ADIM ADIM İRTİCA

İrtica, modern hukukun yerine şer’i hukukun geçerli sayılmasıdır…

Profesör. Dr. Kemal Gözler, soruyor. 2010-2019 arasındaki 9 yılda;
İlahiyat Fakültesi sayısı niçin 24’ten, 92’ye çıkarıldı?
İlahiyat Fakültesindeki öğretim görevlisi sayısı 1120’den, 4121’e arttı mı?
İlahiyat Fakültelerinde 1 yılda öğrenci sayısı 6.252’den 33.202’ye çıktı mı?
İlahiyat ve İslami İlimler ’de “Fıkıh” dalındaki öğretim elemanı sayısı 407 iken,
Hukuk Fakültelerinde “Roma Hukuku” dalındaki öğretim elemanı sayısı 24’mü?
Bu rakamlar, adım-adım İrtica ’ya geçişin hazırlıkları mı?

Değerli Okurlar;
Bu yazıdaki amaç, gerçekleri bir daha anlatmaktır.
İslam Hukuku, gerek teorik gerekse değerler olarak modern hukuktan geri değildir. Hatta çok konuda modern hukuktan daha ileridir.
İslam Hukukunun en yüksek dayanağı olan Kur’an’da, adaletin ve barışın değeri üzerine onlarca ayet vardır. İslam Hukukunda kişilerin özgürlüğünü, can ve mal güvenliğini tanıyan yüzlerce hadis vardır.
İslam Hukukunda, siyasi iktidarı eleştirmek veya muhalif olmak suç değildir.

Peki, eğer uygulama da böyle ise şu sorulara beraberce yanıt arayalım;
İslam Hukukunun uygulandığı hangi ülkede adalet var?
Hangisinde kişi hak ve özgürlükleri geçerli?
Hangisinde iktidarı eleştirmek serbest?
Hangisinde iktidarı denetlemek mümkün?
Hangisinde Kadın-Erkek eşitliği var?
Hangisinde kişilerin can ve mal emniyeti var?
Hangisinde yöneticileri sınırlayacak, insanları koruyacak bir mekanizma var?

Sayın Gözler ’in çok güzel ifade ettiği gibi, İslam Hukuku düşüncede zengin fakat uygulamada ve insanı koruyucu mekanizmalarda çok fakirdir.
Kuvvetler ayrılığının olmadığı bir hukuk sisteminde ve yönetimde barış değil, kargaşa olur, kan olur, tıpkı şimdiki İslam ülkelerinde olduğu gibi…

AKP İktidarı ve üst yöneticileri bu gerçekleri bilmiyor mu?
Hiçbir İslam ülkesinde barış-huzurun olamadığını bilmiyor mu?

AKP yöneticileri bu yazılanların hepsini biliyor ve görüyor.
Fakat AKP’li yöneticiler, boğazlarına kadar yolsuzluğa battıkları için denetlenmek, hesap vermek istemiyor.
Hür dünya bunların gerçek yüzlerini gördü. Demokratik ülkelerde, AKP’li yöneticilerinin önemli isimleri, “Hırsızlık-Yolsuzluk” kelimeleri, birlikte anılır halde!
AKP yöneticileri devamlı olarak oy kaybetmekte! Böyle giderse, önümüzdeki seçimde iktidarı kaybedip, hesap vereceklerini ve mahkûm olacaklarını net olarak biliyorlar.

AKP yöneticileri, samimi olarak İslam’a inandıkları için mi, “Din Devleti” kurmak istiyor? Elbette ki hayır!
Bu tarikat ve cemaat artıkları, demokratik hukuk-lâik devlette rahat nefes alamazlar. Sığınacakları, hesap vermeyecekleri, rahat edecekleri tek rejim kaldı; O da İslam Devleti! Bu yüzden dine sığınıp, kendilerini kurtarmak istiyorlar.
Erdoğan, “Hayatımızın merkezine İslam’ın hükümlerini yerleştireceğiz” sözünü yanlışlıkla mı söyledi?
Eşi; “Yeryüzünde Halife olmanın sorumluluğunu taşıyoruz” sözünü bilerek söylemedi mi?
Türban, AKP döneminde anaokullarına kadar indirilmedi mi?
Eğitim, tarikat ve cemaatlerin eline bırakılmadı mı?
Bakanlıklar, cemaat ve tarikatlar arasında pay edilmedi mi?
Kırıkkale Üniversitesinde İstiklal Marşımız, Arapça okutulmadı mı?
Kaçak kurslarda, gençlerimiz birer Taliban militanı gibi yetiştirilmiyor mu?
Türk Ordusunun başına, Atatürk’e hakaret eden yobazları ziyaret edenler getirilmedi mi?
AKP, Türk Polisini kendi polisi haline getirmedi mi?

Aziz Türk Milleti;
Tüm bunlar gerçek!
Görmeyen, tedbir almayan devlet görevlileri ve muhalefet partileri ya kördürler ya da ihanete ortaktırlar. Bilmedikleri şey, İran benzeri bir İslam Devletine geçildiğinde ilk yok edilecekler bugün Anayasamızın emrettiği görevleri yapmayan devlet görevlileri olacaktır.
Bu gerçekleri gör ve Atatürk Cumhuriyetine sahip çık. Ayağa kalk!
Demokratik Parlamenter rejime, kuvvetler ayrılığını uygulayan demokratik-lâik-sosyal hukuk devletinin-özgürlüklerin ve çağdaşlığın savunucusu olmak için yemin etmiş Çoban Ateşi Hareketine sahip çık!
Takdir Yüce Türk Milletinindir…

Not;
Bu yazıyı veya benzerini konuşacak, grup toplantılarında, tv’lerde okuyabilecek bir tane muhalefet lideriniz var mı?

Sağlık ve başarı dileklerimle 20 Aralık 2019
Rifat Serdaroğlu

4 thoughts on “ADIM ADIM İRTİCA

  1. Bu yazılanlar gerçek. Yalnız kişilerin tek başına isyan etmesi çözüm olmuyor. Örgütlü toplum olanlar toplu hareket etmelidir. Mesela Türk-iş,odalar ve sivil toplum örgütlerinin her üğyesi teşkilatının emrinde olarak. Bakın bakalım o zaman nasıl da ”Ben ettim sen etme” demiyorlar mı?
    Başta memur sendikaları yanlışa toplu eylemle cevap verebiliyorlar mı,ben ona bakarım. Başıma bir şey gelmesin deyip üç maymunları oynayan daha kötü günlere müstahaktır.

  2. Siz ne diyorsunuz sayın Serdaroğlu?
    Sözde adaleti düzenleyecek ve sonra ülkede adaleti koruyacak olan resmi makamın en tepesindeki atanmış bakan bir dinci cemaatin şeyhinin elini öpüyor, kimse sesini çıkarmıyor. Bunların hepsi din tüccarı.
    Not edilmeleri ve iktidar değiştiğinde laik cumhuriyet kalmış olursa mahkemelerde anayasayı ihlalden yargılanmaları gerekir.

  3. Sizin ve okuduğum ve bizzat müşahade ettiğim içler acısı zavallı durumumuz öyle bir noktaya geldi Ve içimi o kadar acıtıyor ki artık münferit olarak çaresizlikten ve de yağmadan gürleyen siz dahil tüm muhalefet yüzünden yavaş yavaş bu tür yazıları canımı çok acıttıkları için okuyamaz hale geliyorum. Ilık sudaki kurbağalar gibiyiz ve içinde olduğumuz ortam hızla ısınınmaya başladı. Ben yaşlı biriyim haşlanmadan bu dünyadan ayrılacağım gibi ama çocuklarım.torunlarım ve vatanım fena halde haşlanacağa benziyor. Sizde yağmadan gürlemeyi bırakın.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s