25 September, 2026 05:04

BABADAN OĞULA HIRSIZLIK

AKP Başkanı Erdoğan ne demişti; “Hırsızlık Babadan Oğula geçer!”
AKP Yöneticileri-Bakanları ancak söyleyecek yalan kalmadığı zaman doğru konuşurlar. Erdoğan’ın dediği doğrudur ama eksiktir!
Bunu söyleyen adam dürüst biri ise, oğlunun mal varlığını açıklamalıdır. Eğer yapmıyorsa, bunun halk dilindeki anlamı; “Baba-Oğul biz aynıyız” demektir.

Size bugün yaşadığım ve bire bir şahit olduğum iki olayı aktaracağım. Umarım gençler okur ve ibret alırlar…

Bir açılıştan gelirken Başbakan Çiller “Sayın Serdaroğlu, sizin Müsteşarınızı değiştirelim” dedi! Siyasette buna (Başbakan Emri) denir. Ya emre uyarsınız, ya da istifa edersiniz! (Bazı Başbakanlar, nedense müsteşarlarla çalışmayı tercih ederler!) Hazırlık için süre isteyip olayı geçiştirdim. Aradan 15-20 gün geçti. Başbakanlıktan bir kurye geldi ve bana bir zarf verdi. Zarfta, Müsteşar Bey’in görevden alınması, yerine birinin atanma Kararnamesi vardı. Başbakan imzalamış ve imzalamam için bana göndermişti. Kararnameyi yırtıp yere attım, polis kuryeyi gönderdim ve derhal Bakanlıktan istifamı yazıp cebime koydum. Başbakan aradı, kendisine bu konuyu yüz yüze görüşmemiz gerektiğini söyledim ve Başbakanlık Konutundaki çalışma ofisine gittim. Aramızda şu konuşma geçti; (Çiller nasıl Başbakan oldu, başka bir yazıda anlatırız)

-Sayın Bakan, benim gönderdiğim kararnameyi yırtıp atmışsınız?
-Sayın Başbakan, Türk Devletinin binlerce yıllara dayanan bir idare sistemi vardır. Bunu kimse değiştiremez. Kararname şu şekilde düzenlenir; Ben Bakanınız olarak Müsteşarımı değiştirmek istersem, gerekçeleriyle size anlatırım ve kararnameyi imzalar size arz ederim. Siz uygun görürseniz, imzalar ve Sn CB’nına arz edersiniz. Sn CB olumlu bulursa onaylar ve Resmi Gazeteye gönderir. Yayınlanır ve yürürlüğe girer. Siz, imzaladığınız kararnameyi bana gönderip beni yok saymışsınız. Ben bunu kabul etmem!
-Ama sizi ben Bakan yaptım!
-Maalesef ki biz de sizi Başbakan yaptık, dedim ve istifamı masasına bırakıp çıktım. Ben çıkarken, arkamdan bağırıyordu; Sayın Serdaroğlu, ne istifası, gelin lütfen!
Makam arabası şoförüne emir verip hepsini Bakanlığa gönderdim. Taksiye binip TBMM’deki odama gittim… Bu birinci olay!

Sonra, bu olay sadece benim mi başıma geldi diye araştırmaya başladım.
Ulaştırma Bakanı rahmeti Köstepen’e sordum, müsteşarı yeni değişmişti!
Mehmet Köstepen hem varlıklı hem de yardımsever ve cömert biri idi.
İzmirli sanayicilerden rahmetli Fahri Eron, Mehmet’in kayınpederi idi ve Demirel’in İTÜ den arkadaşı ve çok yakın dostu idi.
“Mehmet, yeni Müsteşarın kim, nasıl biri” diye sordum?
“Başbakan emretti, Özer Bey’in tanıdığı imiş, mecburen imzaladım” dedi.

Dostum Köstepen’i 01 Eylül 2004’te toprağa verdiğimizde, sahip olduğu varlık yerine borç bırakmıştı. Mekanı cennet olsun!

Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığına atanan ve 1993-1995 yılları arasında Müsteşar, 31 Ekim 1995’te “Bağımsız Bakan” olarak görev yapan kimdi?
Özer Çiller’in (Avrupa’daki adı Mr Ten Persent-Bay Yüzde On) arkadaşı,
Oğuz Tezmen! TERA Holding Başkanı Emre Tezmen’in babası!
Baba- Oğul’un serveti ne kadarmış? Toplam 2,4 Milyar Dolar!
Oğuz Tezmen’i atayan Çiller nerede? Nerede olacak Saray’da…
Nasıl da biraraya toplanmışlar değil mi?
Olsun, toplamak kolay olur!

Sağlık ve başarı dileklerimle 25 Eylül 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Düşüncelerinizi yazın