yerini buldu” dedirtecek bir sonuç çıkmadı.

Türk Milliyetçilerinin kalplerinde yer etmiş bu iki değerli insan, ikisi de
“Ülkü Ocakları Başkanlığı” yapmıştı.
Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009 da, Sinan Ateş ise 30 Aralık 2022 de
organize şekilde öldürüldüler!

Bu iki cinayete, yaklaşık 50 yıldır devletin içinde olan bir devlet adamı gözü ile bakıyorum ve çıkarımı sizlerle paylaşıyorum.
Elbette ki, bugüne kadar söylenmeyen bazı gerçekleri de katarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edeceğim.

Bugün şimdiye kadar ifadelerine başvurulmayan, taşıdıkları yetki ile devletin adamlarını, araçlarını kullanmaya ve süreci saptırmaya yetecek kadar güçleri olanların isimlerini vererek, bu kişilerin de “Dokunulmaz” olmadıklarını, ifadeye çağrılmaları gerektiğini yazacağım!

Sonuca ulaşmayıp karara bağlanmayan dosyaları çözmeye çok meraklı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, umarım gerekli ilgiyi gösterir.

Yazıcıoğlu ve Ateş neden öldürülmüş olabilirler?
İkisinin de, bugüne kadar ne bir yolsuzluğu, ne bir hırsızlığı duyulmadı.
İkisi de son derece saygılı, milletine sadık, kendi dallarında başarılıydılar.
İkisine de Türk Devletini bölecek, ihanet edecek, Türk Milletini üzecek bir iş yaptıramazdınız.
İkisi de, yaşasalardı, “Türk Milliyetçilerini sömürerek, siyasi yaşamlarını sürdürmeye çalışan alçakları” koltuklarından indirip, bu camiayı istihbarat örgütlerinin oyuncağı olmaktan kurtarırlardı!

Bunun yapılmasını istemediler!
Muhsin Yazıcıoğlu, Türk Milliyetçilerini bir araya getirebilecek GENÇ bir liderdi. Kaşarlaşmış, kendilerinden başka kimseyi düşünmeyen, uyuşturucu-avanta-altın kaçakçılığına bulaşmış, özü Erivan’a ve Asala’ya dayanan alçaklar için büyük tehlike arz ediyordu. Bu genç liderin yok edilmesi gerekiyordu! Devlet gücünü kullanarak, yok edildiler!

Bir an için düşünelim;
Muhsin Yazıcıoğlu, BBP nin başında olsaydı, Hizbullah Terör Örgütünün siyasi ayağı olan HÜDA-PAR- DEM ile yanyana gelip ittifak kurar mıydı?
Sinan Ateş, MHP’nin başında olsaydı, “Öcalan TBMM’ye gelsin, konuşsun” diyebilir miydi! Böylelikle BOP’un Türkiye ayağı çökecekti! Çökmesini engellemek içini devletteki bazı kişiler, bu cinayetleri planladılar.
Şu an ki MHP’ye bakar mısınız? ABD Büyükelçisi Barrack’ın sözcüsü gibiler.
Sanki, MHP Genel Bşk’ı Bahçeli değil de, Kirkor Barutçuyan Genel Başkan!

Cumhuriyet Savcılarımıza soruşturmaya dahil etmeleri gereken kişileri
yazıyorum. Müracaat dilekçemde daha geniş yazacağım!
1)Beşir Atalay (Dönemin İçişleri Bakanı)
Muhsin Yazıcıoğlu’nun kazasından bir gün önce Kahramanmaraş’ta idi.
Tüm olayı oradan yönetti. Bir helikopter kazasının yerini yanlış bildirmek,
“Muhsin Bey, iyi imiş, hastaneye getiriyorlar”, gibi yanlış bilgileri, İçişleri Bakanının olduğu yerde kim söyleyebilir?
2)Efkan Ala (Başbakan Müsteşarı)
Bizzat emir vererek, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğündeki “Kriz Masasını” Başbakanlığa aldırttı. Bu tarz kazalar, hep SHGM ‘de kurulan kriz masasından izlenirdi. İlk kez böyle bir şey yaşandı. O andan itibaren SHGM ye tek belge-bilgi gelmedi. Bu kişinin adı Saray’da “Kara Vezir” olarak geçer. Kendisini, 17/25 Aralık RÜŞVET olaylarında ve 15 Temmuz Darbe Girişimi organizasyonunda “Savcıları dinlemeyin” emrini verirken izlemiştik.
3)Mehmet Habip Soluk ((Dönemin Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı)

Efkan Ala’nın yanında ve emrinde idi. Nedense AKP’den Sivas MV yapıldı!
4)Yalçın Topçu (Dönemin BBP Genel Başkan Yardımcısı)
Mustafa Destici ile ikisi Genel Başkan Yardımcısı idi. Helikopteri, kiralamada Destici’nin şirketinin etkili olduğu biliniyor.
Kazadan sonra Destici Genel Başkan oldu. Yalçın Topçu AKP’li oldu. Erdoğan, Yalçın Topçu’yu Turizm Bakanı olarak ödüllendirdi.
Halen CB Başdanışmanı olarak, Saray’da yaşıyor!
5)Şirin Ünal Tümgeneral. (Dönemin Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı)

Olay günü, helikopter ’in düştüğü alan üzerindeki hava hareketliliğini en net bilen ve yöneten askerlerin komutanı! Evinde çalışan kadını öldürdüğü iddiası, Saray’ın baskısıyla susturuldu. Bu kişi 15 Temmuz günü hem MİT’te, hem de Hulusi Akar’ın yanında görüldü. Halen AKP MV olarak görev yapıyor…

Not; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak müracaatımız, kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Ağustos 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı