İKTİDARIN MUHALEFETİ !
Liyakatsizliğin idareyi, kural tanımazlığın hukuku, enflasyonun halkın ekmeğini yuttuğu derin bir rejim kriziyle karşı karşıyayız. Tek merkezden yönetilen bu denetimsiz güç, adalet duygusunu yıkarak, gençlerin umudunu çalarak ve geleceğimizi karartarak ülkemizi topyekûn bir çöküşe sürüklüyor.
Ülkenizi yöneten çapsız siyasetçiler, Emperyalist Devletle anlaşıp iktidarı ve devlet kadrolarını dizayn etme yetkisini ona devrederlerse (Tom Barrack’ın konuşmalarını hatırlayın, bize Osmanlı Millet Sistemini ve “Hayırsever Monarşi “ önermişti) bilin ki o Küresel Eşkıya, ülkemizdeki muhalefet partilerini de dizayn eder!
Ülkemizde çekilen sıkıntının bir türlü def edilememesinin önemli sebeplerinden biri budur. Teker teker bakalım;
CHP; Butlancı Kılıçdaroğlu, yüzde yüz Saray kontrolündedir. Yani Küresel Eşkıyanın emrindedir. Ellerindeki Milletvekilleri ile, önümüzdeki dönemde, TBMM’de AKP ile birlikte hareket edecektir!
YENİ Parti; Maalesef, parti üst yönetiminin yolsuzlukları, belgelenmiş bir halde AKP’nin elindedir. TBMM’de yapılacak Anayasa oylaması, adi bir pazarlık konusu yapılacak ve büyük oranda AKP-MHP-DEM doğrultusunda
şekillenecektir. Bugüne kadar olduğu gibi!
CHP bünyesinde yaşanan “Mutlak Butlan” kararı ardından YENİ Partinin kuruluşu, partinin adının başka bir partinin adına benzemesi yüzünden yaşanan gereksiz tartışmalar!
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, Kılıçdaroğlu tarafından “Milletvekilleri Aidatı” olan 5 Milyon liranın geri istenmesi ve konunun yargıya aktarılması, yine bir boşa zaman harcama, toplumu hiç ilgilendirmeyen bu konuda yeni bir kavga, toplumun muhalefet etme arzusunu kırmaktadır.
Söz konusu mali tartışmalar (Aidat İadeleri) ve iç çekişmeler yaşanırken, geniş halk kitlelerinin geçim sıkıntısı, yüksek enflasyon, açlık sınırı, gazetecilerin ve aydınların tutuklanmaları somut ekonomik ve siyasi krizlerle mücadele ediyor olması, muhalefet ile toplum arasındaki mesafenin açıldığını göstermektedir.
Vatandaşın önceliği özgürlük ve günlük yaşam mücadelesi iken, muhalefetin gündeminin mali veya koltuk paylaşımlarına kilitlenmesi, toplumsal muhalefette derin bir moral bozukluğuna ve siyaseten soğumaya yol açmaktadır.
Sonuç olarak, kamuoyunda beliren “Zavallılık, Siyasetsizlik” eleştirileri, toplumun MUHALEFETTEN beklediği sorumluluk, şeffaflık ve ciddiyet ilkesinin zedelenmesinden kaynaklanmaktadır. Bir siyasi yapının, kriz anlarında kendi iç çıkar kavgasına gömülmesi, seçmenin alternatif üretme umudunu tüketme noktasına getirmektedir. Bu durum teslimiyeti getirir ki,
demokrasinin sonu demektir…
Sağlık ve başarı dileklerimle 25 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı