REHİN ALINMIŞ TÜRKİYE

1960-1970’ li yıllarda, ABD’nin kanatları altındaki üçüncü dünya ülkeleri, “Dolaylı Saldırı-Askeri Darbe ve Kontrollü Darbe-Ekonomik Saldırılara” muhatap oldular, ve bu yöntemlerle kullanıldılar.
1980 yılından sonra ABD yeni bir sistem uygulamaya başladı!

Türkiye’den örnek vermek gerekirse, Türk Milletinin kontrolü için ABD destekli cemaatler, tarikatlar, vakıflar, sivil toplum örgütleri, NATO Paşaları kullanıldı.
Siyasetçiler, üniversite öğretim üyeleri, belli gazeteciler, tv programcıları “ihanet çetesinin” gönüllü ve ücretli neferleri oldular.
Türk Kültürü, Türklük şuuru, Millet olma bilinci, Ulus Devlet, Üniter yapı, bunların eliyle sürekli olarak törpülendi. Milli birlik ve beraberliği savunanlar gerici-kafatasçı diye damgalandı. Özellikle genç nesil, tamamen paraya, marka giyimlere yönlendirildi. Okumayan, bilmeyen, tarihini ve geleneklerini öğrenmeyen nesiller yetiştirildi.

ABD 2000’ li yılların başında cüretini bir kademe daha arttırdı. Bazı ülkelerin başına istihbarat örgütlerinin planlaması ve modern propaganda yöntemleri ile “Yönetici” atamaya başladı!
Atayacağı kişilerde aradığı önemli hususlar şunlardı;
Kişi fazla akıllı biri olmayacak, vatan sevgisi ve milli duyguları eksik olacak, en önemlisi de paraya tapacak derecede ahlaki zafiyet içinde olacak.
Tabii ki kişinin açıklarının belgelenmesi, yeri ve zamanı geldiğinde kullanılması oyunun değişmez kuralı olacak.

Böylelikle ABD, tek kurşun atmadan, tek dolar harcamadan o ülkeyi kendi etki alanına çekmiş olacak…

Türkiye’nin 2002 yılından beri bu oyunun etkisindedir.
Ekonomik tetikçilerin tezgahladığı 2001 ekonomik krizi, AKP Genel Başkanının Başbakan olmadan Oval Ofiste ağırlanması ve orada konuşulanların Türk Devleti tarafından bilinmemesi, Devlet Bahçeli’nin Genel Seçimlere henüz 1,5 yıl olmasına rağmen emir almış gibi ülkeyi erken seçime götürmesi ve AKP’ye yapışması, kafalardaki bazı sorulara yanıt olur diye düşünüyoruz.

Türkiye’nin tüm Cumhuriyet tarihi boyunca yaptığı borçlanmanın tam üç katının borçlandırılması, Cumhuriyetin tüm eserlerinin peşkeş çekilir gibi satılması,
CIA elemanı FETÖ ile yapılan ortaklıklar, Çözüm süreci-Barzani yönetiminde Kürt Devletinin ilk parçasının kurulması, Suriye politikası ve PYD yönetiminde Kürt Devletinin ikinci parçasının kurulması, TSK’nın çökertilmesi, vatan topraklarının ve askeri fabrikaların Araplara satılması hepsi bu planın parçalarıdır.

Dindar ve kindar nesiller yetiştirileceğinin açıkça söylenmesi, dini cemaatlerin tarikatların eğitime ve devletin en önemli birimlerine kadar yerleştirilmesi,
AKP Genel Başkanının halifelik özentisi, İslam Dininin Muaviye kafasına ve İhvan anlayışına indirgenmesi, hep AKP döneminin eserleridir.

ABD, AKP’nin süratle oy kaybettiğini görünce her zaman yaptığı gibi kendi adamının üzerini çizmiş ve yeni AKP’cikleri hazırlamaya başlamıştır!
Tüm bu olayların mimarlarından olan Serok Ahmet ve İngiliz tefecilerinin elemanı olan Babacan piyasaya sürülmüştür. Satılmış basının ve sadece parayı düşünen iş dünyasının desteği peşinen bu iki sabıkalı siyasetçiye verilmiştir.

AKP Genel Başkanı, Davutoğlu, Babacan gibi siyasetçiler sayesinde T.C Devleti “Rehin Devlet” durumuna düşürülmüştür. Osmanlının Düyun-u Umimiyesine denk gelen Borçlanma Genel Müdürlüğü kurulması ve ABD Temsilciler Meclisinin, Erdoğan-ailesi-bakanlarının yurtdışındaki mal varlıkları için araştırma başlatmasının adı, Türk Devletinin rehin alınmasıdır.

Türk Milletinin önünde iki yol kalmıştır;
Ya teslim olup, Cumhuriyetin tamamen yıkılmasına ve İran tipi İslam Devletine razı olacak,
Ya da, kendisini demokratik rejim içinde bu beladan çekip çıkaracak kadrolara sahip çıkacak! Bir üçüncü yol yoktur.

Günümüz Türkiye’sinde partiler maalesef liderleri ile anılır haldeler!
Ülkemizin bu hale düşmesinden en büyük suçlu elbette ki AKP ve yöneticileridir.
Peki, AKP’yi her hal ve şartta destekleyen MHP’nin suçu yok mu?
Bu gidişi Türk Milletine anlatamayıp durduramayan, AKP’ye dolaylı olarak destek veren CHP ve İYİ Partinin hiç suçu yok mu?
Ya, yıllarca AKP bünyesinde çalışan ve hiç seslerini çıkaramayan Serok Ahmet ve İngiliz Babacan günahsız mı?

Biz sizlere Çoban Ateşi Hareketi olarak “Türk Milletinin” partisi olacak yeni bir parti sunacağız.
Düşmüşü kaldıracak, bölünmüşü bütünleştirecek, kötülerden hesap soracak, yeniden üretecek ve hakça, insanca paylaştıracak, Ulus Devleti ve üniter yapımızı koruyacak bir siyasi yapıyı emrinize vereceğiz.
Takdir Yüce Türk Milletinindir…

Ne Mutlu Türküm Diyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle 30 Aralık 2019
Rifat Serdaroğlu

6 thoughts on “REHİN ALINMIŞ TÜRKİYE

  1. Sayın Serdaroğlu, insan türü toplum halinde yaşamaya uygun yaratılmış; naturasında bu var. Varlığının bilincine erememiş/ gelişememiş beyinler bireysel çıkarlarını toplumun çıkarlarına zarar verme pahasına kovalama egoist ahlakına kapıldıklarında toplumlarıyla birlikte yok oluyorlar. Türk toplumu, egoist ahlakına/ahlaksızlığına boğazına kadar battığında yok olacaktır. Hayır diyenler, bu projeyi hayata geçirip sürdürenleri iyi tanımak zorunda. Kendinizi adadığınız ‘hayır diyenler’ davasında yalnız değilsiniz. Allah yar ve yardımcımız olsun!..

  2. Turkiyenin kurtulusu vatanperver ve hakiki Ataturk prensiplerine guvenen ve onlarin yeniden ulkemize avdet ettirilmesini yurekten arzulayan gozu pek MIlis Kuvvetlerinin Erdogani ve AKP surulerini bir demokratik bas kaldirisi ile ve icab ettiginde de ki, bugun ediyor, bir silah zoru ile yok edebilirler.Icimizdeki yaygin pislik cok muhtesem bir rezillikle her gun yayiliyor ve memleketi kanserden de beter bir hale getiriyor. Kurtulus ,Yeni bir Sakarya ve Dumlupinar ruhu ve azmidir. Su anda, Turkiye bozulmus Yunan birliklerinin Izmire kacisini sergiliyor gibidir .Bu AKP zangoclari da Izmirin yanisina ve yakilisina ozenebilirler.!!! Firsat vermeyin. Yok edin.Aksi takdirde, sizler yok olmak uzeresiniz.! Bugun Araplari doldurup onlara TC huviyetini veren bu Erdogan haini onlarin oylarina guvenmektedir.Yarin, bir yeni ARAP PKK si ile bogusur olacaksiniz, eger Erdoganin ipi cekilmez ise.!

  3. Türkiye’nin de bütün insanlığın da kurtuluşu batı medeniyetinde değil yalnızca islamdadır. Cahil sandığınız biz muhafazakârlar kıyamete kadar olacaklarıda sonrasını da biliyoruz. Siz aklınızı kendinize saklayın. Atatürk de bir insandır. Putlaştırmayın. İyi bir asker olabilir ama iyi bir müslüman olduğu şüphelidir. İslamiyet’in neyi beğenilmedide kaldırıldı. Osmanlı’nın batı karşısında bilim ve teknoloji olarak geri kalmasının sebebi o zamanki batı hayranı istemezükçüler ve içimizdeki hainlerdir. Saltanat kaldırılabilir fakat İslam ahkamının kaldırılmasını biz müslümanlara kimse izah edemez. Müreffeh yaşayıp cehenneme gitmektense Osmanlı ecdadımız gibi gerektiğinde cefaya razıyız. Biz farklıyız çünkü elhamdülillah müslümanın. Atatürk Süpermen değildir. Kurtuluş savaşı bir Osmanlı projesidir. Yüzbinlerce insanımız din, vatan,millet ve mukaddesat uğruna şehit oldu. Kimse İslam ahkamı kaldırılsın da yerine batı hukuk sistemi gelsin diye savaşmadı. Bende bir şehit torunuyum iki dedemde şehit. Fikriyatınız İslam’la ve müslüman kimliğiyle bağdaşmıyor. Bugünkü maneviyatı çökmüş, ve yaprak gibi oradan oraya savrulan toplumumuzun müsebbibi sizce nedir? Kucaktan kucağa gezen, gençliğin özentisi, saygı duyulan asıl isimleri orospu olan sanatçıların ve artistlerin, tecavüzler , cinayetler ve güvensizlik ve belini doğrultamadığımız adalet sisteminin müsebibi sizce hangi hukuk sistemidir.

    • İsminizi Türk olarak yazmanıza karşın Arap olduğunuzu açık ediyorsunuz. Arap ülkelerine gitmeni engelleyen ne var? Müslüman olup arap ülkelerinden kaçanlar neden acaba batıya kaçıyor hiç düşündünüz mü? Üstelik gittikleri yerleri de geldikleri berbat yerlere benzetmek için uğraşıp duruyorlar.

  4. Rachel’in kocası zayıf nahif,çelimsiz bir adammış ama iyi bir terzi imiş.
    Hastalanmış ölmüş zavallı.
    Rachel’i beğenen atletik yapılı,adaleli ve yakışıklıya bir er kişi talip olmuş. Anlaşmışlar evlenmeye
    karar vermişler. Düğün yapılmış zifaf gecesi için odalarına çekilmişler.
    Öner kişi soyunup,adalelerini.pazularını, vs belirgin yerlerini sayıp dökerek;
    Her biri için Mişon’da “bak böyle var mı idi” diye sormaya başlayınca artık sonuna doğru Rachel’ e sıkıntı basmış ve “ Bak Mozilla o sorduklarının hiç biri onda yok idi ama bu sürede bir pantolon diker iki kerede bana yapar idi “ demiş.

    Ne hikmetse ben de yazdıklarınızın neredeyse çoğuna katılmama rağmen okurken her nedense her sefer bu fıkra aklıma geliyor. İki parti kurulma aşamasında artık eyleme dönüştürme vakti geldi de geçti gibime geliyor. Bunları gerçekleştirmek için nasıl bir teşkilatlanma yapısına geçeceğinizi ve kimlerle nasıl öncülük yapacağınızı duyurma vaktiniz geldi. Düşündüğünüz kadar uygulamanız varsa çok şanslıyız.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s