12 March, 2022 04:18

YARATILMIŞLARIN EN ŞEREFLİSİ?

İnsanın yaratılmışların en şerefli olduğu sözü, dijital ortamdan dostum olan değerli düşünür Yusuf Samim Lütfü’ye göre eksik bir anlatımdır. Doğrusu; İnsanın, yaratılmışların en şerefli olma potansiyelinde olduğudur, der YSL!

Ben de öyle düşünüyorum. Çünkü insan akıl sahibidir. Aklını kullanmayan insanın, sadece insan olarak yaratılmış olması, yaratılmışların en şereflisi olmasına yetmemeli, yetmez. Öyle insanlar tanırım ki, yaşadığımız ortamı,
diğer insanlar için cehenneme çevirirler, hayatı insana zindan ederler!
Verecekleri bir yanlış kararla, insanların ölümüne, sakat kalmalarına sebep olurlar.

Tüm dinî, felsefî öğretiler insanlara cenneti yeryüzünden başka bir yerde konumlandırırlar. Bu öğreti insanlığın gelişmesi önünde bir engeldir.
Halbuki insanın görevi, yaşadığı yeryüzünü cennete çevirip, cennet olarak korumaktır. Maddi manevi çıkarları için yeryüzünü ve insanlığı tahrip edip, yeryüzünü cehenneme çevirmek, ancak aklını kullanmayan insanların işidir ki, bunların diğer çok ayaklı mahluklardan hiç bir farkları yoktur…

Her işinde, her adımında, her dakikasında aklını mutlaka kullanması gerekenler siyasetçilerdir. Sırtına bir ülkeyi yönetme sorumluluğu alan insan, akıl yolundan hiç ayrılmamalıdır.

26 Mart 2012’ Güney Kore’de “Güvenlik İşbirliği Zirvesi!”
Başbakan Erdoğan ve Obama ayakta konuşuyor. Obama kendilerinden uzakta olan T.C Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu, işaret parmağını kullanarak çağırıyor. Amerikalıların “Energizer Rabbit-Pilli Tavşan” dedikleri Davutoğlu, koşarak geliyor ve Obama’dan talimat alıyor!

Bu tabloda üç tane aklını kullanmayan insan var. Doğrusu şöyle olmalıydı;
Obama; Sayın Başbakan, uygun görürseniz konuştuklarımızı beraberce Sayın Bakana anlatalım, lütfen çağırır mısınız?

Obama aklını kullanıp doğru hareket etmediğine göre;
Başbakan aklını kullanıp; Sayın Başkan, işaretle çağırdığınız ABD Dışişleri Bakanı değil, Türk Dışişleri Bakanıdır. Karıştırdınız herhalde!

Başbakan aklını kullanıp, doğru hareket etmediğine göre Davutoğlu;
Yakınındaki garsona, “Sayın Obama sizi çağırıyor” deyip sırtını dönmeliydi!

Bazı insanlar diyecektir ki; Ne var yani? Samimiyet göstergesi olamaz mı?
Olmaz, olamaz! Eğer bir Bakan kendisini işaret parmağıyla çağıran, bir yabancı devlet adamının ayağına koşarak giderse, o Başbakan da olaya seyirci kalırsa, sizi emir almaya hazır elemanlar olarak görürler! Ne temsil ettiğiniz milletinize, ne de makamınıza bu hadsizliği yapmaya hakkınız yoktur, yapamazsınız!
“Monşer” diyerek alay ettiğiniz Dışişlerinin değerli bürokratları yanınızda olsaydı, size bu yanlışı yaptırmazlardı!

Aklınızı kullanamazsanız, kendinizi kullandırırsınız!
Size Esat’la kavga et, Suriye’ye gir derler, girersiniz. Ülkenizin gençlerinin ölümüne ve kaynaklarınızın bir hiç uğruna yok edilmesine sebep olursunuz!
Bu arada 10 milyon Suriyeli size girer ve milletinize öyle bir kazık atmış olursunuz ki, bedelini kimse ödeyemez.

Bu ve bunun gibi çok sayıda, ihanet sayılabilecek hatayı işleyip de, tekrar milletin huzuruna kurtarıcı edasıyla çıkıp, kendi siyasi geçmişinizi de çiğniyorsanız, sizi sadece aklınızı kullanmamakla değil, arsızlıkla da suçlarlar…

Aklını kullanmayan siyasetçilere bir örnek daha verelim mi?
AKP İktidarı 14 Kasım 2005 yılında Telekom’u özelleştirdi.
Dün, Türkiye Varlık Fonu 17 sene evvel sattığı Telekom’un %55 hissesini tekrar geri aldı! Telekom’un değer kaybını ve hisse satın alan vatandaşlarımızın kayıplarını bir kenara bırakırsak, bu satıştan Türk Milletinin uğradığı zarar, yaklaşık 20 Milyar Dolardır.
Aklınızı kullanmayıp, size verilen yanlış emre boyun eğip Türkiye’yi böyle büyük bir zarara uğratan Bakan olacaksınız ve şimdi CHP’nin kuyruğuna takılıp, “Ekonomi Dehası” edasıyla utanmadan dolaşacaksınız. Çok yazık, çok…

Yazıyı bağlayalım;
İnsan kendisine verilen aklı kullanmaz ve yanlışa saparsa kendisine ve sorumluluklarını aldığı insanlara karşı büyük kötülük etmiş olur.
Onun manevi cezası, rezil olmasıdır. Zaten Allah rezil etmek istediği kulundan, öncelikle ona emanet olarak verdiği aklı geri alır…

Türk Milleti olarak yaşadıklarımızdan ders almamız gerekmez mi?

Sağlık ve başarı dileklerimle 12 Mart 2022
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

2 thoughts on “12 March, 2022 04:18

  1. Bir kelimesine bile itiraz edilemez! DEVLET onuru bu kadar ayak altına alınamaz.

  2. Yaziniz güzel, ama eksik olmus. Babacanin da Istanbul`da kendisini Baskan Clinton`un korumalarinin aramasina izin verdigini atlamissiniz. Selamlar

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s