26 October, 2026 10:19

SARAY ADLİYELERİ

Çürüme-Yolsuzluk- Rüşvet-Ahlaksızlık-Adaletsizlik en tepeden başlarsa kademe, kademe tüm toplumu sarar.

Bir sınır kapısında görevli, maaşıyla geçinmeye çalışan bir devlet memuru,
Bakanlığını yapmış bir siyasetçinin (Hayati Yazıcı) FON VURGUNUNA karışmış oğlunun milyarlarca liralık mal varlığına, yargı kararı ile konan TEDBİRİ birkaç saat içinde kaldırması haberini televizyondan dinleyince, sizce ne düşünür?

Ya da gecesini gündüzüne katıp çalışan ve hakkıyla üniversiteyi bitiren bir gencin girdiği KPSS sınavında en yüksek puanı aldıktan sonra, mülakat denen sahtekarlıkla elendiğini, yerine başarısız bir torpillinin işe alındığını görünce, sizce ne düşünür?
Bu iki örnekteki milyonların, Devletin Adaletine inançları kalır mı?

Bir devletin en büyük zenginliği ADALETİDİR. Vatandaşlarının yarınlarından, canlarından, mallarından emin olmasının, olmazsa olmazı adalettir.

Son günlerde her yerde karşılaştığım sorular var; Neden böyle olduk? Bize ne oldu? Biz böyle değildik!

Neden mi böyle olduk? Anlatmaya çalışalım!
Toplumların ahlaki, idari ve sosyal bir aşınma sürecine girmesi bir günde gerçekleşmez. Zamanla biriken kurumsal, sosyolojik ve hukuki bozulmaların bir sonucudur.

Bir ülkede yolsuzluk ve liyakatsizliğin çoğalmasının ilk nedeni, denetleyici ve dengeleyici mekanizmaların işlevini kaybetmesidir. Kamu kaynaklarının nerede ve nasıl kullanıldığının açıkça denetlenemediği, hesap verilebilirliğin olmadığı ortamlarda YOZLAŞMA hızla yayılır. “Türkiye’de olduğu gibi”

Liyakat Yerine Sadakat ve Biat Kültürü;
Liyakat, işin ehline verilmesidir. Bir ülkede adalet ve ehliyet ilkeleri bırakılıp yerine yakınlık, akrabalık veya siyasi torpil geçtiğinde;
Devlet ve kurum hafızası silinir, nitelikli yetenekler sistemin dışına itilir ve beyin göçü yaşanır. “Türkiye’de olduğu gibi”

Çürüme Çok Hızla Yayılır;
Kural ihlali yapanların kısa yoldan kazanç sağladığı görüldükçe, dürüst kalmak bir BAŞARI değil, maalesef SAFLIK gibi algılanmaya başlar!
“Herkes yapıyor, ben yapmazsam enayi durumuna düşerim” düşüncesi, ahlaki barajların yıkılmasına yol açar. Paslanmanın demiri yavaş yavaş kemirip en sonunda yapıyı çökertmesi gibi, toplumun ahlak anlayışını perişan eder…

Bu durumdan çıkmanın elbette ki yolları var. Fakat çıkış, AKP ve Ortakları ile olmaz. CB Erdoğan ve AKP, işbaşında iken her gün yeni bir soygun, yeni bir yolsuzluk, yeni bir ahlaksızlık yaşanacağı kesindir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

Düşüncelerinizi yazın