HER ŞEYİMİZ NİYE BOZUK (2)
Neye mi bozuk? Bizi bozmalarına izin verildi de ondan bozuk!
Siyasal İslamcıların, mensup olduğu partilerin tamamı “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olmaktan ya kapatılmış ya cezalandırılmıştır.
”Belediye Başkanlığı” döneminde zengin olmuşlar, demokrasiyi kendisinin ineceği yere kadar götürecek bir araç olarak görmüşler, hedeflerinde “Federe İslam Devleti” olan bir avuç hırsızın, Türk Milletinin ahlakını ve siyaset anlayışını bozmasına izin verildiği hatta bozana yardım edildiği için, her şeyimiz bozuk, bu biiirrr! ,
Atatürk’ün Saraydan alıp Türk Milletine verdiği egemenlik yetkisinin, yeniden saraya iadesine izin verildiği için bozuk, bu ikiii!
Doğru, namuslu, bilgili siyasetçilere bırakın sahip çıkmayı, haksız yere çamura sokup çıkardık, hakaret ettik, kıymet bilemedik.
Şimdi “Ah nerede o devlet adamları, nerede Demirel, nerede Ecevit” onlar bambaşka idi, dendiğini sıkça görüyoruz, duyuyoruz!
Devlet Adamı vasfındaki siyasetçilerimiz, kırılıp çekildiler, meydan siyaseti “Zenginleşme Aracı” gören modern hırsız yobazlara kaldı. Bu da üüççç!
2002 seçimlerinden önce, Siyaset Dünyasından, İş Aleminden, Basın Patronları ve çalışanlarından, İşçi Sendika ve Esnaf Dernekleri yöneticilerinden, sözde Sivil Toplum Kuruluşlarından, Akademi dünyasından kim ki;
“Ben Erdoğan’ın siyasi geçmişini, siyasi hedefini, Belediye Başkanı olmadan önceki mal varlığını, eğitimini, kafa yapısını, Atatürk’e-Türklüğe-Cumhuriyete-Türk Ordusuna bakışını bilmiyordum” derse o en büyük yalancıdır. Ve bu günümüzün baş sorumlularındandır!
AKP ve Erdoğan’dan ne bekliyordunuz ki? Kuş mu konduracaktı?
Erdoğan’ın üye olup, yönetim kademelerinde görev aldığı 4 Partinin 4’ü de Anayasa Mahkemesi tarafından “Laiklik Karşıtı Eylemlerin Odağı” olduğu gerekçesiyle kapatılmış, 5’nci partisi AKP’de aynı gerekçeyle “Hazine Yardımı Kesilmesi” cezasıyla mahkum edilmiş sabıkalı partilerdir.
İlk kapatılan MNP (Milli Nizam Partisi) 1971’de kapatıldı. Sonra MSP ve RP, en son FP (Fazilet Partisi) 2001 yılında kapatıldı. 31 yıl süren Cumhuriyet ve Laiklikle olan mücadelelerinden hiç vazgeçmediler! Vazgeçmezler!
Milli Görüş-İhvan-AKP çizgisi budur. Bunlar, demokrasinin hoşgörü ortamından yararlanıp, demokrasiyi yıkmak için görevlidirler.
Bunlar böyle de, sözde Türk Milletinin Siyasi Partileri olduğunu iddia edip, oy alan partiler nasıl? Hadi tek-tek irdeleyelim!
MHP; Devlet Bahçeli yönetimindeki MHP’nin AKP’den bir farkı var mı? Üstüne üstlük Bahçeli; Milli Görüş-İhvan-AKP çizgisine PKK/Öcalan’ı ekledi! 20 Milyar Dolarlık FON SOYGUNUNDA Bahçeli veya bir MHP’linin itirazını duydunuz mu? Duyamazsınız…
CHP-YENİ Parti; Kılıçdaroğlu’nun tam bir SARAY elemanı olduğunu görmemek için hem kör hem sağır olmak gerek. Yeni Parti Gen Bşk Ö. Özel ise, “yumuşama-normalleşme” saçmalığıyla AKP’ye meşruiyet vererek, Yerel Seçimlerde Türk Milletinin partisini BİRİNCİ yapma onurunu, Erdoğan’ın ayaklarının altına attı.
ZAFER-İYİ Parti; İki Partinin Sayın Genel Başkanı da, siyasi hayatlarının başlangıçlarından beri MHP’lidir. Yıllarca Bahçeli’nin emrinde çalışmışlar, kişisel hesapları nedeniyle MHP’den ayrılıp veya atılıp, Meral Akşener’in emrinde uslu-uslu siyaset yapmışlardır. İki Genel Başkanları da yani
Bahçeli ve Akşener de Saray Elemanı olmuştur.
“HERŞEYİMİZ NİYE BOZUK” diye soruyorsunuz ya! Nasıl bozulmasın ki?
Esas soru, “Nasıl Düzelecek” olmalı?
Bunlarla olmaz. İster tek-tek, ister hepsi birleşsin yine olmaz!
Bugüne kadar ne yaptılar ki, bundan sonra ne yapacaklar?
Nasıl olacak diye soruyorsunuz, değil mi?
Önce mevcutlarla olmayacağını kabulleneceksiniz. Boş insanların peşini bırakacaksınız. Sonra konuşacağız. Kimlerle? Atatürk’ün gerçek askerleriyle!
Sağlık ve başarı dileklerimle 24 Eylül 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı