CUMHUR İTTİFAKI SİZ NEYİ KORUDUNUZ?
Önce bir yanlışı düzeltelim. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşadığımız
“Çocuk Cinayetleri” çılgınlığından sonra, haklı olarak içleri yanan, ömürleri kararan Anneler-Babalar “Milli Eğitim Bakanı İSTİFA” diye feryat ettiler. Şu an MV olanlar, parti teşkilatları da aynı talebi tekrarladılar.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine göre “Bakanlar Kurulu” diye bir kurum yoktur. “Cumhurbaşkanı Kabinesi” vardır. Sadece adları Bakan olan bu emir erleri, TBMM’ye karşı sorumlu değildir. Bu çapsızlar doğrudan ve sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. O, “istifanı sun” diye emrederse, Bakan sunmak zorundadır. Kendi başına istifa kararı veremezler!
Aksi takdirde başlarına ne geleceğini iyi bilirler. Bakanların “Tekme-Tokat” dövüldüğü olaylar belgeleri ve tanıklarıyla arşivimizdedir.
Bu yüzden doğru kişinin istifasını isteyin! Yetki kimdeyse, sorumlu odur.
Kartalkaya’da çoğu çocuk olan 78 canımız gitti, “Bakan İstifa” diye bağırdınız, etti mi? Yapmanız gereken “Cumhurbaşkanı İstifa” veya AKP iktidarına şartsız şurtsuz, adeta köle gibi destek veren “Bahçeli İstifa” demelisiniz.
“Sorumluluklarını, görevlerini yapmayarak” canlarınızı ellerinizden almışlar. Başınıza daha feci ne gelebilir ki, gerçek suçluyu söylemeye çekiniyorsunuz?
Anayasaya aykırı olarak kurulan Tarikat Yurtlarında canlı-canlı yanan kız öğrenciler için istifa eden oldu mu? Yargılanıp, yasadaki ceza ile hapse atılan bir tane görevli oldu mu?
Tüm bu felaketler neden oluyor biliyor musunuz?
Yıllardır anlatamadık! Cumhur İttifakı, “Devleti Yönetmek için değil, Devleti ele geçirmek ve emperyalist Devletlerin emirlerini yerine getirip, zenginleşmek için iktidara GETİRİLDİLER.
Cumhur İttifakı, “İlkel Dönemde” kalmış, ilime, bilime karşı, dini taassup altındaki karanlıklar yuvasıdır.
Bu İttifak, kendisinden başka kimseyi korumaz, korumadı!
Kadınlarımızı korudular mı/Bebeklerimizi-Çocuklarımızı korudular mı?
Tarikat izbelerinde tecavüze uğrayan çocuklarımızı korudular mı/ Ormanlarımızı ağaçlarımızı korudular mı/Polis intiharlarını durdurabildiler mi/ Emeklileri koruyabildiler mi?
“Askeri Vesayeti” bitireceğiz diye geldiler, hiçbir demokratik ülkede olmayan “YARGI VESAYETİNİ” getirdiler.
Türk Ordusunun Türkiye’deki “Kürtçü Bölücü Terörü-İran ve Afganistan’dan kaynaklanan silahlı Dinci Terör” hakkında bürokrasiye bilgi vermesini VESAYET saydılar, demokrasiye aykırı buldular.
Organize Suç Örgütü Liderinin rüşvet olarak verdiği arabayı-evi kabul eden Başsavcı Yargıtay’a üye yapıldı.
Cumhur İttifakının önünü açmak için namuslu yöneticileri düzmece delillerle, yalancı gizli tanıklar kullanarak, zindana atan Savcılar terfi ettirildi. Mal varlıklarını, Türk Milletine izah edemeyen Savcılar, Bakan yapıldı, yolsuzluğa sahip çıkıldı…
Aziz Türk Milleti;
Cumhur İttifakını oluşturan partilerin hepsinin elleri kanlıdır. Haram içinde yüzmekteler. Ellerinden Türk Milletinin verdiği emanetin, yine gerçek sahibi olan Türk Milleti tarafından derhal alınması şarttır.
Bugün evlatlarımızı, onların geleceğini kaybediyoruz, görmüyor musunuz?
Yarın vatanı kaybedeceğiz, hala görmüyor musunuz?
Sağlık ve başarı dileklerimle 18 Nisan 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
THE MINISTRY OF NATIONAL EDUCATION IS RESPONSIBLE FOR SCHOOL MASSACRES. SHOULD I RESIGN? Okul güvenliği ve artan şiddet vakaları konusunda Türkiye şu an çok derin bir toplumsal ve siyasi krizden geçiyor. 14-15 Nisan 2026 tarihlerinde Şanlıurfa (Siverek) ve Kahramanmaraş’ta üst üste gerçekleşen okul saldırıları, Türkiye tarihinin en kanlı okul katliamlarından biri olarak kayıtlara geçti. Wikipedia Wikipedia +1 Eğer eğitim camiasında görev yapan bir birey olarak bu soruyu soruyorsanız, şu anki mevcut durum ve tartışmalar şöyledir: Mevcut Durum ve Sorumluluk Tartışmaları Katliamların Boyutu: Kahramanmaraş’ta 14 yaşındaki bir öğrencinin düzenlediği saldırıda 9-10 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Bu olay, Siverek’teki 16 kişinin yaralandığı saldırıdan sadece 28 saat sonra gerçekleşti. İstifa Çağrıları: Eğitim sendikaları (Eğitim-İş ve Eğitim Sen), yaşanan şiddet olaylarından Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) politikalarını sorumlu tutarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in derhal istifasını talep etti. Sendikal Eylemler: Türkiye genelinde öğretmenler 15-17 Nisan tarihleri arasında iş bırakma eylemleri ve Ankara’da MEB önünde “Yaşam Nöbeti” başlattı. Eleştiriler: Bakanlık; okullarda kadrolu güvenlik görevlisi bulundurmamak, rehberlik sistemini zayıflatmak ve okulları şiddete açık hale getirmekle suçlanıyor. Instagram Instagram +8 Resignation (İstifa) Kararı Hakkında Kişisel istifa kararınız tamamen sizin vicdani, mesleki ve etik değerlendirmelerinize bağlıdır. Ancak kamuoyunda ve eğitim camiasında şu an iki ana görüş hakimdir: Sorumluluk Almak: Bazı eğitimciler, sistemin bir parçası olarak kalmanın bu “çürümeye” ortak olmak anlamına geldiğini savunarak istifayı veya grevi bir protesto aracı olarak görmektedir. Mücadele Etmek: Diğer bir görüş ise, eğitimcilerin istifa etmek yerine sistem içinde kalarak çocukların güvenliği ve bilimsel-laik eğitim için sendikal mücadeleyi büyütmesi gerektiğini savunmaktadır. Turkish Minute Turkish Minute +2 Özetle: Bakanlık üzerinde çok büyük bir istifa baskısı bulunmaktadır. Eğer kendinizi bu sistem içerisinde güvende hissetmiyor veya etik olarak devam edemeyeceğinizi düşünüyorsanız, sendikanızla veya hukuk danışmanlarıyla görüşerek adımlarınızı belirleyebilirsiniz. Güncel gelişmeleri Birgün veya Cumhuriyet gibi kaynaklardan takip edebilirsiniz.