BİZ HER ŞEYİ BİLİRİZ!
24 senedir her şeyi bildiğini söyleyen, fakat işin kötüsü hiçbir şey bilmediğini bile bilmeyen tek adam faşizmi altında yönetiliyoruz.
İlk zamanlar o konuştukça, Türkiye gerçeklerini, Türk Tarihini, Ekonomiyi, Dış Politikayı iyi bilen bilim insanları ve uzmanlar önce şaşkınlık içine düştüler.
“Bu neler söylüyor böyle, yeni bir tez mi geliştirdi? Okuduklarımızı, bildiklerimizi bir daha gözden geçirelim, son yayınlara bir daha bakalım” dediler.”
Sonradan anlaşıldı ki, adam hiçbir şeyi üstünkörü de olsa incelememiş.
Tecrübe kötü, birikim sıfır, danışma ve öğrenme arzusu hiç yok. Niye?
Çünkü adam “Biz Her şeyi Biliriz” hastalığına yakalanmış.
Anayasa’yı en iyi o bilir, ama sadece işine gelenleri!
İleride Yüce Divanda yargılanırken, Anayasa’nın ne olduğunu, Anayasa İhlal suçunun ne kadar büyük bir suç olduğunu anlayacak ama iş işten geçmiş olacak.
1994 Yerel seçimleri öncesi, DYP’ de Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı idim. DYP’ye katılmak isteyen bir ilçe Belediye Başkanı ile görüşmek için ziyaretine gitmiştim. Başkanla konuşurken, adamın dengesiz davranışları dikkatimi çekti. Kendisine sordum;
“Başkan, kanunla aran nasıl, Belediyecilik konusunda senin veya ekibinin hukuki yardıma ihtiyacınız varsa, sana uzmanları göndereyim” dedim.
Başkan, eline aldığı Kur-an – Kerim’i sallayarak, “Benim tek kitabım bu, başka kitap tanımam. Bundan başka da kanuna uymam” dedi. Başkan’a pozitif hukuku-hukuk devletini-yasal sorumluluklarını anlatmaya çalıştım ama adamın anlamaya niyeti yok.
Esnafla konuşup adamın partiye kaydolma talebini reddettim ve Ankara’ya döndüm. Bir müddet sonra Belediye’yi teftişe giden müfettişler hazırladıkları raporları Savcılığa verdiler ve Başkan yıllarca cezaevinde kaldı.
Çok sonra yolum yine o ilçeye düşünce, onu cezaevinde ziyaret ettim.
Eski Başkan cezaevinin ağası olmuş. Kumar oynatmak-haraç almak onda, uyuşturucu satmak onda, vurmak-kırmak da onda.
“Ne oldu Başkan, hani sen Kuran-ı Kerim’den başka bir kitaba inanmazdın?
Kur-an’ da bunlar mı yazıyor? diye sorduğumda, hiç unutmadığım bir cevap verdi;
“Ben bittim abi, kitapların yerini karıştırmışım. Başkanken, kanun kitaplarını hiçe saydım, buraya düştüm. Burada Kur-an’ a daha fazla sarılıp onun yolundan gidecekken, tamamen terk ettim. Şimdi hem bu dünyamı, hem de öteki dünyamı kaybettim. Allah kimseyi bana benzetmesin…”
Bizimkinin de durumu aynen böyle olacak.
İslam Dinini kullanarak, hırsızlık-yolsuzluk yapanları, rüşvet alanları hep yakınında, yanı başında tuttu. Kibrinin esiri olmuş, namus-ahlak anlayışını kendine göre yorumlayan, “Hırsız benimki ise suçsuzdur” diyebilen, hakkında kalpazanlık dâhil yüz kızartıcı çok sayıda dosyası bulunan, milletin kendisine emanet ettiği “Devlet Gücünü” sopa olarak kullanmaktan çekinmeyen, kendi çocuklarını bile avantaya alıştıran, helali unutmuş haram havuzlarında yüzen, iki dünyasını da kaybetmiş bir Türk düşmanının sonu acınılacak-ibretlik bir son olacaktır. Aynen yukarıdaki Başkan gibi.
Yazıyı tamamlarken bizimki televizyonda bas-bas bağırıyordu;
“Biz biliriz, biz biliriz, en iyi biz biliriz, her şeyi biz biliriz” diye.
O sırada yoldan geçmekte olan emekli Salih Bey, “Nah bilirsin, hiç bi b.k bildiğin yok. Bilsen biz böyle sürünür müydük? Sen ancak kendi cebini bilirsin” diye
bas-bas bağırıyordu…
Sağlık ve başarı dileklerimle 29 Temmuz 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
Sayin Serdaroglu,
hergün büyük bir sabirsizlikla, yazinizin gelmesini beklerim. Hergün de büyük bir zevkle yazinizi okurum. Bugünkü yazinizi maalesef biraz kritize edecegim. Kimi kastettiginizi pek anlayamadim. Benim aklimdan gecen kisiye bu lafi söylüyorsaniz: “hiçbir şey bilmediğini bile bilmeyen”, diyerek cok büyük bir haksizlik yapiyorsunuz. Sizin hicbir sey bilmiyor dediginiz kisi, en azindan su gibi ingilizce konusuyor! Siz veya ben veya baska biri 7 defa arka arkaya ingilizce “van minit”, “van minit” ,”van minit” ,”van minit” ,”van minit” ,”van minit” ,”van minit” diyebilir miyiz? Neden van minit de, Kars minit degil, onu da anlamis degilim! Ben olsam en fazla 2 defa van minit, van minit derim. Diyebilirim! Daha fazlasini bilmem!
Kimbilir Almancasi ne seviyededir? Belki de beni bile yari yolda birakir ve ben 60 senedir Almanya da yasayan biri olarak henüz onun seviyesine gelemedigimi anlarim.
Siz de kisilere not verirken, bu hakikatleri lütfen unutmayin! Böyle haksizliklar yapmayin. Anlayisiniz icin tesekkür ederim, yazilarinizin devamini beklerim.
Frankfurt tan selamlar
Zeki Selenga
Rıfat abim Her yazında hayran oluyorum ❤️❤️