GERÇEKLER (2)

Lütfen, iyice düşünüp, geçmiş 17 yılı değerlendirip, öyle yanıt verir misiniz?
Bugün AKP Genel Başkanı, Anayasaya aykırı yazılı bir emir verse, (örneğin, TBMM’den yetki almadan Suriye ile savaş ilan etse) bu kanunsuz emre direnecek Parlamento, Medya, Genelkurmay Karargahı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Yüksek Yargı, Baro, Sendika, Üniversite ve Vali var mı?

Var mı, “Efendim bu verdiğiniz emir kanunsuzdur ve Türk Milletinin aleyhinedir. Bu emri uygulamam mümkün değildir” diyecek bir vatan evladı?

Peki, Türk Askerine “Eşşek”, Atatürk’e Ayyaş, Erdoğan’a Allah dendiğinde susan ve en ufak bir tepki göstermeyen Türk Milleti, böyle bir kanunsuz emre karşı meydanlara çıkar da “Yapamazsınız” diye demokratik tepkisini gösterir mi?

Gerçekte bu görev, muhalefet partilerinindir. Türk Milletine doğruları anlatacak, gerekiyorsa önüne düşüp canını ortaya koyacak muhalefet liderleri var mı? YSK’nın önünden kaçanları unuttuk mu?

Bu günleri 100 yıl öncesinden görüp Türk Gençliğini uyaran Büyük Atatürk’ün Türk Gençliğine seslenişi, unutuldu mu? Yok mu sayılıyor?

Değerli Okurlar;
Bir imkan olsa da bu yazılanları, televizyonlarda AKP yetkilileri ile tartışabilsek!
AKP’ye direnmek ve onu demokratik yolla iktidardan indirmek artık farz haline gelmiştir.
Sizlere 4 örnek vermek isterim;
-AKP, Anayasa Mahkemesi tarafından “İrticai faaliyetlerin odağı olduğu” tespit edilen ve 11 üyenin 10 tanesinin oyuyla para cezasına mahkûm edilmiş SABIKALI BİR PARTİDİR. (Bir karşı oy, şimdi Huber Apo ile parti kurmaya çalışan, İBDA-C dergilerinin Ankara sorumlusu Haşim Kılıç’ın oyudur.)

-15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin tamamına yakını, süresinde TBMM’ye gönderilip yasalaşmamış ve kadük olmuştur. Halen komisyonlarda bekleyen KHK vardır.
AKP, bu tutumuyla hem Anayasa Md. 121’i, hem de TBMM İçtüzük Md. 128’i ihlal etmiştir.

-Bütçe yapma hakkı TBMM’nindir. Bu hak devredilemez, çiğnenemez.
(Anayasa Md. 161) AKP, TBMM’nin kendisine verdiği borçlanma limitini temmuz ayı sonu itibariyle aşmıştır. AKP, TBMM’den ilave borçlanma için yetki almamıştır. Devletin Ağustos başı itibarıyla yaptığı borçlanmaların tamamı kanunsuzdur.

-Devlet, yetkisiz belgesiz bir kuruş harcayamaz ve para kabul edemez.
AKP, Suriyeli kaçkınlara 40 MİLYAR DOLAR para harcadık, diyor.
Bu paranın nerelerden geldiği, devletin hangi faslından ve hangi yetkiye dayanarak harcandığı, belgeleri TBMM ve Türk Milleti tarafından bilinmemektedir. Türk Devleti, Kurtuluş Savaşı sırasında bile yapılan harcamaların hesabını TBMM’ne vermiştir. AKP uygulaması suçtur ve rezalettir.

Sadece bu dört olay, demokratik bir ülkede hükümetin görevden alınması, yargılanması ve sorumluların mahkûm edilmesi için yeterli sebeptir.
Bunların üstüne “Rüşvet almak” “yolsuzluk yapmak” gibi ağır suçlardan dolayı aklanmamış ve görevinden alınmış kişileri T.C Devletinin Büyükelçisi olarak atamak, Türk Tarihine yüz karası olarak geçecek bir hakarettir.

Değerli Okurlar;
Bu yazılar AKP’ye karşıtlığımızın bir sonucu değildir.
Keşke AKP, Anayasal çizgide çağdaş ve şeffaf bir yönetim sergileseydi de, bizler onları alkışlayabilseydik!
Fakat, Türk Milletinden emaneti alıp, sonra da emanete ihanet eden kim olursa olsun, elbette ki sorgulanacaktır.

İki gündür, yaşadığımız gerçekleri yazıp insanları uyandırmaya, ülkeye sahip çıkmaya gayret ediyoruz.
İzninizle yarın ne yapmamız gerektiğini ve Çoban Ateşi Gönüllüleri olarak neler yaptığımızı sizlerle paylaşmak isteriz.

Not; Gerçekler (1) adlı dünkü yazımda Sayın Günal Ölçer’in raporundan yararlandım. Kendisine ve ekibine teşekkür ederim…

Sağlık ve başarı dileklerimle 22 Ağustos 2019
Rifat Serdaroğlu
rifatserdaroglu

5 thoughts on “GERÇEKLER (2)

  1. Aklı başında insanların ses çıkarması için ümmet değil,vatandaş olmak gere k.Kimse ses çıkaramaz AKP lilerin,çünkü diyet borcu var! ORTAK AKIL denen enine boyuna analiz eden bir yönetim anlayışı olsa bunlar asla olmazdı.

    • Başta CHP ve İYİ partili ve AKP’li MV’ne Gerçekler 1 Gerçekler 2 yazılarını postalamak her gün birisini ertesi gün ötekisini mail faks ve/ya PTT yoluyla gönderip taciz derecesinde rahatsız etmeyi deneyemez miyiz?

      Vatanı için buncacık zahmete katlanacak ülkesini seven çok insanımız olduğuna inanıyorum.

  2. sayın serdaroğlu ben sizin rahmetli kuzeniniz özcanın çocukluk arkadaşıyım 1979 yılında adanada apocu denilen şerefsizler tarafından katledildiği zamandan beri iki yakamız millet olarak bir araya gelmedi fakat bu son 18 yılda yaşadıklarımız tam tabiriyle rezillik kepazelik iğrençlik bu memleketi bir kişiye teslim edenler utansın benim yaşım 65 ama bu ülkenin bunlardan kurtulduğunu görmeden ölmek bana haram olsun eninde sonunda bu din tacirlerinden kurtulacağız

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s