KIZILCAGÜN PLATFORMU
“Çobanateşi” Kurtuluş Savaşımızın simge isimlerindendir. Türk Milletinin tümünün, Mustafa Kemal önderliğinde bu mücadeleye katıldığının ifadesidir.
“Kızılcagün” ise Türk Tarihinde kadim Oğuz geleneklerine dayanan ve
“Milli Felaket”, “Beka Sorunu”, veya “Kurtuluş Sancısı” gibi durumları ifade eden çok katmanlı bir kavramdır.
Eski Türk Töresinde Kızılcagün, devletin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı veya yeni bir devletin kurulması için verilen o büyük varoluş mücadelesini temsil eder.
Bu dönemler, toplumun en yüksek fedakarlığı göstermesi gereken
“Ya İstiklal ya ölüm” çizgisindeki kritik zamanlardır.
Kızılcagün tabiri, modern tarihimizde en çok Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişiyle özdeşleşmiştir. Ankaralı Seymenler, Atatürk’ü karşılamalarını bir “Kızılcagün” olarak adlandırmışlardır. Bunun sebebi;
-Vatanın işgal altında olduğu bir “Karanlık Günde”, kurtuluşun başladığı anı temsil etmesi,
-27 Aralık’ta kurulan devasa Seymen Alayı, aslında eski Türk Töresindeki bir
“Yeni Lider Seçme ve ona Biat Etme” ritüelinin canlandırılmasıdır.
“Kızılcagün” sadece bir takvim gününü değil, bir zihniyeti ifade eder.
-Küllerinden doğmayı, ve bir milletin kaderini kendi eline almasını simgeler.
-Dağınık haldeki halkın, bir hedef etrafında (Kızıl-Ateşten geçilen) bir günde birleşmesidir.
Ülkemizin şu an geldiği noktada, Anayasamızın değiştirilemez değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri çiğnenmiş, Hukuk Devleti İlkesi kaldırılmış, Laiklik İlkesinin içi boşaltılmış, Eğitim, tarikat-cemaat-vakıf-dinci derneklere devredilmiş, ülke ekonomisi perişan edilmiş, yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz yabancılara peşkeş çekilmiş ve soygunlar olağan hale gelmiş, binlerce yıllık Türk Devleti çökertilme durumuna getirilmiştir.
Bugün, Türk Milletinin tümünün bir ve beraber olması, emperyalist saldırılara ve içimizdeki hainlere karşı koymamızın günüdür.
27 Aralık 2025 Cumartesi günü, birkaç vatanseverin çağrısı ile Anıtkabir’de
on binlerce Atatürk’çü ile buluştuk. Şunu gördük ki, Türk Milletine gerçekler anlatılırsa, bu Milli Göreve herkes koşarak gelecek.
Bu hareket, asla bir siyasi parti veya bir grubun etkisinde değildir. Bu mücadele Türk Devletinin bekası için verilen kutsal bir mücadeledir.
Benim her zaman söylediğim şu söz; “Kızılcagün” felsefesinin temelidir.
“Çaresiz değilsiniz, ÇARE SİZSİNİZ. Siz yani Türk Milleti olarak kaderinize el koymaya karar verirseniz, kimse Cumhuriyetimize dokunamaz…”
Not; 14 Şubat Cumartesi günü Ankara Yaşar Kemal Kongre Merkezinde
Saat 10.30 da panelimize davetlimizsiniz…
Sağlık ve başarı dileklerimle 30 Ocak 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı