NASIL BİR SİYASİ PARTİ?

Bizdeki siyasi partilerin tamamı yukarıdan aşağıya doğru yapılandırılır.
Önce, parası olan veya parayı bulabilecek bir Genel Başkan ve yakın çevresi ile parti kuruluşu için İçişleri Bakanlığına dilekçe verilir.
Kurucu olarak belirlenen Genel Başkanın yakınları, parti üst yönetimini belirler.
Parti üst yönetimi ise kendi adamları olacak İl-İlçe örgütlerini belirler.
Genel Başkan da kendisini seçecek Genel Kurul delegelerini seçer.
Artık halka tamamlanmıştır. Genel Başkan, kendini seçecekleri belirler, sonra onlar da Genel Başkanı seçer. Bu döngü böyle devam eder. Genel Başkana veya ekibine karşı çıkan kişi anında partiden atılır.
Bunun adına da sadece bizde ve çadır devletlerinde demokrasi (!) denir.
Tıpkı Rusya’da, Suriye’de olduğu gibi!

Çoban Ateşi Hareketi ilk kez tabandan tavana doğru örgütlenmeyi gerçekleştirecektir.
Bu yolun açılması ve partilere “parti içi demokrasi” getirilmesi için bazıları yasa değişikliği ile, bazıları ise parti tüzüğüne yazılarak yapılabilecek değişiklikler vardır.
Burada amaç, tuğla üstüne tuğla koyarak, adım adım demokrasiyi halkla birlikte yeniden ve olması gerektiği gibi yapılandırmaktır.

Hazırlıklarımız henüz gönüllülerimizin onayından geçmediği için, “Taslak” olarak size sunuyoruz!
-Partide esas güç, üyededir.
-Parti içi her seçim, “İlçe-İl Başkanlığı, Belediye Başkanlığı-Belediye Meclis Üyelikleri-İl Genel Meclis üyeliği- Milletvekili aday belirleme seçimleri, parti üyeleri tarafından yapılacaktır. Herhangi bir seçim öncesinde, o seçim çevresinde üye olanlar arasından Genel Merkez Yönetiminin belirleyeceği deneyimli ve o seçimde aday olmayacak üç kişi belirlenir.
Hangi seçim yapılacak ise, tüm üyelerin katılımıyla seçim yapılır. Genel Merkez üyelerin seçim tercihini değiştiremez.
-Türkiye’nin her ilçesinde, en kıdemli yargıç başkanlığında oluşmuş “ilçe seçim kurulları” vardır.
Seçim zamanı bu kurullar, memurlarla ve siyasi parti temsilcileri ile güçlendirilir. Seçim dönemi haricinde bu kurulların yoğun işleri olmaz. Bir yasa değişikliği ile, her ilçede mevcut kurullardan yararlanarak “Siyasi Parti İlçe Seçim Büroları” kurulur.
Bu bürolar, bilgisayar ortamında hem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hem de Siyasi Parti Genel Merkezlerine bağlanmalıdır.
Bir partiye üye olmak isteyen kişi, isterse parti örgütüne isterse ilçe seçim bürosuna kayıt olabilir.
İlçe seçim büroları, her ay kendisine yapılan üyelik başvurularını partilere gönderir ve on gün içinde üyelik talebinin kabul edilip, edilmediğinin bildirilmesini ister.
Parti ilçe örgütü, örneğin on üyeden yedisinin kabul edildiğini, üçünün kabul edilmediğini yazar!
Resmi seçim bürosu bu yedi kişiyi kaydeder. Bu kayıtlar halka açıktır. İsteyen her kişiye bu listeler verilir. Üyeliği kabul edilmeyen kişiye “Yasa değişikliği ile” yargıya başvurma hakkı tanınır. (Bildiğiniz gibi mevcut yasada, sadece partiden atılan kişinin yargıya başvurma hakkı vardır. Kaydı kabul edilmeyenin böyle bir hakkı yoktur.) Bu durum, yerel örgütlerin sadece kendi adamlarını kaydetmelerinin önünü kesecektir.
Halka açık bu kayıtlar sayesinde, bir kişinin birkaç partiye birden üye olması da engellenecektir.

-Genel Başkan, süresi hiçbir şekilde uzatılamayarak sadece İKİ dönem için seçilecektir.
-Genel Başkan seçimi 1000-1200 delege tarafından değil, her İl için sayıları 600 olarak belirlenecek İl delegeleri tarafından yani toplam 48 Bin-50 Bin kişinin katılımıyla yapılacaktır.

-Yapılacak yasa değişikliği ile, partilerin “Hazine Yardımı” almaları sonlandırılacaktır.
Senelik 100 TL gibi üyelik aidatı ödeyecek üyeler, her seçimde oy kullanabileceklerdir. Parti, üyelerinden her sene aidat alacak performansı sağlayamıyorsa, zaten yok olup gidecektir.
Ayrıca, vatandaşların vergilerinden oluşan bütçeden partilere yardım yapılması, insanların istemedikleri partiye para vermeleri anlamına gelir ki bu zorlamadır.
Örnek verelim; AKP, “12 milyon üyem var” demektedir. 31 Mart seçimlerinde
AKP’nin devletten aldığı hazine yardımı tutarı 335 milyon TL dir.
Eğer AKP’nin 12 milyon üyesi gerçekse AKP, 12 milyon üyesinden, üye başına 100TL alsa, toplamda 1 milyar 200 milyon TL toplamış olacaktı! Hazineden alınan paranın dört misli!
Vatandaş olarak bizler, çok katlı lüks genel merkezleri, lüks otoları, seyahat giderlerini karşılamak zorunda mıyız? Dünyanın neresinde böyle gariplik var ki?

-Seçim sistemi, “Dar Bölge” ve her bölge bir milletvekili şeklinde olmalıdır.
Her parti seçimi kazanmak için, o bölgedeki en iyi adayı halka sunmak zorundadır. Kazanan aday ise Genel Başkanın değil, bölgesinin milletvekili olarak çalışacak ve katılımcı demokrasinin örneğini verecektir…

Partili olan ve Başbakanlık-Bakanlık-Milletvekilliği- Üst düzey devlet görevi yapmış, siyasette bir beklentisi olmayan devlet adamlarından oluşan bir
“Ak saçlılar Kurulu” oluşturacağız.
Genel Başkanlık yapanlar bu kurulun doğal üyesi olacaktır. Kurula üyelik kabulü, oybirliği ile olacaktır. Bu kurul, parti yönetimi yanlışa yöneldiğinde, alacağı kararla partiyi olağanüstü kongreye götürme yetkisine sahip olacaktır…

Parti üyeleri, dünyadaki sosyal olaylar, teknolojik gelişmeler, Türk Tarihi ve
yakın tarihimiz gibi konularda, uzmanlar tarafından sürekli olarak eğitim göreceklerdir. Konuşan-tartışan-fikirlerini özgürce savunan, yanlışa karşı çıkıp yapamazsın, diyecek aktif bir üyelik hedefliyoruz.

Değerli Okurlar;
Demokrasi çok hassas bir çiçek gibidir. Haftanın yedi günü 24 saat bakım ister. Üzerine ne kadar eğilir, ne kadar emek verirseniz o kadar güzelleşir.
Lâik Cumhuriyet bir çerçevedir. Çerçevenin içine, standardı yüksek demokratik değerler koyabilirsek, o tablo dünya şaheseri olur. Eğer koyamazsak, o tablo hür dünyadaki hiçbir galeride kendine yer bulamaz. Sıkıntısını da beraberce çekeriz.

Lütfen bizi takip edin! Sizlere tüm dünyanın gıpta ile izleyeceği demokratik güzellikleri sunmaya devam edeceğiz…

Not;
Bir bayram daha geldi! Ülkemin başında hala cehalet- ilkellik- sevgisizlik-saygısızlık-yolsuzluk rüzgarları esiyor! Önümüzdeki bayram, tüm insanlarımızın huzurlu-mutlu-bereketli ve sağlıklı günlere kavuşmaları dileğiyle, iyi bayramlar…

Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Haziran 2019
Rifat Serdaroğlu

7 thoughts on “NASIL BİR SİYASİ PARTİ?

  1. Mükemmel,
    Gönlümüzdeki bu işte.
    Elimizden gelen katkıyı yapacağız
    Başarılar diliyorum
    Cengiz ARCAN

  2. Gerçek,demokrarik,hukuk sisteminin gereği olmalı.Tüm yurtsever,Atatürk’ün yolundan giden,inançlarına ,cumhuriyete sahip çıkan gönlümüzde,kafamızdaki ideal sistemdir.Tüm kalbimle destekliyorum.Gözüm kulağım sizde olacak. Sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

  3. Serdar Bey, iyi bayramlar. Parti tüzüğü yazıldıysa gönderebilir misiniz? Saygılarımla. Dr. Ali Haydar Yedek

  4. Sayın Serdaroğlu, yazdıklarınız, açıklama ve bilgilendirmeni için teşekkürler. Kanımca hiç kimse olumsuz değerlendiremez, olması gerekeni yazmışsınız. Bu adımın nihai hedefi GERÇEK parlamenter rejime dönüş olmalıdır. Parlamentonun yanı sıra, Evren ve avanesinin ortadan kaldırdığı SENATO ülkemiz için olmazsa olmazlardandır. Yapısı, şekli şemaili tartışılarak şek,llendirilebilir, ama öncelikle gereksinimin tespiti gerek-şarttır! Parlamento kararlar alıp, kanunlar yaparken, ancak bunların sonrası ilaveten senato tarafından onaylanması sonrası mer’ileşmesi gerek-şarttır. Yoksa bu düzen şu an olduğu gibi her zaman rayından çıkarılmaya açık, mahkum olacaktır. Federal Almanya üzerinden bir örnek: çoğunluk Almanya’da sadece bir parlamentonun varlığını bilir. Halbuki orada bir de BUNDESRAT (kısaca BR) = Federal-Eyaletler-Danışma-Meclisi adlı Anayasal bir SENATO eşleniği vardır. Görevleri arasında parlamentoda onaylanmış, çıkarılmış tüm kanunların tartışılması + gerekirse değiştirilmek üzere parlamentoya iadesi, gerekli ise değişiklikleri yapmak + kanunları onaylamak (genelde oy birliği veya istisnaen ekseriyet oyuyla) ve yayınlatmak, mer’ileştirmek + tüm Federal Yönetimin idari işlerinde kanun yapıcı olarak etken yol gösterici ve denetleyici üst organ olmak + federal hükümetin AB ve dış politikalarında yol gösterici, yönlendirici onayıcı rol üstlenmek… ana görevlerindendir. Bu amaçla tüm eyaletlerin ve eyalet hükümetleri seçilmişleri, bu anayasal organın asli üyeleridir. Dolayısıyla şöyle bir düşünsek, bizde SENATO olsaydı, torba, sepet.. v.b.g. metodlarla geçen hiç bir kanunumuz bugün olduğu gibi gerçekleşemezdi. Hani daha düzgün, daha iyi güçlü parlamentodan bahsediyoruz yaa… Saygılarımla

  5. NOT: Evet Bayram geldi… ama 4 günde 18 şehidin olduğu ülkemizde yüreğim sızlayarak bayram kutlamak içimden gelmiyor. Kusurum affola!

  6. Okudum ama bazı yerleri ‘Uygulanamaz’ buldum. Mesela;Genel Başkanın 2 dönemle sınırlandırılması yanlış.Çok başarılı ise neden devam etmesin? Başarısız ise genele kurulda delegeler seçmez.
    Ayrıca her il için 600 delege tespiti çok yanlış! O kadar delegeyi bulmak zor olduğu gibi,küçük büyük illeri aynı sepete koyarak 600 delege demek yanlış. Bu gün İstanbul için de,Hakkari için de 600 delege demektir ki,kabul edilemez!..
    ‘Ak saçlılar kurulu’ oluşturmak genel Başkana karşı bir sigorta gibi görünse de,siyasi beklentisi olmayınca daha devletçi davranabilirler,parti ve genel başkana zorluk çıkartırlar.Ayı zamanda genel başkanın otoritesi de zaafa uğrar!
    Bu kurulun gerekirse genel kurula götürme yetkisi tamamen uygulanamaz niteliktedir.
    Biraz daha kararlar hakkında çalışma yapmak gerekiyor diye düşünüyorum.
    Hayırlı olsun..

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s