Kürt Açılımının, kökü Wilson Prensiplerine ve Sevr Antlaşmasına dayanan bir CIA operasyonu olduğunu dün yazmıştık. Wilson Prensiplerinin 12. Maddesi şudur;
* “Osmanlı İmparatorluğunda Türklerin oturdukları bölgelerin bağımsızlığı sağlanacaktır. Türk egemenliği altında bulunan diğer uluslara da özerk bir gelişme için tam ve engelsiz bir fırsat sağlanacaktır. Boğazların uluslararası garanti altında bütün devletlerin ticaret gemilerine açılması sağlanacaktır.”
Benzeri hükümler 10 Ağustos 1920 deki Sevr Antlaşmasına da konulmuştur. (Sevr’in imza günü olan 10 Ağustos’ta, Türkiye 12. Cumhurbaşkanını seçecek. Sevr’i tarihin çöplüğüne attığımız gibi, Sevr’i destekleyen Cumhurbaşkanı adayını da Türk Milletinin gayretiyle seçtirmeyeceğiz)
Kürtçü-Bölücü hareketin silahlı kolu PKK bu amaçla kurdurulmuştur.
PKK kuruluş amacı olarak şunları açıklamıştır;
“PKK, çöken emperyalizm ve yükselen Proletarya Devrimler çağında Kürdistan halkını emperyalist ve sömürgeci sistemden kurtarmak, Bağımsız ve Birleşik Kürdistan’da bir halk diktatörlüğü kurmak ve nihai olarak sınıfsız toplumu gerçekleştirmek amacındadır.”
PKK bu amaçlarını bugün dahi inkâr etmemiştir.
“Biz bölünmek istemiyoruz. Statü, Yerinden Yönetim, Ayrı Bayrak, Kendi Öz Savunma Gücü, Vergi Toplama Yetkisi şimdilik yeter” demektedirler.
Ha Ali Arap, ha Arap Ali! Değişen bir şey yoktur. PKK’ nın ve destekçilerinin gerçek hedefi bölünmek ve Türkiye-Suriye-Irak-İran’daki parçaları birleştirip, bölgede 2. İsrail olarak görev yapacak “Büyük Kürdistan’ı” kurmaktır.
1950 yılında çok partili siyasi hayata geçtiğimizden bu yana her seçimde, çeşitli partilerde en az 150 Kürt kökenli milletvekili parlamentoda görev yapmıştır. Şimdiki TBMM de de durum aynıdır. PKK’ nın siyasi kanadı olan BDP’den başka diğer partilerde Kürt kökenli Milletvekillerimiz vardır.
Şimdi lütfen kendinize şu soruları sorar mısınız?
*Siz hiç, herhangi bir BDP Milletvekilinden, “Toprak Reformu yapılsın” diye bir kanun teklifi duydunuz mu?
*Öcalan denen 54 bin insanımızın hayatını söndüren bebek katilinden, böyle bir öneri duydunuz mu?
*Her biri “Toprak Ağası”, “Aşiret Reisi” olan BDP’ li Milletvekillerinden, bölgeye yatırım yapılmasını isteyeni duydunuz mu?
*BDP Milletvekillerinin, Kürtçü-Bölücü Ağaların, Aşiret Reislerinin, Türkiye’nin en zengin Kürt kökenli işadamlarının, PKK’yı veya PKK’ nın yakıp yıktığı iş makinaları- barajlar-okullar için küçük de olsa bir kınama yayınladığını
gördünüz mü?
*Bunlardan birinin, “Yahu ben de burada doğdum. Hiç olmazsa bölgeye bir sebil (Çeşme) yapayım” dediğini duydunuz mu?
*1997 yılında 450 Bin 215 adet Pancar Üreticisi vardı. AKP ve Erdoğan 2010 yıla geldiğimizde bu sayıyı Uluslararası Tröstler istediği için, 196 Bin 901 e düşürdü. 253 Bin 314 Pancar ekicisi aile açlığa terk edildi.
Siz hiç Kürtçü Milletvekillerinde ufak ta olsa bir itiraz duydunuz mu?
Mevcut Tarım Bakanı Kürt değil mi? Bunları o yapmadı mı?
*2003 yılında bölgede 334 Bin 296 Tütün üreticisi vardı. 2010 yılında bu sayı
80 Bin 776 ya düşürüldü. Yaklaşık 250 Bin tütün ekicisi ve ailesi işsiz kaldı.
AKP dayatmaya boyun eğdi ve yerli tütüncülüğü öldürerek, ithal tütünü serbest bıraktı. BDP’ lilerin itirazını duyan var mı?
*Bölgedeki 5 sigara fabrikası ve her ildeki tütün işletmeleri kapatılırken, yem fabrikaları satılıp kapatılırken, Et-Süt kurumları kapatılırken, BDP’ nin kahraman Milletvekillerinden ve Kürt Tarım Bakanından bir itiraz duyanınız var mı?
*Bölgedeki Çimento fabrikaları, Köy Hizmetleri Kuruluşları, İl Özel İdareleri kapatılırken, BDP’ lilerden herhangi bir karşı koyma gördünüz mü?
*BDP’liler, kadın erkek eşitliğine önem verdiklerini göstermek için, her kademede “Eşbaşkanlık” oluştururlar. Bu tamamen bir aldatmacadır.
-Bölgede, çocuk yaşta ve zorla evlendirmeler, töre cinayetleri, kızların okutulmaması oranı çok yüksektir.
-Öcalan, yıllarca “Yoğunlaştırma Evi” dediği zevk yuvalarında yüzlerce Kürt kızına tecavüz etmiş, PKK çok sayıda kadın militanını acımadan öldürmüştür.
-Kürtçü-Bölücülerin hem dinî, hem de siyasi lideri Barzani’dir.
Barzani, erkeğin 4 kadınla evlenme serbestisini, kendi Anayasasına koymuştur.
Kadını yok sayan, kadını köle olarak gören bu üç zihniyete karşı çıkan, tek söz söyleyen BDP’li, PKK’ lı Milletvekili gördünüz mü, duydunuz mu?
AKP ve Erdoğan, kendilerine dayatılan bu işleri çaresizliklerinden ve verdikleri sözlerden dolayı yapmak zorundalar. BDP ve PKK ise, bölgede açlığı-işsizliği-yoksulluğu arttıracak bu faaliyetlere sessiz kalarak memnun olmayan, isyana meyilli insan sayısını arttırmak ve bu zavallı insanları Türk Devletinden kopartmak için gayret ediyor.
İşte bölgede oynanan ayrılıkçı ihanet oyununun sebebi budur, suç ortakları ise Erdoğan-AKP-BDP ve PKK’dır. Kim ne masal anlatırsa anlatsın, bunun sonu düpedüz BÖLÜNMEDİR.
Bu gerçekleri bölge halkına, teker-teker, kapı-kapı anlatmak, onları PKK çakallarının baskısından kurtarmak, Siyasi Partilerimizin görevidir.
Bölgenin büyük bir kısmını gezmiş, çok sağlam dostluklar kurmuş biri olarak açıkça itiraf ediyorum ki, bugün için ben böyle bir parti göremiyorum.
AKP-Erdoğan-PKK-BDP’ nin kalleşçe oynadıkları oyunu bozacak bir parti zorunlu hale gelmedi mi?
Sağlık ve başarı dileklerimle 06 Mayıs 2014
Rifat Serdaroğlu
Yeni bir olusum, yeni bir Siyasi Parti Cumhuriyet Doneminin her safhasindan daha onemli olarak su anda gerekli hale geldi! Ne Turkiyesi, ne Buyuk lugu ve nede Milleti klamis bu “meclis” bu yapisi ile Ulkeyi kurtarabilecek ne bir plani nede bir yapisi kaldi! Yurdunu ve Milletini sevenlerden olusan ve herkezin bir isci gibi calisacagi yeni bir olusum sart.
Dr. Mustafa Atac
TÜRKİYE’NİN PARTİSİ MİSİNİZ?
Şu anki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dış İşleri Bakanıyken Amerikayla 9 Maddelik bir anlaşma yaptığını Vatan Gazetesine anlatmıştı. Burada yazdıklarınızın aynısı madde madde o anlaşmada vardır. Ne acı ki şimdi tekrar Cumhurbaşkanlığına adaydır. Bu maddelerin uygulamasını da bizzat Tayyip Erdoğan hükümeti bu güne kadar birer birer hayata geçirmiş ve geçirmektedir. Ne yazıkki o da Cumhurbaşkanlığına adaydır. Bizler bunları seçersek aynı suçu işlemiş olacağız. Bu ülkede çok değerli, aklı başında ilim, irfan sahibi yüzlerce insan varken bu ikisinin konuşulması meclisteki muhalefet partilerinden bu güne kadar ses çıkmaması çok vahim bir tablodur. Muhalefet partileri sanki kış uykusundalar, Şunun şurasında seçime 2,5 ay var, hala tık yok. Kısır partizanlığı bir kenara bırakıp, tüm halkın benimseyeceği adaylar aslında sosyal medya da belirlidir, yada 10 gün içnde güvenilir araştırma kurumlarına tüm ülkeyi kapsayacak bir kamu oyu araştırması yaptırmak hiç akıllarına gelmiyor mu? Unutulmasın, eğer bu ikisinden birisi seçilirse kendileri de o muhalefet koltuklarında oturamazlar.
Bölücülük var,Soygun var,Hainlik var,Halk canindan malindan olmus simdi de topragi vatani elinden gidiyor bundan daha büyük bir kötülük olamiyacagina göre daha neyi bekliyoruz anlamiyorum ki?Biz mecbur muyuz bu “Mendebur” yönetimin hergün bizi yok etmesini seyretmeye?
Ileri Cagdas Medeni ve Bilgili toplumlarla aramizda en az 500 yil fark oldugunu iddia ediyorum.Münih´de bir genc saka olsun diye bankada havale kagidina alici olarak BIN LADIN yaziyor,Vay sen misin yazan denilerek Dünya da SÜPHELILER listesine aliniyor savciliga suc duyurusunda bulunuyorlar ardindan da 10 yil boyunca bütün hesaplari KONTROL altina aliniyor yetmiyor bütün yurtdisi seyahatlerinde SINIR KAPILARINDA sorun yasayacagi kesin.Bir de dönüp bize bakiyorum Masallah teröristlerle akraba olmusuz adeta bir yatip kalkmadigimiz kalmis ne gizlilik kalmis ne de süphe onlarla anlasma yapilmayacagini,Onlara elini verenin kolunu kurtaramiyacagini,Güvenilemiyecegini,Taleplerinin asla ardi arkasinin gelmiyecegini ögrenemedik…bedelini de Canimizla Malimizla Vatanimizin elimizden kayip gitmesi ile ödüyoruz giden Sayginligimizi 1000 yillik Devlet tecrübemizi saymiyorum bile sonunda layik oldugumuzu bulduk tipik bir Ortadogu ülkesi olup ciktik diyorum.
Evet, PKK Wilson Prensipleri’nin devamıdır…
http://www.guncelmeydan.com/pano/pkk-yi-kim-yaratti-ne-zaman-nicin-t32647.html?hilit=wilson#p153654