29 October, 2026 16:31

AKP MUHALEFET OLSAYDI

17 Eylül 2026 da patlayan FON VURGUNU sırasında AKP, Muhalefet Partisi olsaydı Erdoğan nasıl bir politika izler, neler konuşurdu ?

Erdoğan’ın siyasal iletişim dili ve muhalefet üslubu, toplumsal damarları yakalama gücü, ikna gücü, gündem belirleme yeteneği, kitleleri mobilize etme becerisi ve siyasetin gerektirdiğinden fazla nakit birikimi olduğu tartışılmazdır.

Erdoğan’ın iki avantajı var;
1) Diğer Genel Başkanlar içinde, siyasetin her kademesinde (Gençlik Kolu Bşk, İlçe Bşk, İl Bşk, Belediye Bşk, Milletvekilliği, Genel Başkanlık, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı gibi) bulunan biri yoktur. Bu işin okulu yoktur. Ancak yaşayarak öğrenebilirsiniz.

2) Çok partili demokratik hayata geçtiğimiz 1950 yılından bu güne, böylesine beceriksiz, liyakatsiz, Cumhuriyeti ve değerlerini hazmetmemiş bir muhalefet partileri topluluğu görülmemiştir.

Erdoğan “Milli Görüş” şemsiyesinde siyasete başlamış, Siyasal İslam ve İhvan eğitimini ise, Humeyni’nin “Türkiye İmamı” olarak görevlendirdiği
İran Mollalarından Ali Ekber Mehdipur ile müşterek çalışmasından edinmiştir.. O dönem, Türkiye’nin çok önemli bilim insanlarının, çok önemli Gazetecilerinin, yetişmiş siyasetçilerinin katledildiği bir dönemdi.
Bu dönem ile ilgili gerçekler ve faili meçhul diye topluma anlatılanların doğruları devletin kayıtlarında mevcuttur. Molla Mehdipur ise İran’da Kum Kentinde yaşamaktadır.

Erdoğan, demokrat olamaz. Demokrasiyi, kendisini hedefine götürecek bir araç olarak görür. Kendi ifadesiyle menzili yani hedefi, FETÖ ile aynıdır. Bu hedef, bir parçası “Kürt Devleti” olması planlanan Federe İslam Devletidir…

Erdoğan muhalefette olsaydı;
Hiç şüpheniz olmasın, halkı ayağa kaldırır, evlerde tuttuğu nüfusun %50’sini peşine takar, il-il, ilçe-ilçe dolaşır ve ülkeyi genel seçime götürürdü.

FON VURGUNU rezaletini Türk Milletine yaşatan, Kamu Görevlilerini atayan iktidarı, denetleme ve düzenleme yapmayan devlet memurlarını, fon vurgununa katılan iktidarın en yakın adamlarını teker teker afişe eder, bunları sokağa çıkamaz hale getirirdi!

O zaman şu sorunun, bugün TBMM de grubu bulunan partilere sorulması şarttır; “Sizler neden Türk Milletinin hakkını aramıyorsunuz?”

Yanıtını da biz verelim;
Hepsi, dolaylı, dolaysız kirlenmişlerdir de ondan korkmaktadırlar.
Bir de, yeryüzünde adaleti sağlamakla görevli BAZI Savcı ve Yargıçların bir siyasi parti temsilcisi gibi davranmaları, Cumhuriyete en büyük zararı vermiştir.

Aziz Türk Milleti;
AKP İktidarının sonu gelmiştir. Erdoğan artık ağzıyla kuş tutsa, döneminin sonuna geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AKP-MHP-CHP-DEM-HÜDA PAR
ortaklığıyla çok yara aldı.
Bundan böyle işimiz, Cumhuriyetin Değerlerini ve Atatürk İlke ve Devrimlerini yeniden Türk Devletinde ETKİN yapmaktır. Başaracağız…

Sağlık ve başarı dileklerimle 30 Ekim 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

One thought on “29 October, 2026 16:31”

  1. CUMHURİYETİMİZİN 103. YILDÖNÜMÜ VE CUMHURİYET GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN! Cumhuriyetin kuruluşu, bir asırdan fazla süren muhteşem bir kahramanlık destanıdır. Cumhuriyetin temel dayanağı, hem iç hem de dış politikada tam bağımsızlıktır. “Demokrasi ilkesinin en yeni ve en akılcı uygulamasını sağlayan yönetim biçimi Cumhuriyettir.” – Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk, Samsun’a ayak bastığı andan itibaren hem ülkemizi işgalcilerden kurtarmayı hem de gücünü doğrudan halktan alan bir yönetim sistemi kurmayı hedeflemiştir. Mutlakiyetçilik, Birinci ve İkinci Anayasal Monarşi dönemlerini yaşayan milletimiz, tarihin kaçınılmaz ve aydınlanmış akışında nihayet Cumhuriyet rejimine ulaşmıştır. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra gerçekleştirilen Türk devrimlerinin en büyük ve en yüce eseri Cumhuriyettir. Bu devrimler, dünyadaki diğer devrimlerden farklıdır; bağımsız ve tamamen benzersizdir. Atatürk’ün Türk Dili ve Tarihi Enstitüsü’nde belirttiği gibi; Bu devrimler, Türk milletinin kendi arayışı ve yenilenme ruhundan doğmuştur; tamamen Türk milli girişimleridir. Cumhuriyet, sevgili milletimizin sultanlığın diktatörlüğüne karşı gösterdiği tarihi tepki ve iradeye dayanan bir uyanıştır. Cumhuriyetin özü ve en temel anlamı, hem iç hem de dış politikada tam bağımsızlıktır! Cumhuriyet Bayramınız tekrar kutlu olsun!

Düşüncelerinizi yazın