18 September, 2022 05:21

VATAN VE BAYRAK

6’lı ittifakın patronu Kılıçdaroğlu, gittiği her yerde aynı sözleri ısrarla tekrarlıyor.
Uludere’de 34 vatandaşımızın öldürülmesi sebebiyle yaptığı ziyarette de, kendisini “Bozkurt Kemal” sloganı ile karşılayan eski tüfek Ülkücü kalıntılarının düzenlediği toplantıda da sürekli olarak şunu söyledi!
“Benim için iki vazgeçilmez vardır. Bayrak ve Vatan!”

Bizim bu sözlerden çıkarımımız şudur;
Kılıçdaroğlu’nun iki kırmızı çizgisi var. Bayrak ve Vatan!
Bunların dışında her şey tartışılabilir, değiştirilebilir!

Başka türlü anlayanlar, bizim görmediğimizi görenler lütfen söylesinler!
Örneğin “Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti”, “Anayasa ve Devrim yasaları” Kılıçdaroğlu’nun kırmızı çizgileri kapsamına girer mi, girmez mi?

Ya Resmi Dil? Yani Türkçe hangi renk çizgide?
Eğitim-Öğretim dilinin sadece TÜRKÇE olması Kılıçdaroğlu’nun kırmızı çizgisi değil de “Pembe Çizgi mi?”
Kürtçenin, ikinci eğitim-öğretim dili olması konusunda HDP’ye söz mü verildi ki, Anayasanın değiştirilemez maddelerinden, millet olmanın en önemli vasfı; “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. DİLİ TÜRKÇEDİR” maddesi de mi pembe çizgi haline geldi?

Devletin temel amaç ve görevlerini ve Egemenlik maddelerini belirten 5’nci ve 6’ncı maddeleri de pembeleşecek mi, morlaşacak mı?
Sizler “Tavuk karası” mı oldunuz? Cumhuriyetin ilke ve devrimlerini
görmüyor musunuz?

Kılıçdaroğlu, CHP Milletvekillerine “Konuşmayın” talimatı verdi!
Akşener de aynı talimatı kendi Milletvekillerine verdi!
AKP Milletvekilleri ise seçildiklerinden beri bırakın konuşmayı, kelimenin tam anlamıyla biat ettiler! Saraydaki “Duşakabinoğulları Askerlerinden” “Ramazan Davulcularından” farkları yok.

Ülkemiz kader seçimine giderken, muhalefet milletvekilleri konuşmayacak,
Atatürkçüler, vatanseverler konuşmayacak, bilim insanları konuşmayacak, gerçek gazeteciler konuşmayacak, konuşan doğru hapse gidecek, ama
DİB Ali Erbaş denen sepet Atatürk’e hakaret edebilecek ve Davutoğlu, Babacan, Uysal, Karamollaoğlu konuşacak!
Ve bu Genel Başkanlar, Türkiye’ye demokrasi getirecekler, öyle mi?
Önce partilerine demokrasi getirsinler, artarsa bize de getirirler!

Milletvekillerin, Genel Başkan talimatıyla susturulduğu bir rejimin adı “Demokrasi” olamaz!
Olsa olsa, “Tek Adamlar Yönetimi olur!

Allah, Temel’e “Yürü Ya Kulum” demiş!
Emri yanlış anlayan Temel, arabasını satmış!

Bunlar da demokrasiyi “Konuşmak değil susmak” olarak anlamışlar.
Henüz demokrasiyi içselleştirememiş kişiler, nerede kaldı bizi “Tek Adam” rejiminden kurtaracaklar…

Not;
Gültekin Uysal, “Yeni Asya” Gazetesine verdiği demeçte; “Türkiye’nin
Said-i Nursi gibi bir lidere ihtiyacı var”
demişti!
Uysal’ın talimatıyla düzenlenen “Hür Düşünce Derneği” (Nurcular) toplantısına katılan Kılıçdaroğlu; “Bir ara Said-i Nursi’nin kitapları yasaklanmıştı!
Biz Anayasa Mahkemesine başvurduk ve yasağı kaldırttık”
dedi. Davutoğlu da onu alkışladı!
CHP Genel Başkanı, Diyanet Akademisine olumlu oy verdirir, Laiklik ilkesine sahip çıkmaz, kim Atatürk’e “DECCAL” deyip küfretmişse, ona sahip çıkar hale geldi! Ne Cemaat Kardeşliği imiş arkadaş! Hadi şimdi “Muhalefete muhalefet” ediyorsunuz, deyin!
DOĞRU Parti Atatürk’ü ve onun ilke ve devrimlerini savunmaya, sonsuza kadar devam edecektir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 18 Eylül 2022
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

One thought on “18 September, 2022 05:21

  1. Vekillere ‘sus’ demek doğru değil evet Serdaroğlu ama sizin DOĞRU PARTİ’den de sizden başkasının sesi soluğu çıkmıyor. İnternet üzerinden bile yayın yapıldığı bu devirde Doğru Parti siz demek gibi görülüyor!

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s