Siyasi değerlendirmeleri, bilimsel raporları, dünya gerçeklerini uzun-uzun anlatıyoruz ama böyle derin tartışmalara Erdoğan’ın kafası basmıyor, ne dediğimizi anlamıyor.
Bu durumda ya “Resimli Roman” şeklinde çizerek anlatacağız ya da basit sorular halinde derdimizi söyleyeceğiz! Benim resim yapma yeteneğim maalesef yok.
Basit sorular sormayı deneceğim. Basit sorulara, basit-kısa cevaplar verilmelidir. Kıvırmadan, kıvırtmadan…
*Erdoğan, Cemaatin kendisini-ailesini-çocuklarını hatta Cumhurbaşkanını dinlediğini söyledi.
1. Basit soru;
Günlerdir AKP gazetelerinde Fethullah Gülen’in konuşma tapeleri yayınlanıyor, sizce Fethullah Gülen’i kim dinliyor ve AKP’ye servis ediyor?
Bu konudaki bilgilerinizi kamuoyu ve Yargı ile ne zaman paylaşacaksınız?
*Kılıçdaroğlu tam 7 (YEDİ) gün önce, hesap numarasını da vererek Bilal oğlanın banka hesabına yaklaşık 100 Milyon Dolar yatırıldığını söyledi ve sordu;
Bu parayı kim, neden yatırdı?
2.Basit soru;
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, oğlunuzun namusunu doğrudan ilgilendiren bu sorusunu duydunuz mu?
*Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ala, “Bu seçimlerde Milli İrade Hırsızlığına fırsat vermeyeceğiz” dediler. AKP Gazetesi Yeni Şafak ve AKP MKYK üyesi Osman Can, Yüksek Seçim Kurulunda Cemaat yanlılarının ağırlıkta olduklarını ve bu kurulun yapacağı seçim sonuçlarına güvenmeyeceklerini açıkladılar.
Milli İrade Hırsızlığını muhalefetin yapması mümkün değildir. Hırsızlık varsa, elinde devlet gücünü bulandıranlar tarafından yapılmıştır.
3. Basit soru;
12 Yıllık iktidarınız boyunca yapılan seçimler ve referandumlarda, oy kaydırmaya müsait “Seçsis” Bilgisayar sistemi kullanılarak, Cemaat eliyle
“Milli İrade Hırsızlığı” yapılmış mıdır?
*Son Yolsuzluk ve Hırsızlık operasyonunda ele geçen bazı konuşma bantları yayınlandı. Bu konuşmalarda, devletten ihale alan bazı kişilerin, Binali Yıldırım tarafından organize edilen “para havuzuna” 100-200 Milyon Dolar katkıda bulunmaları isteniyordu.
4. Basit soru;
Paralar yerini bulup, Sabah ve ATV satın alındı mı? İzmir’de seçim kampanyası için Binali’nin sular-seller gibi harcadığı paralar bu havuzdan olabilir mi?
*AKP’den ayrılan Milletvekilleri için “Tuzluk” dediniz. Hatırlarsanız Abdullah Gül, Cemil Çiçek, Bülent Arınç ve çok sayıda arkadaşınız, seçildikleri
Fazilet Partisi Milletvekilliğinden istifa edip, AKP Milletvekili olmuşlardı.
5. Basit soru;
Sizin dediğinize göre bugün, Cumhurbaşkanlığı- TBMM Başkanlığı makamlarında ve bazı Bakanlıklarda birer adet “Tuzluk “mu oturuyor?
*Sizin dokunduğunuz kişi anında çok zengin oluyor. Çocuklar o kadar zenginleştiler ki dolarlar kulaklarından fışkırıyor, yavrucuklar kendi adlarına Vakıf-Üniversite kuracak hale geldiler. Yani Koç-Sabancı Aileleri ile başa çıkacak kadar büyüdüler, maşallah. Taksici olan dünürünüz dahi İstanbul-Çatalca’da 55 Bin metrekare arazi içinde 10 adet villa sahibi oluverdi.
6. Basit Soru;
Sizin yakınlarınızın bu varlık ve zenginlik edinme başarılarını, ne Hz Peygamberin yakınları, ne de dört Halifemizin yakınları yapamadılar.
Bu mübarek insanları, beceriksiz kişiler olarak nitelendirebilir misiniz?
*Son soruyu en basit ve en kısa olanından seçtik.
7. Basit soru;
“Namuslu Devlet Adamı, sizin gibi mi olmalıdır?”
Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Şubat 2014
Rifat Serdaroğlu
Mukemmel yazinin sonundaki soru resmen “Sah ve Mat” ama satranc oynayan kim? Deniz Fenerini hala unutmayan Almanlarla nasil yuzlesecek? Bu soru sorulursa ne yapacak? Ben merak ediyourum. Saygilar. Dr. Mustafa Atac
Bu sorularin anlatilmasi cok yerinde ve guzel ama demokrasilerde en basit bir
soruyu daha anlamak gerekiyor. butun bu sorulara ragmen halk neden artan bir oranda AKP yi tutuyor. Son yerel secim anketleri soyle:
AKP BDP CHP
DIYARBAKIR 47.3 47.8 2.4
GAZIANTEP 50.5 12.5 27.5
ERZURUM 49.7 2.1
MARAS 50.7 15.6
MARDIN 40.5 51.3 4.8
URFA 66.5 17.8 7.5
VAN 42.8 46.2 4.2
Bu tablo son on yilda neden hep AKP lehine gelisiyor?
Muhalefete gore cozum sureci ulkeyi parcaliyor. Yani onlara gore olagan ustu hal ilan edilip 600000 kisi tutuklanir, hapishaneler meshur iskencehaneler haline donusur, 17000 faili mechul cinayet islenir ve her sene ortalama 5000 kisi olurse Guney dogu sorunu cozulecek
Genel secimlerde AKP oy orani devamli artiyor 36 – 47 -50
Muhalefete gore bunun sebebi komur ve yiyecek yardimlari ve halkin cahil olmasi. Secimlere hile karisiyor derlerse halk inanir saniyorlar. Ama halk inanmiyor. Turkiyede oylarin ABD gibi bilgisayardan kullanilmadigini sadece tasniflerin bilgisayar tarafindan yapildigini, gercek oy pusulalarinin saklanip kontrol edilebildigini, muhalefet de dahil tum partilerin sandiklarda temsil edildigini ve parti merkezlerinin secim neticesini onceden bildirdigini, bagimsiz anket kuruluslarinin secim neticesini aylar once tahmin ettigini halk biliyor
Muhalefetin; daima sikayet ettigini ama cozum uretmedigini, Anayasa komisyonunda cok sey cozumlenebilirken ve AIHM hakimi RIZA TURMEN cagimizda etnik milliyete dayali vatandasik olmaz derken ” bu ordu da kagittan kaplanlarmis ” zihniyetiyle komisyonu calistirmadigina inaniyor (ben degil) HALK
Rıfat Abi, Hepsine tek bir cevap: “Sen kimsin ki bunları soruyorsun? Kapatın şunun bilgisayarını, internetini, gözünü, kulağını, bağlayın elini ayağını, tıkayın ağzını burnunu, el koyun malına mülküne, görsün milletin iradesini hiçe saymayı ve insanların kafasını karıştıracak sorular sormayı!” Demokrasi düşmanı mısın nesin? Senin gibiler olmasa bu memlekette zaten ülke ilerleyecekti, ne zaman güzel şeyler olsa sen de taş koyuyorsun Rıfat abi ya! Yakışmıyor yallahi:)) Hem sana ne? Olan biten her şey senin dışında. Siyaset yapmak istiyorsan yakında sandık kurulacak aday ol, milli irade ne derse o olur. Selam ve saygılar. Kamil
ÇOK BASİT SORULAR
Sizi,arkadaşım vasıtasıyla iki yılı aşan bir süre yazılarınızı okudum ve devam ediyorum.Bilgilerinizden ve
ölçülü yorumlarınızdan istifade ediyorum.Sizi destekleyen ve yeren yorumları da okuyorum.Yaşadıklarım
ve gördüklerimi de düşünerek bir değerlendirme yapacak olursam; Türkiye Cumhuriyetini kuran
Türk Halkı,seçim sandığında kullanacağı oyunu bir torba kömüre,bir kilo makarnaya satmaz.Peki neden
yüksek oranda AKP’ye oyunu veriyor? Türk’ün son Atası ATATÜRK’ün vefatı sonrası gelen yetkililer Türk
Milleti’nin eğitimini,O’nun isteğine ve koydu kaidelere uygun yürütmemişler, bunun sonucu Türk Halkı
cahil ve çağın gerektirdi donanımdan yoksun bırakılmıştır.
Borç almayın demiştir,vefatından bir sene sonra borç almışlardır.
1949 yılında ABD ile eğitim anlaşması yapılmış ve eğitimin sevk ve idaresi ABD ‘ye teslim edilmiştir.
“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun (İster Elif,be,te,se
ister a,b,c,d isterse,İlâhiyat Fakültesi veya Atom Mühendisliği son sınıfı son dersi olsun. Ş.K) en evvel,
her şeyden evvel; Türkiye Cumhuriyeti’ni istiklâline,kendi benliğine,milli ananelerine düşman olan unsur-
larla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.” İsteği,zannederim yapılan anlaşma sonucu uygulanmamıştır.
“Milleti mahveden,esir eden,harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki KÜFÜR ve mel’anetten
gelmiştir” uyarısına dikkat edilmemiş ve” Türk Milleti daha DİNDAR OLMALIDIR dinini ÖĞRENMELİDİR,
DEVLET eliyle öğretilmelidir” emrine uyulmayarak,ona-buna bırakılmıştır.Türk Halkı dinini öğrenememiştir.
Laikliği de anlıyamamaştır.
Millet,tesettürlü olanı ,namaz kılanı dindar zannetmekte bilgisi kadarıyla oyunu kullanmaktadır.