16 February, 2026 15:16

HIRSIZ MÜSLÜMAN OLUR MU?

Bu başlık; “Müslüman hırsız olur mu” şeklinde de olabilirdi!
Hangisini beğenirseniz onu koyabilirsiniz.
Moskova’da adamın biri öyle çok votka içmiş ki, beş metreden kibrit çaksan havaya uçacak!
Hem yalpalıyor hem de bağırarak Devlet Başkanına ağır küfürler ediyordu!
Polisler önce ikaz ettiler, dinlemeyince Polis Merkezine götürdüler.
Emekliliği yaklaşmış olan komiser, sarhoşa; “Yoldaş Putin’e küfür etmeye utanmıyor musun, bu suçun cezasının çok ağır olduğunu bilmiyor musun, diye sorunca adam; “Ben Yoldaş Putin’e değil, Amerika Başkanına küfür ediyordum” demiş! Komiser; “Ulan ben bu saçları değirmende ağartmadım. Hangi Başkana küfür edileceğini bilmez miyim?”

Gelelim yazının başlığına;
Türkiye, nüfusunun %99’u Müslüman bir ülke olarak bilinir. Gerçi ülkeyi yöneten Yobaz Takımı Atatürkçüleri, Lâikleri, Alevileri, Solcuları dinsiz olarak kabul ederler ama lafa geldi mi %99’umuz Müslüman derler!
Müslüman olan kişi, namuslu-dürüst- çalmayan-çaldırmayan-haramdan uzak duran-kul hakkı yemeyen-devlet malına el uzatmayan biri olmalıdır değil mi?
İyi de nasıl oluyor da bir kişi hem Müslüman hem hırsız olabiliyor?
Olmaz değil mi? Kişi gerçek Müslümansa hırsız olamaz, kişi hırsız ise Müslüman olamaz…

Sizlere sadece bir örnek vermek isterim. Bu işte hırsızlık var mı yok mu karar sizlerin olsun!

Yavuz Sultan Selim Köprüsü;
İhaleyi yapan; Recep Tayyip Erdoğan
İhale Bedeli; 3 Milyar Dolar. (Üç Milyar Dolar)
Yapım Süresi; 27 ay.
Kule yüksekliği 322 metre-Uzunluk 2164 metre-4 şerit gidiş-4 şerit geliş
Geçiş ücreti; (2. Sınıf araç Otomobil) 16,20 TL (2017 Yılı)
Devlet tarafından verilen günlük araç geçiş sayısı; 135 bin araç.
2017 yılında günlük gerçekleşen araç geçiş sayısı; 38 bin araç.
135.000-38.000= 97.000 araç. (Devlet her gün için ortalama 1,6 milyon TL müteahhite ödeyecek) Başka bir ifade ile dünya üzerinde ilk kez bir devlet, zarar edeceği bir köprü yapıyor.

Atatürk Köprüsü;
İhaleyi yapan; Süleyman DEMİREL
İhale Bedeli; 21.7 Milyon Dolar (Yavuz Selim Köprüsünden 143 kat daha UCUZ).
Yapım Süresi; 32 ay.
Kule yüksekliği 165 metre-Uzunluk 1510 metre-3 şerit gidiş-3 şerit geliş.
Geçiş ücreti; (2.Sınıf araç Otomobil) 9,00 TL (2017 Yılı)
Müteahhide garanti olarak verilen günlük araç geçiş sayısı= YOK
1973 yılından beri, yani 44 yıldır devlete para kazandırıyor…

Yavuz Sultan Selim köprüsü, birinci Köprü olan Atatürk Köprüsünden tam 143 kat daha pahalı dedik. Köprü yapım teknikleri ve maliyetleri 44 yıl öncesine göre çok gelişti ve ucuzladı.
İki köprüden biri çalıştıkça para kazandırıyor, diğeri yani yenisi çalıştıkça her gün zarar ediyor!

Devletin herhangi bir denetim kurumu, Yavuz Sultan Selim Köprüsünün ihale- yapım ve garanti sayılarını incelese ve dünyada aynı zamanda yapılan köprülerin maliyet, geçiş ücretlerini kıyaslasa, ortaya öyle bir pis koku yayılır ki o koku siyasetçileri-ihale komisyonu üyelerini-Ulaştırma Bakanlığı yetkililerini ve AK Müteahhitlerin hepsini en kısa yoldan Yüce Divana götürür…

Ne diyorsunuz siz bu işe?
Sizce hırsız, Müslüman olabilir mi?
Ya da Müslüman, hırsız olabilir mi?

Sağlık ve başarı dileklerimle 17 Şubat 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı

One thought on “16 February, 2026 15:16

  1. Müslüman oldugunu ön plana cikaran biri,
    Müslüman oldugunu her hareketiyle gösteren,
    oturup kalkarken “Allaaahh Yarabbimmm sana cok sükürr” diye bagiran biri
    zaten hakiki müslüman degildir .
    Ve cok güzel de hirsizlik yapabilir!!!

    Hicbir zengin, “ben zenginim” veya “benim cok param var” demez! Onun cevresi zaten kimin zengin, kimin fakir oldugunu biliyordur. Bunu ilan etmesine gerek yoktur!

    Bundan dolayi, bizim “Köprücüler” de esasinda Müslüman degildirler, fakat eksiklerini örtbas etmek icin onu kullanirlar. Kendimden bir misal vereyim: Ben, senelerdir, namaz kilmam, oruc tutmam, oturup kalkarken, “Allaaahh Yarabbimmm sana cok sükürr” diye bagirmam. Fakat etrafim, benden yardim bekleyen dostlarla doludur…

    60 seneden daha fazla zamandir Frankfurt ta yasiyorum. Bu 60 senenin 40 senesinde serbest calismisimdir. Yani isci calistirmisimdir. Yani iscilerimin haklarini yiyebilirdim. Yüzlerce isci calistirdim. Hicbirinin hakkini yemedim. Bugün, halen istedigim zaman, istedigim yere gidebilirim. Beni gören, bana cay, kahve ismarlamak ister veya bir problemini cözmemi ister.

    Daha coook seyler anlatabilirim, fakat onu da sahsen görüsme esnasina birakalim. Yani söylemek istedigim: Calmak, kul hakki yemek, iftira atmak, sahtekarlik yapmak, her önüne cikani soymak, insanlarin diplomalarini gecersiz kilmak müslümanliksa, ben de müslüman degilim. Ama gavur da degilim… Ben iyi bir insanim!!!

    Hepinize Frankfurt´tan bol selamlar…

    Zeki Selenga

    (Soyadi da zaten gavurca diyenler bunu iyice arastirsinlar! Selenga, Türklerin eski ana vatani Orta Asya´da Baykal Gölüne dökülen bir IRMAK! 🙂)


Düşüncelerinizi yazın