18 December, 2022 02:48

SAFLIK MI HAİNLİK Mİ?

Cumhurbaşkanını şu an yargılamak mümkün değil.
Fakat hukukçular, dönemin Başbakanını yargılamak mümkün diye görüş bildiriyor. Hem dönemin Başbakanı yargılanmaktan korkmaz ki! Üstelik Türkiye’de yargı tam bağımsız!
Biz hazırladığımız dosyaların kapaklarını yavaş-yavaş açalım, sizi bilgilendirelim, sonucunu beraberce bekleriz…

Saflık; Kolayca aldatılabilme durumu, aldanma!
Hainlik: Kutsal sayılanlara el uzatma, kötülük etme, görevi kötüye kullanma, aldatma!

Tarih 20 Şubat 2014, dönemin Başbakanı Erdoğan, Memur-Sen tarafından Ankara’da düzenlenen toplantıda konuşuyordu;
“Biz bu paralel örgütü, 12 Eylül’de darbeci paşalara yaptığı yalakalıktan,
28 Şubat’ta sırtımıza sapladığı hançerden, “beceremediniz artık bırakın” manşetlerinden biliriz. Ama inanın bu kadar büyük bir düşkünlüğün, bu kadar büyük bir ihanetin içinde olmamışlardı. Aldanmışız, gerçekten çok safmışız!”

Bu cümle dikkatlice okunursa, Erdoğan’ın durumunun salt saflıkla açıklanamayacağı anlaşılır.
Hem FETÖ’nün ne olduğunu 42 yıl önce 12 Eylül’deki ve 25 yıl önce 28 Şubat’taki davranışlarından bildiğinizi ve örgütü tanıdığınızı, bıçaklandığınızı 2014’te söyleyeceksiniz ama yine de FETÖ ile yıllarca iş birliği yapacaksınız.
Bu davranışın karşılığının adı dünyada mevcut 8 bin kadar dilin hepsinde saflık olarak değil, ihanet olarak geçer…

Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesinin hedefinin ne olduğunu bildiğiniz halde, bu projeye “Eşbaşkan” olmanın ve tüm İslam ülkelerinde projenin uygulanmasına ortak olmanın adı da bütün dillerde saflık değil, ihanet olarak geçer…

Biz bu satırlarda yıllardır, Erdoğan’ı ve Türk Devletinin karar vericilerini uyarmaya çalıştık.
Devletimizin değerli bürokratlarını dinleyin, yakın tarih uzmanlarımızla konuşun dedik ama onlar CIA beslemesi, Ortadoğu uzmanı, AKP yalakası hainleri dinlemeyi tercih ettiler, televizyonlara hep bu hainleri-pislikleri çıkarttılar!

Dedik ki, “Çözüm Süreci” dediğiniz bu süreç Türk Devletine kurulmuş bir tuzaktır, ihanet sürecidir sakın bu yola girmeyin, dinlemedikleri gibi bizlere kendi Savcılarının olduğu mahkemelerde çile çektirdiler!
Abdullah Gül ve Erdoğan’a “Her şey çok güzel olacak” dedirttiler ve ülkeyi “Çözüm Süreci” denen kör kuyuya attılar.
Ne kadar hain ve oğlak varsa (şarkıcı-türkücü) Akil İnsanlar diye Türk Milletinin üstüne saldılar. Erdoğan “Nobel Barış Ödülü alacaksın” diye avutulurken, PKK ülke içindeki silahlı örgütlenmesini tamamladı.
Erdoğan Başbakanlık koltuğunda otururken bu ülkede PKK yol kontrolü yaptı, vergi adı altında haraç topladı, Askerlik Şubesi gibi çalışıp, dağa adam topladı.
Güvenlik güçlerimiz Başbakan tarafından birliklerinden çıkamaz hale getirildi.

PKK içte böyle çalışırken, dışta ise hem siyasal etkinliğini arttırdı hem de tüm gücüyle Suriye’de savaştı ve Kürt Kantonları kuruldu. Akdeniz’e çıkacak “Kürt Koridorunun” önü açıldı.

Şimdi, Türkiye’yi vatan bilen vicdan sahiplerine soruyorum;
Üst üste, bilerek, yıllarca sürdürülen bu feci durumu sadece “Saflık” ile değerlendirmek yeterli midir?
Bu stratejik Körlüğün adı, tüm devletlerde “İhanet” değil midir?

Değerli Okurlar;
Ben bu yazıları tarihe not düşmek ve Türk Devletinin namuslu-vatansever bürokratlarını uyarmak için yazıyorum. Bu ülkede yaşayan hiç kimse Büyük Atatürk’ün şu sözünü unutmamalıdır;
“İhanetin nedeni olmaz, bedeli olur. O bedel bir gün mutlaka sorulur…”

Sağlık ve başarı dileklerimle 18 Aralık 2022
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

One thought on “18 December, 2022 02:48

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s