SOYAN SOYANA
19 yıllık AKP iktidarında, namusuyla yaşamaya çalışan, çalmayan, güçsüz insanları soymayan, mafya ile iş tutmayan, inançlı insanlarımızı tarikat holdingleri kanalıyla soymayan, devlet ihaleleri yoluyla ömür boyu gelir elde etmeyenleri, neredeyse dövecekler!
Çünkü bu kadar, “Devlet Korumasında” hırsızın biraraya geldiği bir düzende, çalmayanı “salak” olarak görüyorlar! Helalmiş, harammış kimsenin umurunda değil.
CB Erdoğan bu konuda ne demişti;
“Fakir niye fakirdir biliyor musunuz? Fakir, çalmasını bilmediği için fakirdir!”
Bu sözün üstüne ne denir, ne konuşulur bilemiyorum ki?
Eğer CB Erdoğan’ın dediği doğruysa, o zaman Avrupa Basınının defalarca yazdığı, “Erdoğan, dünyadaki en zengin sekiz siyasetçiden biridir” haberine inanacak mıyız?
Ülkede siyasi ve ticari ahlakı bitiren, Türk Milletinin kanını emen sülükleri üç gurupta toplayabiliriz!
-Hırsız Siyasetçiler! Devlet gücüyle kendi milletini soyanlar!
-Tarikat Holdingleri! Din satarak, mütedeyyin insanları soyanlar!
-Mafya suç örgütleri! Bunlar mutlaka siyasetçi-bürokrat ortaklığı ile iş tutarlar!
Nasıl soyulduğumuz konusunda size iki örnek vereyim;
-Akkuyu Nükleer Güç Santralinde üretilecek enerji için, 15 yıl boyunca verilen kilovatsaat başına verilen alım garantisi; 12,35- 15,83 cent’tir!
Peki, dünyadaki piyasa fiyatı nedir? Kilovatsaat başına 4 cent!
Nasıl oluyor böyle iş? Tek yanıtı var; Yönetenler bizi soyuyor!
Son 18 yılda Türk Milleti AKP yönetimindeki devletimize 2 Trilyon 269 Milyar Dolar vergi ödedi.
Turizm gelirleri ve cezaları ekleyince bu rakam 4 Trilyon Doları buluyor!
Bu rakama 18 yılda yapılan özelleştirme rakamını ekleyin!
18 yılda toplam dış borcumuz 129 Milyar Dolardan, 450 Milyar Dolara
(31 12 2020) çıktı?
Şimdi çevrenize bakın ve bu para ile yapılmış bir tesis gösterin!
Sakın bana, hazine garantili yapılan otoyol-köprü-havalimanı- şehir hastanesi demeyin. Onlar için henüz tek kuruş ödenmedi. Önümüzdeki 25 yıl boyunca, gerçek maliyetinin 5-10 katı bedelle yapılan bu tesislerin kazığını Türk Milleti ödeyecek!
Türk Milleti susmaya, organize suç çetesi gibi çalışan Bademlere oy vermeye devam ederse, bu düzen böyle devam eder!
Bize de Aşık Mahzuni Şerif’i haklı çıkarmak kalır;
“Yetim sırtında doyan doyana,
Gönül bu oyuna nasıl dayana,
YİĞİT muhtaç olmuş kuru soğana…”
Ya YİĞİT değiliz ki hakkımızı hırsızlara kaptırıyoruz ve soyulmaktan hoşlanıyoruz, ya da bize kuru soğan bile çok…
DOĞRU Parti=Devr-i Sabık yaratarak, tüm hırsızlardan hesap sormak!
Sağlık ve başarı dileklerimle 17 Mayıs 2021
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı