MİSYONER İSLAMCILAR

“Hikmet” sadece hakikattedir.
Bir konuda gerçeği arıyorsanız, gereği kadar emek harcamalısınız.
Yani, iliği bulmak istiyorsanız, kemiği kırmak zorundasınız…

Yıllardır araştırırım! Hatta bu konuda iki de kitap yazdım! Soru şu;
“Nasıl oluyor da, ilkokulu dışardan bitirmiş Fethullah Gülen adlı biri, dünya çapında bir organizasyonu kuruyor, yönetiyor, Türk Ordusunun üst kademesine, Türk Yargısına, Türk Devletinin en hassas birimlerine sızıyor, 170 ülkede okul açıyor ve milyarlarca dolarlık servetin sahibi oluyor?
Bu kişi ve yüzlerce avenesi nasıl oluyor da yaklaşık 20 senedir Amerika’da yüz dekardan fazla bir arazideki köşklerde, CIA’nın silahlı korumasında yaşıyor?
Türk Devletinin ısrarlı iade talebine karşı Amerika, neden Gülen’i tercih edip, Türk Devletinin haklı talebini görmezden geliyor?

Elbette bu konuda hepimizin bir fikri var. CIA desteği ve FETÖ okullarındaki her üç kişiden birinin CIA elemanı olduğu gibi!
Fakat, derinde yani bu örgütün kökünde ne var? Hadi gelin kemiği kırıp, iliği beraberce bulalım…

Amerikan derin devletine göre; Misyoner faaliyetler açısından Türkiye çok önemlidir ve Türkiye Asya’nın anahtarıdır!”
ABD, bu kilidi açmak için 15 Ocak 1820 yılında “Misyoner” anahtarını kullanmaya başladı. Bu tarihte, Amerikalı misyonerler Pliny Fisk ve Levi Parsons Osmanlı toprağına ayak bastılar! Tam iki yüz yıl evvel!
Misyonerliğin ilahi gerekçesi; “Gidiniz, gerçeği yani Kutsal Kitabı onlara anlatınız” idi! Misyonerliğin esas gerekçesi ise; “Gidiniz ve o ülkede sondaj çalışması başlatın” idi!

Sondaj çalışmasında istenen neydi?
Dinsel açıdan halkın durumu nedir- Toplu ibadete hangi sıklıkla katılınıyor-Din adamlarının eğitim, bilgi, ahlak düzeyleri nedir- birbirine düşman mezhepler-tarikatlar hangileridir-Etnik özellikler nedir-hangi etnik grup parayla satın alınıp kullanılır, nasıl birbirine düşürülür-okulların durumu nedir- Yabancıların okul açması nasıl karşılanır-Tüccar sınıfının ahlaki düzeyi nedir-hangi madenler vardır, yerleri ve durumları nedir- ticaret yolları nasıldır-Tarımın durumu nedir!

Bunlar belirlendikten sonra “Okul açılması” dönemi başlar.
Misyonerler, gittikleri her yere, elle çalışan küçük matbaa makineleri götürdüler. Bunlarda, Ermenice-Süryanice- Bulgarca-Rumca İncil ve Protestan Hıristiyan kaynaklı dini yayınlar basar ve dağıtırlar.
Mardin Deyrulzafaran Manastırını ziyaret edenler, oradaki matbaayı görmüşlerdir.

1898 yılına gelindiğinde, sadece İstanbul ve Anadolu’da 400’ü aşkın okul ve bu okullarda eğitim gören 18 Bin dolayında çocuğumuz vardı.
Bu okullarda Türkçe İncil-Gramer-Ahdi Cedid tarihi (İncil)- Matematik Coğrafya Fizik- Rumca-Ermenice gibi dersler okutulurdu!

Okullardan bazıları ve açılış tarihleri;
Merkezi Türkiye Koleji Antep-1876 / Fırat Koleji Harput-1878 / Anadolu Koleji Merzifon 1886 / Merkezi Türkiye Kız Koleji Maraş-1882 / Azizi Pavlos’un Enstitüsü Tarsus-1888 / İstanbul Kız Koleji İstanbul-1890 / Uluslararası Kolej İzmir-1903…

Elbette ki bu okullarda, çocuklara faydalı bilgiler de verilmiştir.
Fakat, eğitim görüntüsü arkasında yapılan gerçek misyoner çalışmasıyla yetiştirilen Ermeni-Süryani çocukların büyük bir kısmı, üniversite eğitimi için Amerika’ya götürülmüş ve dönüşte iyi yetişmiş birer eleman olarak görev aldılar. Bazıları, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemindeki silahlı isyanların baş aktörleri oldular. Bunlardan, kendilerini “Kürt” olarak gösteren bazı aileler bu isyanlara destek verdiler ve Atatürk’e suikast yapacak kadar emperyalist devletlerin kölesi oldular…

FETÖ, tarihimizdeki Amerikan Misyoner Yapılanmasının günümüzdeki yapılanmasıdır, ve doğrudan Amerikan Devletinin (Başkanların değil) maşasıdır.
10 Kasım 1938’de Atatürk’ün ölümünden sonra gelen tüm yönetimlerin FETÖ ve benzeri organizasyonlarda mutlak sorumluluğu vardır.
Fakat en büyük sorumluluk 11 yıl FETÖ ile beraberce ülkeyi yöneten AKP’dedir.
Bu yüzden, AKP içinde yuvalanan FETÖ’nun siyasi ayağı açıklanmadan ve yargılanmadan yapılan mücadele boştur…
Çünkü AKP, bunlardan beslenmektedir. Dün FETÖ ile kucak kucağa olanlar bugün Menzil Tarikatı ve benzerleriyle birlikteler. AKP üst yöneticilerin FETÖ’yu göklere çıkaran beyanları, FETÖ’ya destek olunması için yazılan resmi yazılar bize “Siyasi Ayak” kimmiş, göstermektedir…

T. C Devleti ve Türk Milleti gerçekleri görmeli ve kararını-oyunu ona göre vermelidir.
Nasıl FETÖ, Amerikan Misyoner Yapılanmasının günümüzdeki elemanı ise,
Kuzey Irak’ta, Suriye’de ABD-AKP işbirliği ile kurulmakta olan Büyük Kürdistan Devleti de aynı imalatın ürünüdür!

Protestan Misyonerlik faaliyetlerinin başladığı tarihten elli yıl önce Papalık,
Katolik Misyonerlik faaliyetlerine başlamış, “Kürtçe Gramer” kitabını bastırmıştı bile! (Başka bir yazıda anlatırız)

Türk Milleti, AKP’yi demokratik yöntemlerle alaşağı edemezse, işi çok zordur.
23 Haziran İstanbul seçimleri, AKP’ye Türk Milletinin şamarını atmak için çok iyi bir başlangıçtır. Gerisi Çoban Ateşi Hareketinin işidir. Zaten başkası beceremez!
Sevgili İstanbullular;
Çare sizlersiniz. Verin oylarınızı İmamoğlu’na, kovalayın İstanbul’daki sahte ve hırsız imamları, sonra atın bacak bacak üstüne, alın kahvenizi elinize, Çoban Ateşini seyredin…

Sağlık ve başarı dileklerimle 11 Haziran 2019
Rifat Serdaroğlu

One thought on “MİSYONER İSLAMCILAR

  1. Sağ iktidarların olduğu her dönemde FETOŞ nonoş baştacı edilmiştir.Onun CİA ajanı olduğunu bilmemek yöneticilerin ayıbı ve beceriksizliğidir. Bilip de ses çıkarmamak ABD’nin güdümünde olmak mecburiyeti hissetmişlerdir anlamına gelir ki,her ikisi de yanlıştır. Ve sonuç TÜRKİYE KAYBEDİYOR!

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s