KÖR DEĞİLİZ

Büyük Atatürk;
Türk Milletine armağan ettiğin Cumhuriyetimizin 90 ıncı yılında, Ankara’da yani
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başkentinde, yeni kurulduğu söylenen bir siyasi parti kongresini yaptı.
Kongre salonunda bir tek Türk Bayrağı yoktu. Senin resmin zaten yoktu.
Şeyh Said’in, Said-i Kürdi’ nin, İngiliz subaylarla birlikte sana suikast düzenleyen aşiretlerin ve Kürtçü-Bölücü uyuşturucu kaçakçısı küresel çetenin çocukları-torunları toplantıda İstiklal Marşımızı da okumadılar, PKK marşını okudular.

Türk Bayrağı ve İstiklal Marşımızın olmadığı kongrede, son 30 yılda 54 bin insanımızın ölümüne sebep olan eli kanlı katil Öcalan denen eşkıyanın mesajı okundu!
Salonda PKK bayrakları ve İmralı Canisi-Bebek katili Öcalan’ın posterleri vardı.
Kongredeki konuşmalar, Türkiye Cumhuriyeti’ne tam bir ihanetti.
BDP’li Levent Tüzel, “90 yıllık Cumhuriyet bizi yok etmeye dayalıydı. Böyle bir Cumhuriyet istemiyoruz” dedi.

Türk Tarihi, Türk Milleti önünde, namusu ve şerefi üzerine yemin ederek
TC Başbakanı olan Erdoğan, kongreye “Alınan kararlar, partiniz ve Türk siyasi hayatı için hayırlı olsun” diye mesaj gönderdi.

Görevleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Anayasa’sını, yasalarını korumak olan, Cumhuriyetin Savcıları yine korktular, yine görevlerini yapmadılar ve suç işlediler.

Görevleri Türkiye Cumhuriyeti Devletini korumak olan Emniyet ve Güvenlik güçleri korkularından yine görevlerini yapmadılar ve suç işlediler.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin senden sonra ki Genelkurmay Başkanlarından İlker Başbuğ Paşa ve kahraman silah arkadaşları, düzmece dijital deliller ve
Cemaat-CIA işbirliği ile zindana atıldılar.

Bu yıl ki “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü”, ödül verilecek Ermeni kökenli bir sanatçı bulunamadığı için, Fransa’daki mezarında yatan Kürtçü Ahmet Kaya’ya verildi!
Türkiye’nin birliği için çalışan Ayten Alpman- Kazım Koyuncu ve Başbakan Erdoğan’ın oğlunun yaya geçidinde çarpıp ölümüne sebep olduğu,
Sevim Tanürek gibi sanatçılar, Cumhurbaşkanı’nın aklına bile gelmedi.

Bugün Ceylanpınar’da evinde otururken, Türkiye’nin güney sınırını Peşaver’e çeviren El-Nusra militanlarının attığı Havan Topu ile 33 yaşında İdris Akgül adlı bir vatandaşımız hayatını kaybetti, kızı yaralandı. Bu Ceylanpınar’daki 5 inci ölüm idi.

Askerin kışlasından, Polisin karakolundan çıkamadığı Güneydoğu Bölgesinde,
TC Devletinin tüm yetkililerinin gözü önünde, senin sevgili “Mehmetçiğini” şehit eden katiller için sözde şehitlikler açılmakta ve buralarda PKK bayrağı ve Cani Öcalan’ın posterleri dalgalanmaktadır.

Mevcut muhalefet partilerinin de, Türk Milletinin derdine çare olmalarının mümkün olmadığı artık net olarak görülmüştür.

Büyük Atatürk;
“Ülkede yönetim, kendi ulusu ve devletinin geleceğini bilerek ve kasten tahrip ederse, o yönetim meşru değildir” dedin ve Türk Milleti ile birlikte tüm emperyalist devletlere karşı savaşıp zafer kazandın. Kurduğun devleti de Türk Milletine emanet ettin.
Bugünkü Türkiye yönetiminin Başbakan’ı Van’da “Türk Milleti yoktur, Millet vardır” dedi.
Bugünkü Türkiye Cumhurbaşkanı “Ne Mutlu Türküm Diyene ilkesini her yere yazmak ilkelliktir” dedi.

Bu yönetim Türk Milletinin gönlünde meşruiyetini kaybetmiştir. Önümüzdeki ilk seçimde demokratik yolla mutlaka indirilecek ve hesap sorulacaktır.

Büyük Atatürk;
Mustafa Kemal’in askerleri olarak bugün ülkemizin meydanlarını dolduracağız.
Huzur içinde uyu. Ne derlerse desinler, nereden güç alırlarsa alsınlar, ister Barzani ister Öcalan denen katillerden, isterlerse ABD eşbaşkanlığından veya Papa’dan destek alsınlar, devrileceklerdir.

Türk Milleti olarak sana söz veriyor ve haykırıyoruz;
NE KÖRÜZ, NE NANKÖRÜZ / İZİNDE YÜRÜR, YOLUNDA ÖLÜRÜZ…
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır…

Sağlık ve başarı dileklerimle 29 Ekim 2013
Rifat Serdaroğlu