11 September, 2021 07:58

OY VERECEĞİNİZ KİŞİYİ TANIYOR MUSUNUZ?

Ülkede kafa karışıklığına bir son vermek ve bazı fesat ocaklarının ellerinden “ihanet araçlarını” almanın zamanı geldi! Çünkü kaybedecek zamanımız yok.
AKP’nin yarattığı yıkımı onarmak, bu arada hızla gelişen hür dünya içinde yerimizi almak için çok çalışmalıyız. Cehalet ürünü olan saçma zırvalarla uğraşmamamız gerek…

20 yıllık AKP İktidarında, Cumhuriyet ve İnanç üzerinden bir kavga yürütülüyor. AKP, Cumhuriyet değerlerine her gün saldırarak hem Cumhuriyeti yıkmaya, hem de demokrat görünerek, bir din devleti kurmaya açıkça devam ediyor.

Hadi olayların üstündeki örtüleri kaldıralım ve kim ne imiş birlikte görelim;
Siyasal İslamcılara göre;
“Cumhuriyet hile ile kurulmuştur.” Mustafa Kemal Anadolu’ya, Padişah yani Halife tarafından yollanmış olmasına rağmen, hem devletine ihanet etmiş ve o sonsuza kadar yaşayacak imparatorluğu yıkmıştır. Yerine kurduğu devlet de,
79 yıldır halka zulmetmektedir. Bu zulüm devleti yıkılmalı ve insanların önce dinsel özgürlüklerini sağlayarak, herkesin istediği gibi yaşayacağı “Çok Hukuklu” bir sistem kurulmalıdır!

Liberaller ve Dönek Marksistlere göre;
Her olayda Türkiye’yi karıştırmaktan geri durmayan sözde liberaller ve eski Marksistlerden liberalliğe dönüştürülenlere göre esas kusur Cumhuriyetin kuruluşunda aranmalıdır. Cumhuriyet halkın talebi dışında, Kemalistlerce dayatılmış bir sistemdir. Bu yüzden Cumhuriyet yıkılmalı ve yerine yeni bir Cumhuriyet kurulmalıdır. O zaman sorunlar ortadan kalkacaktır!

Eski Marksist dönekler, liberaller, bunların değişmez yardakçıları Bölücü Kürtçüler ve Ermeni militanlar, Cumhuriyeti yıkma konusunda her zaman birlikte hareket etmişlerdir. Cumhuriyet Döneminde, 28 adet silahlı isyanı incelerseniz bu şeytan ittifakını net olarak görebilirsiniz.

Bu çetenin birleştiği bir nokta da “Laikliğe karşı” olmalarıdır.
Onlara göre, Laiklik resmi görüştür, inanç ve düşünce özgürlüğünün en büyük engelidir. Dincilere göre ise laiklik dinsizliktir!

Bu genel bilgilendirmeden günümüze dönersek, aynı oyunun yine sahneye konulduğunu görüyoruz.
Ülke hazinesini soyan, devleti ve milleti boğazına kadar borca sokan Badem İktidarı, halkımızda kaybettiği itibarı, dini siyasete alet ederek tekrar elde etmek istemektedir. Bu sapkın amacı için ise Diyanet İşleri Başkanı denen Atatürk düşmanını kullanmaktadır.

Geçen hafta, sizlerden bir ricam olmuştu;
Diyanet İşleri Başkanının beyanları ve davranışlarını ve siyasi parti genel başkanlarının ona verecekleri yanıtları not etmenizi istemiştim.

Çünkü Laiklik İlkesi, Cumhuriyetin temel taşıdır. Laiklik ilkesine yapılacak saldırılara en sert şekilde karşı koymayan, aksine susarak dolaylı destek veren genel başkanlar, Türk Milletini yönetmeye hakkı olmayan siyasetçilerdir.
Bu konuda görevini yapmayan bir genel başkan, bizim için boştur.

Kılıçdaroğlu;
Yargıtay’daki törende en ön sırada oturuyordu. Ellerini açıp, duaya iştirak etti!
Bu davranış, Kılıçdaroğlu’nun laiklik karşıtı olduğunu elbette ki göstermez.
Fakat bir genel başkanın, ani gelişen olaylar karşısında “Siyasi Supleks” sahibi olması gerekir. Kılıçdaroğlu, neler yapabilirdi;
-Laiklik İlkesinin ayaklar altına alındığı bu durumu protesto edip, terk edebilirdi!
-Yargıtay Başkanından dua okunurken cübbesini çıkarmasını isteyebilirdi!
-Toplantının sona ermesinin hemen ardından, Yargıtay Binasının önünde, bu davranışı protesto edebilirdi! Sayın Kılıçdaroğlu salonda sustu, binanın önünde sustu, hala susmaya devam ediyor!

Akşener;
Kendisine yapılan basit bir sözlü saldırı karşısında kızan, bağıran Akşener, saldırı Laik Cumhuriyete yapılınca sustu, hala da susuyor! Emekli Amirallerin bildirisine zevzeklik diyerek konuşan, Tayyip Beyin sallamasına anında yanıt veren Akşener, Atatürk düşmanı Erbaş karşısında sustu.

Mithat Sancar;
Tıynetinin gereğini yaptı ve o da sustu!

Devlet Bahçeli; Üç gün sustu ve Diyanet İşleri Başkanını desteklediğini ve tam arkasında durduğunu söyledi!

AKP Larvaları;
Tabii ki Ali Erbaş’ı desteklediler ve Laiklik ilkesini savunanları “Azgın Azınlık” diye tehdit ettiler.

Aziz Türk Milleti;
Biz, bir durum tespiti yaptık. Varsayalım ki genel başkanların kalplerinde ve zihinlerinde, laiklik konusunda kötülük yok. O zaman soralım;
Şimdi konuşmayacaksanız da, ne zaman konuşacaksınız?

Sağlık ve başarı dileklerimle 11 Eylül 2021
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s