Uzun Adam Başbakan iken yani “Eski Türkiye” zamanında IŞİD, Musul Başkonsolosluğumuzu basarak 49 vatandaşımızı esir aldı, bayrağımızı yaktı ve Başkonsolosluk Binamızı da örgüt operasyon merkezi olarak kullandı.
Uzun Adam, IŞİD Liderlerine güveniyordu. Çünkü iki taraf da İslam’a aynı pencereden bakıyorlardı!
Uzun Adam, IŞİD’ e az buz destek olmadı yani. Para ise para, silah ise silah!
IŞİD “Gak” diyor, Uzun Adam “tez verile” diye emrediyordu.
Uzun Adam bu yüzden IŞİD’ e çok güveniyordu. Boru mu bu? Aynen cemaate yaptığı gibi, ne istediler de vermemişti?
Bu yüzden, Musul Başkonsolosu “Efendim geliyorlar, burasını terk edip ülkeye dönmek istiyoruz” deyince, “Bırak bu işleri onlar bizden, korkmayın yerinizde kalın” diye emir vermişti.
Sonra, Uzun Adam esir alınan vatandaşlarımızı kurtarmak için çok uğraştı.
Neler vaat etmedi neler! Vatandaşlarımızı seçim öncesi yurda getirip, gücünü (!) göstermek için tamamen duygusal niyetlerle çırpındı durdu.
Fakat başarılı olamadı. Uzun Adam tarihe, vatandaşlarının esir alınmasına engel olamayan ve onları kurtaramayan “Eski Türkiyeli” bir siyasetçi(!) olarak geçti!
Sonradan “Yeni Türkiye’nin” yeni yiğidi çıktı meydana.
Yürekse yürek, bilekse bilek, strateji ise strateji, derinlik ise derinlik, ne ararsan var, boydan gayri! Bu yüzden ona Kısa Adam dediler!
İlk başlarda İŞID, Kısa Adamı ciddiye almadı. Fakat o davudi sesiyle kükreyip “Ebu Eyyub El-Ensari Hazretlerinden girip, Hacı Bayram-ı Veli’ye ve Mevlana’ya, oradan geçip Ahi Evran’a-Hacı Bektaş-ı Veli’ye-Yunus Emre’den devam edip, Feqiye Teyran ve Ahmedi Hani’den çıkınca hepsi apışıp kaldılar!
Hele Arapları, Alparslan Gazi ile birlikte taa Orta Asya’dan getirip Anadolu’ya yerleştirdiğini açıklayınca IŞİD’çilerin dipleri düştü alimallah!
Birde adının neden Ahmet olduğunu açıklayınca IŞİD’çiler;
“Tamam arkadaş, pes ediyoruz. Bu Kısa Adam çok yaman. Kafası kızarsa tüm ölmüşlerimizi sıralayıp bizimle de akraba filan çıkacak, iyisi mi verelim şu
49 kişiyi, başımıza dert almayalım” dediler.
Olayın gerçeği tam tamına budur, sayın okurlar!
Ne Uzun Adamın dediği “Operasyon” oldu, ne de IŞİD yetkililerinin “Türkiye bizi yani İslam Devletini tanıdı. İki devlet olarak anlaştık. Vallahi dolar-avro neyin almadık. Altın mı, bırak şimdi be, keserim kafanı ha” dediği gibi oldu!
Olay tam tamına yukarıda anlatıldığı gibi oldu…
Yeni Türkiye’de, yaşanan bu vahim olayın “SİYASİ SORUMLUSU” elbette ki ortaya çıkmayacak!
“Olay olmuştur, sebebi araştırılacaktır. Ucu kime girerse girsin, pardon nereye giderse gitsin sorumlular bulunup, adalete teslim edilecektir.
Kimse bizim sabrımızı test etmeye kalkmasın!
Bizim yönetimimizde Türkiye büyümüştür, bütün dünya bizi hayranlıkla izlemektedir. Bunlar işin fıtratında var olan olaylardır, her şeyi anlatamayız. Burası bakkal dükkânı mı kardeşim”
gibi çok ciddi laflar edilecek ve olay unutulacaktır.
Yeni Türkiye’nin yeni komutanı Kısa Adam’ın, Erdoğan’ın maaşlı adamı Selvi’nin suçladığı ve olayın sorumlusu ilan ettiği Başkonsolosu alnından şapadanak öpmesi ise, siyasi kulislerde Çankaya’ya atılan bir vücut çalımı olarak değerlendirilmiştir.
Yeni Türkiye’nin en güzel örneğini Başbakan Yardımcısı Karun Numan,
Tarımı Batırım Bakanı Mehdi, Savcıları gözaltına aldırmakla tehdit eden
İç Bakanı Ala vermişlerdir.
Güney sınırımızı ziyaret eden üç devlet büyüğümüz, yöresel halk tarafından taşlanınca, derhal zıhlı araçlarına binip oradan kaçmışlardır.
Üç Bakan kaçınca, yerel halk PKK marşı eşliğinde Türk Bayraklarını yaktı ve bağımsızlık isteyen sloganlar attı!
Daha sonra Şırnak polis evine sığınan bakanlar; “Açılım süreci devam etmektedir. Yalnız biraz fazla mı açıldık diye düşünmüyor da değiliz.
Yoksa açıldıkça boğulacak mıyız” diye konuşmuşlardır!
Yöresel Bakan Taşlama olayı hakkında görüşleri ve kendisine niçin Kısa Adam dendiğini soran gazetecilere Davutoğlu şu açıklamayı yapmıştır;
“Selam olsun bu vatanın suyuna, ırmağına. Selam olsun Tuna’ya-Nil’e-Amuderya’ya-Siriderya’ya-Volga’ya – İtil’e selam olsun. (Volga ve İtil aynı nehrin iki adıdır!)
Biz bize taş atana, ekmek atan bir inanışın ümmetiyiz, affedersiniz milletiyiz. Oraya derhal 4 kamyon ekmek gönderilmesi emrini verdim.
Her taş atana 10 ekmek atılacaktır. Ayrıca Yüce Yargıtay’ımız, polise-askere taş atmayı suç saymamaktadır. Yani bu suç değildir.
Kısa Adam sözüne gelince;
Önemli olan boy değildir. Önemli olan yürek ve bilgidir. Yürek konusunda daha yeni test edildik ve başarıyla çıktık. Kanıtı 49 rehine vatandaşı kurtarmamızdır. Bilgi konusuna gelince, adımızın önündeki Profesör lakabını bize bakkaldan vermediler! Biz öyle yalandan “Fahri Doktor” olanlardan değiliz.
Kısa Adam sözü beni hiç rahatsız etmiyor, kalabalıklar arasında kayboluyorum ve rahat ediyorum.
Hem devede de boy varmış ama, hadi şimdi söyletmeyin beni, Uzun Adamı kızdıracaksınız. Biliyorsunuz adamın elinin ayarı yok!
Yarın Yeni bir Türkiye daha olacak.
Tarih, kim kısa kim uzun yazacak nasılsa…”
Sağlık ve başarı dileklerimle 22 Eylül 2014
Rifat Serdaroğlu
KISA ADAM DAHA UZUNMUŞ
👏👏👏👏👏👏👏👏👏
Yeni Türkiye
Eski olan her şeyin ruhuna el fatiha,
Yenisi kurulacak yeni Türkiyemizde.
Alâmetler belirdi, siz anlamayın daha,
Korkulan görülecek yeni Türkiyemizde.
İleri demokrasi türküleri dillerde,
Sıfırlanan paralar dolaşacak ellerde.
Rüşvetlik saatleri taşıyanlar kollarda,
Cennete sürülecek yeni Türkiyemizde.
Hırsızın gazabına uğrayacak bekçiler,
Mazlumu av yapacak zulmeden tüfekçiler.
Madende, inşaatta can veren emekçiler,
Toprağa serilecek yeni Türkiyemizde.
Yoksulluk bir tarafta, yalın ayak, diz boyu,
Bir yanda görgüsüzlük yaşanacak kopkoyu.
Varsıl olan aldıkça cahilden evet oyu,
Aydına darılacak yeni Türkiyemizde.
Hazırdı, haram ile doyanların beratı:
Milletin anasına koyanların beratı.
Çabucak hazırlandı soyanların beratı,
Eline verilecek yeni Türkiyemizde.
Yakında göreceğiz kumpasların hasını,
Paralel yapacaklar açının ortasını.
Sen silmezsen gözünden uykuların pasını,
Gözlerin sarılacak yeni Türkiyemizde.
Hırsıza zulmedenin kalmayacak yanında,
Asi olan virüsler aranacak kanında.
Kim bilir neler saklı o güçlerin ininde,
Kozmike girilecek yeni Türkiyemizde.
Sadakat şerbetleri dosta içirilecek,
Asilerin çatısı başa göçürülecek.
Tekere çomak sokan, gözden geçirilecek,
Üstünde durulacak yeni Türkiyemizde.
Ali İsmail Korkmaz ve Ethem Sarısülük,
Özgürlük istediler kan aktı oluk oluk.
Demek ki böyle böyle kesilecek çok soluk,
Yiğitler vurulacak yeni Türkiyemizde.
Bölünmeyi isteyen ‘süreci’ destekliyor!
Birlik, kardeşlik diyen barışı köstekliyor!
Bu kafa nasıl kafa, daha neyi bekliyor?
Bu vatan yarılacak yeni Türkiyemizde.
Yandaş yalakalarca muktedir övülecek,
Muhalif olanlara alenen sövülecek.
Doğruyu söyleyenler, medyadan kovulacak,
Kalemi kırılacak yeni Türkiyemizde.
Komşular düşman oldu, IŞİD şimdi sınırdaş,
Canide rehin kaldı elçilikte kaç kardaş.
Her taraf tele kulak, dost, düşman bize sırdaş,
Dinleyen yorulacak yeni Türkiyemizde.
Her okul imamhatip, herkes imam, müezzin,
Dindarlık görev artık, Tanrı verirse izin.
Günahı tartılacak şimdi her birimizin,
Hesabı sorulacak yeni Türkiyemizde.
Halifelik gelecek, laiklik sonlanacak,
Uyuyan yobazların bitleri kanlanacak.
Osmanlı kıpırdadı, saltanat canlanacak,
Padişah dirilecek yeni Türkiyemizde.
Özgürlük isteyenler hapise tıkılacak,
Nerde kirli suç varsa üstüne yıkılacak.
Vakitsiz ötenlerin ümüğü sıkılacak,
Defteri dürülecek yeni Türkiyemizde.
Kemalist barışmazsa ortasıyla, soluyla,
Şeriat getirecek hem de kendi eliyle.
Dikta gerçekleşecek demokrasi yoluyla,
Maksada erilecek yeni Türkiyemizde.
Atatürk ortak değer, ortak önder olmalı,
Herkes O’nun izinde doğru yolu bulmalı.
Hedefi aynı olan heyecanla dolmalı,
Amaca varılacak yeni Türkiyemizde.
Bir kehanet duydunuz Nevzat denen faniden,
Biraz hızlı uyanın, kalkıverin aniden.
Halkla kumar oynayan yenilmesin yeniden,
Yeni kart karılacak yeni Türkiyemizde.
Halk Ozanı Karamanlı Nevzat