BAŞBAKAN-CUMHURBAŞKANI-HALİFE

Erdoğan, inancını bile kendi hesabına göre kullanan biridir. Neye inandığını, inancının felsefesini, derinliklerini bilmez. Erdoğan kâmil insan olamamıştır, olgunlaşamamıştır, hala hamdır. Çünkü Erdoğan kitap okumaz, ilmi sohbetlerde bulunmaz, danışmaz, bilene hürmet etmez, eksik taraflarının çok olduğunu kabul etmez. Her söze ve her konuya “Biz biliriz” diye başlar!
Erdoğan’a sorsanız, “Sizin siyasi görüşünüz nedir” diye, bu aralar muhtemelen “Muhafazakâr Demokrat” diyecektir. Gençliğinde “Siyasal İslamcı” , daha sonra “Milli Görüşçü” , bir ara “Liberal İslamcı” , “Amerika-İsrail düşmanı”, şimdi ABD ataması Eşbaşkan”. Yarın ne olacağı ise yazının sonunda!

Erdoğan, AKP’nin Cumhurbaşkanı adayıdır. Eğer seçilirse, nasıl bir Cumhurbaşkanı olacağını, yolunun nerede sonlanacağını, ustası ve onun
“Fetva Makamı” olarak kabul ettiği İlahiyatçı Hayrettin Karaman’ın
25 Mayıs 2014 günü Yeni Şafak Gazetesindeki yazısından anlamak mümkündür.
Karaman’ın görüşlerini, Erdoğan’ın dediklerini, halen yürürlükte olan ve hepimizi bağlayan Anayasamız neler diyor, beraberce bakalım;

Erdoğan’ın “Fikir babası” Karaman diyor ki;
*“Seküler kavramı daha genel dünyeviliğe, beşerî alana yani Allah’ın dininin müdahale etmediği, yok sayıldığı bir alan yapısına tekabül eder. Lâiklik ise bunun içerisindeki siyasi boyutu temsil etmektedir. Öyleyse ister laisizm, ister sekülarizm olsun özünde öyle bir alan öngörüyor ki, din oraya kesinlikle karışmayacaktır. Buradan hareketle İslâm’a geldiğimizde,
İSLÂM’DA DİNİN KARIŞMADIĞI ÖZEL VE GENEL HİÇBİR ALAN YOKTUR.
-“ İslâm ve Lâiklik, ikisi bir arada olmaz kardeşim. Ya Müslüman olacaksın, ya da Lâik.” RTE.

Erdoğan’ın “Fetvacısı” Karaman diyor ki;
*“İçinde bulunduğumuz şartlar, adım-adım İslâm’a giderken bir aracın kullanılmasını zaruri kılarsa, o aracı kullanırız. Bu kavram olur, kurum olur, parti olur.”
– “Demokrasi benim için amaç değil, araçtır. Gideceğim yere kadar biner, istediğim istasyona gelince inerim. RTE.
Erdoğan’ın “Fetvacısı” diyor ki;
-Eğer o araç bizi amacımıza götürüyorsa, kapıların arka arkaya açılmasını sağlıyorsa, mecburiyete binaen onu kullanabiliriz. Zaruret o aracı meşru kılar.
-“ Davam için Papaz elbisesi bile giyerim.” RTE.

Erdoğan’ın “Hocası” Karaman diyor ki;
*“İnsan-Allah ilişkisi ve insanların düzenlemelerinin din ile bağlantısı açısından meseleye baktığımızda “ÇOĞULCULUK” kavramının bizim bünyemize uymadığını söyleyebilirim. Çoğulculuğun temelinde hak ile batılın, doğru ile yanlışın, iyi ile kötünün göreceliği ve eşitliği vardır. Bu ise İslâm’ın özüne aykırıdır.
-“Sen kimsin kardeşim, çıkar cübbeni, çıkar şapkanı, in kürsüden kur partini, geç karşıma. Ne demek çoğulculuk, yaradılışa ters!” RTE.

Anayasa Md 2: Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, LÂİK ve sosyal bir hukuk devletidir.
Anayasa Md 14: Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve LÂİK Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
Anayasa Md 24: Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne surette olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

Değerli Okurlar;
Her şey o kadar açık ve net ki, görmemek için ya saf, ya kör, ya da hain olmak lazım. Yıllardır bu badem takımı için söylediğim her şey doğru çıktı.
Keşke yanılan ben olsaydım.
Türk Milletine şu gerçeği çok iyi anlatmalıyız. Eğer RTE Cumhurbaşkanı olursa herkes bilmelidir ki, 2015 Genel Seçimlerinden sonra, “Özerk Kürdistan” tanınacak, Türkiye bölünecek ve önce “Federe İslâm Devleti” kurulacak, sonra Erdoğan şeriat devletinde Halifeliğini ilan edecektir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ne iş mi yapıyor? Ne bileyim? Var mı öyle biri?

Sağlık ve başarı dileklerimle 30 Mayıs 2014
Rifat Serdaroğlu