28 February, 2026 11:22

YİNE YENİLECEKSİNİZ

AKP-MHP-CHP olarak asla ders almayacağınızı biliyoruz amma, yarın neden uyarmadınız dememeniz için, son kez anlatalım;
Demokratik Entegrasyon dediler, değil mi? Üçünüz de bunun ne olduğunu bilir misiniz?
Demokratik Hukuk Devletinde haklar BİREY’E aittir. Her Türk Vatandaşı, etnik kökeni ne olursa olsun kanun önünde eşittir. Ancak “Demokratik Entegrasyon” modelinde, haklar bireyden alınıp ETNİK GRUBA verilir.

Eğer haklar etnik gruplara verilirse (Kürtlere şu hak, Araplara bu hak gibi) devlet artık “Vatandaşları” ile değil, “Aşiret veya Etnik Komitelerle” muhatap olmaya başlar. Bu durum, Türkiye’deki Boşnak-Çerkes-Laz- Gürcü-Arnavut-Roman vs gibi onlarca unsuru “İKİNCİ SINIF” veya “Yok Sayılan” konumuna düşürür.

-Türklük Tanımının Tasfiyesi;
Mevcut Anayasamızda Türk sıfatı bir etnisiteyi değil, siyasi bir bağı (Vatandaşlığı) temsil eder. “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”
Öcalan’ın istediği yapıldığında, Türkiye “ULUS DEVLET” olmaktan çıkar ve
“Halklar Bahçesi” ya da Lübnan gibi bir ETNİK KOALİSYON haline gelir. Ulus Devlet yıkıldığında, o devleti bir arada tutan Ortak Ülkü de buharlaşır…

-Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi;
Lübnan modeline (Parçalanmaya) gidiş yolunun taşları böyle döşenir.
“Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartındaki” çekincelerin kaldırılmasıyla, yerel yönetimlerin, merkezi hükümetten kopuk hareket etmeleri sağlanır.

-Etnik Kotalar;
Kamu yönetiminde, orduda, veya yargıda, “şu kadar Arap, şu kadar Kürt, şu kadar Türk” şeklinde LİYAKAT yerine ETNİK KÖKENİN esas alınması Lübnan’ın esas çöküş sebebidir.

Çok Hukukluluk;
Farklı etnik gruplar, dini gruplar, Tarikatlar, Cemaatler, Aşiretler kendi içlerinde farklı hukuk kurallarını uygulayacaklardır.

Terörsüz Türkiye, Cumhuriyetin Kuruluşu Kadar Önemlidir, deniyor?
Öcalan’dan gelen bu iddialı cümle, aslında “İkinci Cumhuriyet” veya
“Yeni Türkiye” adı altında mevcut yapının tasfiyesi anlamına gelir.
1923’te kurulan Cumhuriyetimiz “Ümmetten Millete” geçişi esas almıştı.
Bugün dayatılan bu model ise “Milletten, Etnik Gruplara-Cemaatlere” geri dönüşü simgeler. Bu yüzden “Kuruluş Kadar Önemli” denilerek, 1923’ün
rövanşının alındığı ima edilmektedir.

Ekonomik ve Jeopolitik Boyut nedir?
Türkiye’nin başına örülen bu çorabın karşılığı sadece siyasi değildir!
Mezopotamya ve Suriye’nin kuzeyindeki petrol/Gaz kaynaklarının Türkiye üzerinden, (Ancak Türkiye’nin tam kontrolünde olmayan “Özerk bir bölgeden geçerek- Güneydoğumuzda kurulacak Kürt Devletinin 3’ncü parçası) Batıya ulaştırılması istenir!

Yeni Bir Tampon Devlet Kurulması!
Türkiye’nin içine doğru (Su Havzalarımıza) genişleyen bir “Federatif Yapı” kurularak, İsrail’in güvenliği için bölgede daha fazla küçük parçala bölünmüş yapılar oluşturulması.

Sonuç olarak;
Arap-Kürt-Türk üzerinden yürütülen tartışma, aslında 85 milyonun ortak tapusu olan Türkiye Cumhuriyetinin, HİSSELİ bir mülk gibi pay edilme çabasıdır. Üzücü olan, bu YIKIM Projesine AKP-MHP-CHP tarafından destek verilmesidir. Ama yine yenileceksiniz! Türk Milleti bu kahpeliğe izin vermeyecek…

Sağlık ve başarı dileklerimle 01 Mart 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Düşüncelerinizi yazın