19 September, 2021 06:07

HEMŞERİ KAZIĞI

Bugün bir video izledim. Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeliği yapmış, şu an yurtdışında yaşayan, FETÖ’cu diye suçlanan bir gazeteci hazırlamış.

Anlatılanlar, gerek DOĞRU Parti Rize İl Başkanlığının gönderdiği raporlara, gerek Rize’deki incelemelerimize, gerekse de “Rize Çay Üreticileri Derneğini” ziyaretimizde söylenenlerle birebir aynı olunca, videonun doğruluğuna karar verip, sizlerle paylaşmak istedim.

Erdoğan tarafından önce hemşerisi olan Rizelilere sonra da Trabzon-Artvin illerine ve Giresun ilinin bir bölümüne, atılmış büyük kazığın hikayesini birlikte okuyalım!

ÇAYKUR, 2016 yılına kadar sürekli kar eden ve Türk Milletinin damak zevkine uygun çay üreten güzide bir kuruluşumuz idi. 2016 yılında Çaykur 82 Milyon TL kar etmişti.
2017-2018-2019-2020 yıllarında toplam 2 MİLYAR 244 MİLYON TL zarar etti!

Ne oldu da Çaykur birden bire zarar etmeye başladı? İşte Hemşeri Kazığı dediğim budur!
İngiltere, dünyada çay üretiminde ve ticaretinde tek söz sahibi ülkedir. Sadece Çin’e dokunamaz! İngiltere, ÇAYKUR’u bitirmeden, Türkiye Çay üretimini ele geçiremeyeceğini çok iyi bilir. ÇAYKUR’u bitirmenin yolu ise AKP ile anlaşmaktan geçer.
ÇAYKUR çay alımını yarıya düşürecek, masrafları aynı kalacak ve ÇAYKUR doğal olarak zarar edecek!

İngiltere, Erdoğan’a iki konuda çok ciddi destek verdi;
1)15 Temmuz olayının bir darbe girişimi olduğunu dünyaya İngiltere ilan etti!
2)Türkiye, aptalca yönetilen ekonomisi yüzünden döviz krizine girmişti. İngiltere, Türkiye ile SWAP işlemlerini yapan ilk ülke oldu ve Türkiye’nin önünü açtı!

İngiltere, karşılığını almadan kimseye yardım etmez. Plan şu idi;
ÇAYKUR, çay alımlarını azaltacak üretici, özel sektöre yönlendirilecek ve kısa zamanda ÇAYKUR-Özel Sektör çay alımında %50’ye %50 hale getirilecekti.
Görünüşte ve söylemde ÇAYKUR, ben çay alımını azaltmadım, tüm çayı alırım, ama günde ancak üreticiden günlük 15 kilo çay alırım, diyordu!

10 dekar çay bahçesi olan üretici, dekar başına yaklaşık 600 kg çay elde eder, toplamda ise 6 bin kg çay üretmiş olur. Çay bitkisi doğası gereği kesildikten sonra bekletilemez, satmak zorundasınız. ÇAYKUR, 15 kilo/günlük çay alınca toplanan diğer çaylar mecburen özel sektöre gidecektir.
ÇAYKUR’un destekleme primiyle birlikte 4 TL/kg ödediği çay, özel sektör tarafından 2,70 TL’ye kadar düşer. Çay alımı bilerek azaltıldığı için ÇAYKUR zarar eder, bir yılın emeğini ucuza özel sektöre satmak zorunda olan çay üreticisi de zarar eder! Üreticinin yediği ilk kazık budur!
Çay hasatının sonuna geldiğimiz şu anda Kalkandere-Pazar ilçesi istikametinde,
kamyonlarda bekleyen birileri, üreticiden peşin para, 2,40-2,50 Tl/kg ödeyerek
çayları toplamaktalar. Ne vergi var, ne de kayıt!

Bu arada, özel sektör fabrikaları da yavaş yavaş yabancıların eline geçer.
Of Çay, İngiliz/ABD Jacobs firması tarafından satın alınır. Yeter mi, yetmez!
2017 yılında, ÇAYKUR, Başkanı Erdoğan olan VARLIK FONUNA devredilir.
Artık, ÇAYKUR’u denetlemek mümkün değildir. Sayıştay buraya karışamaz. Herşeyi ile Varlık Fonuna devredilen ÇAYKUR’un Türkiye’nin güzel yerlerinde arazileri vardır. Örneğin İstanbul-Sarıyer’deki Çay Paketleme tesisi. 70 bin metrekarelik bir arazidir. Bir tarafı ormana, diğer tarafı denize uzanan bu kupon arazi, artık bir kişinin elindedir! 600 Milyon liralık vergi borcu AKP tarafından affedilen Rizeli Cengiz İnşaata bu arazi yakışmaz mı?

Kazık bitti mi? Bitmedi!
Çay ithalinde %145 olan gümrük vergisi, AKP tarafından %7’ye düşürülür.
Yolcu beraberinde getirilenleri ve elek haline gelmiş sınırlarımızdan giren kaçak çayları da eklerseniz, zavallı çay üreticilerinin yediği kazığın boyu her gün biraz daha artar.

ÇAYKUR zarar ettirilip, boğazına kadar borca sokulunca bir darbe de AKP’den gelir. Batak haldeki ÇAYKUR’a yandaş gazete ve televizyonlara reklam vermesi emredilir. Hem de bankadan kredi alınarak ödenir bu reklamlar!

Sonunda olacak olan şudur;
“Ne yapalım? ÇAYKUR zarar ediyor, bırakalım da zarar daha büyüsün mü? Borçlarına karşılık arazilerini satalım, ÇAYKUR’u da yerli-yabancı diye ayırmadan özelleştirelim” AKP’nin diyeceği budur.
Bu arada emperyalistler, Of Çay örneğinde olduğu gibi özel sektör fabrikalarını satın alsın ve dünyada üzerine kar düşen tek çay olan bizim çayımıza sahip ve Türkiye’de tekel olsun…

Peki, bu planın yerli işbirlikçileri kim? Türkiye’nin en büyük çay ithalatçısı Gür ve Özdemir Aileleri! Çaykur Genel Müdürü kim? Yusuf Ziya Alim!
AKP Rize İl Başkanı İshak Alim’in kardeşi!
AKP milletvekilliği yapmış Hikmet Ayar da ÇAYKUR Yönetim Kurulu Üyesi!

İşte ÇAYKUR’U planlayarak batıranlar. Yani çay üreticilerini kazıklayanlar başta Erdoğan olmak üzere kendi hemşerileri! Rizelilere bir güzellik daha yapalım, isteyen ve yazıda adı geçen herkesle istedikleri yerde hesaplaşmaya hazırız. DOĞRU Parti olarak sözümüz şudur. AKP’nin peşkeş çektiği kurumlarımız, başta Cumhuriyetin ilk yılında kurulan ÇAYKUR olmak üzere, öncelikle çiftçilerimizi ilgilendirenler derhal kamulaştırılıp yönetimleri de üreticilerimize devredilecektir. Bizler siyaseti bunun için yapıyoruz…

Sağlık ve başarı dileklerimle 19 Eylül 2021
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s