HAYAT BİR DURUŞTUR!
Ödlek tarikat-cemaat takımı, hırsızlar ve hainlerle ile kesintisiz mücadelemi gören, haftada iki gün Emniyet Müdürlüğünde, haftada 1 veya iki gün de adliye binalarında karşılaştığım insanlar bana çoğunlukla şunu sorarlar;
“Abi-Başkan-Vekilim-Bakanım (Hitap kişinin bizi konumlandırdığı yere göre değişir) senin arkanda mutlaka birileri var! Yoksa böyle yazılar yazamazdın!”
Uzun siyasi yaşamımda ailemden ve eşimden başka arkamda kimsem olmadı. Yanımda, Türkiye’nin her yerinde benimle beraber gerekirse ölüme gidecek dostlarım, siyaset arkadaşlarım oldu. Allah, tümünden razı olsun!
27 yaşımda Bergama Belediye Başkanı seçildiğimde, rahmetli babam ziyaretime geldi ve bana şu öğüdü verdi;
“Oturduğun şu koltuk var ya, sakın ondan şeref alanlardan olma oğlum! Eğer öyle biri olursan, koltuktan kalktığında Şerefin o koltukta kalır.
Sen, ailenin ve seni sevenlerin sana verdiği değer sayesinde kazandığın kendi şerefini, o koltukta oturduğun müddetçe onunla paylaş. O makamı onurlandır. Koltuktan kalktığın zaman, şerefin de seninle gelsin! Hadi oğlum Allah yardımcın olsun…”
Bazı insanları kolay-kolay yıkamazsınız. Sebebi güçlü olmalarından değildir!
Vicdanlarının rahat olmasındandır. Çünkü onlar, geriye dönüp baktıklarında,
“Bugün olsa, yine aynısını yaparım” diyecek duruşu sergilemiş doğru insanlardır. Güçlü olanı yenebilirsiniz, yıkabilirsiniz ama geçmişi ile hesaplaşmış, Rabbinin huzuruna vicdan huzuru ile gitmeyi ömür boyu ilke edinmiş birlerini asla yenemezsiniz…
Size iki “DURUŞ” örneği vereceğim. Tarafların hepsi yaşıyor, sorabilirsiniz.
1) 20 Ekim 1991 Genel Seçimleri! İstanbul Beyoğlu seçim bölgesi RP Refah Partisi MV Aday Listesinin 1’nci sırasında ki Aday R. T. Erdoğan idi. Erdoğan’ın MV seçilme şansı %100 idi. Fakat o seçimde “TERCİH OYU” denen sistem vardı. Son sıradaki Mustafa Baş, tercih oyu ile 1’nci sıraya yükselip, MV seçilince, Erdoğan doğal olarak SEÇİLEMEDİ.
Olması gereken DURUŞ ne idi?
RP seçmeni Mustafa Baş’ı tercih ederek 1’nciliğe çıkarıp MV seçmiş. Erdoğan’ın seçmen tercihine saygı gösterip, Mustafa Baş’ı tebrik edip, çekilmesi gerekirdi! Öyle olmadı, Erdoğan ve 50’ye yakın adamları her yerde Mustafa Baş’ı arayıp, istifa ettirmeye çalıştılar. RP Genel merkez yetkilileri, Mustafa Baş’ın CAN GÜVENLİĞİNDEN endişe edip, Baş’ı Almanya’ya kaçırdılar. Erdoğan Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu Başkanına ağır hakaretten Bayrampaşa Cezaevine atıldı. Konu Erdoğan’ın seçimi olunca, ortada ne parti disiplini, ne büyüğe saygı, ne millet iradesi, ne demokrasi kalmıştı!
Erdoğan’ın demokratlığı buraya kadardı…
2)Bu ikinci olay, bir DURUŞ değil, bir kişinin şahsında Türk Ordusunun bir
Tümgeneralinin onurunun yerlerde süründürülmesidir. Dikta hevesi içinde olan yöneticiler doğal olarak öldürülmekten çok korkarlar!
30 Ağustos Zafer Bayramı için Anıtkabir’e gelen Tümgeneralin üzerinde silah olup olmadığını bir polis memuru “ELLE ARAMA” yapıp kontrol etti.
O rütbeye gelip de, hakkını vermeyen o Paşanın üniformasını taşımaya
hakkı var mıdır? Türk Ordusunun şerefini koruyacak bir tane Milli Savunma Bakanı, bir tane Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet Komutanlarından bir tane haysiyet sahibi bir Türk Subayı kalmadı mı?
Sizler böyle oldukça, seneye sizi Polis değil BEKÇİ arar! Layıktır size!
Hadi şimdi utanmadan SERDAROĞLU’NA dava açmaya! Duruşunuz batsın…
Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Eylül 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı