26 December, 2021 06:01

TÜRK MİLLETİNE AÇIK ÇAĞRI!

Anadan yok, babadan yok, gençliği yokluk ve garibanlıkla geçti.
Eğitim, eh işte “okumuş çocuk” desinler diye liseye kadar gittiği biliniyor.
Lise biraz karışık! Üniversite ise tam bir muamma. Gittiği söyleniyor ama ne tarihler uyuyor ne gerçek bir diploma var! Varsa da bir türlü biz göremedik. Sahte evraktan mahkum edilmiş bir noterin verdiği “aslı gibidir” yazan diploma sureti var.

Aileden, çevreden görgü var mı? Kasımpaşa bitirimhanelerinde ve okey masalarında harcanan bir gençlik. Doğru düzgün bir iş yok, ev bark ara ki bulasın!

Belediye’ye kapağı attıktan sonra eli ve cebi para görmeye başladı.
Belediye Başkanlığından ayrıldığında 1,5 Milyar Doları olduğu manşetten yazıldı. İtiraz edip, yargıya başvurabildi mi? Etmedi, sıkmadı!

Devlete kapağı atınca ve yükseldikçe çok zenginleşti. Avrupa basını onun dünyanın en zengin sekiz siyasetçisinden biri olduğunu defalarca yazdı.
Güç ve para arttıkça, etrafındaki yağcılar hem çaldılar hem onu pohpohladılar.
Önce Ortadoğu’nun lideri sensin dediler. Yetinmediler, “Dünya Lideri” yaptılar!
Utanmadılar, İslam’ın son halifesi ilan ettiler.
Allah’tan korkmadan, Peygamber demeye başladılar.
En sonunda, “Çağımızın Selahaddin Eyyubi’si” dediler.
O’nu her şey yaptılar ama, bir türlü Türklerin Cumhurbaşkanı yapamadılar…

Cehalet, eğitim eksikliği ve sinirsel hastalıklar nedeniyle bazen kontrolünü kaybediyordu. Kabadayılıkla, herkese bağırmasıyla partisine ve çevresine yüzde yüz etkin oldu. Sevgi, saygı yerine devlet gücünü kullanarak etrafa korku yaydı.
İdi Amin, kendisini dinlemeyen Bakanını çiğ-çiğ yemişti.
Bizimki, ilk kez Bakanlarını tekme-tokat döven, vatandaşına bağıran kişi oldu.

Cemaat denen CIA elemanlarını devletin ta içine soktu. Paylaşımda kavga çıkınca onu terör örgütü ilan etti. FETÖ’yu attı, Menzil Tarikatını yerine koydu.

Dış politikada hep rezillik yaşandı. Suriye olayını Türk Milletinin başına bela etti.
10 senedir 9 milyon Suriyeliye, Türk Milletinin kaynaklarını kullandırdı.
Tüm bunlar ve daha yüzlerce olay yaşanırken, muhalefet partileri sadece konuştular ve her girdikleri seçimi kaybettiler.

Son ekonomik krizde Merkez Bankası ve Kamu Bankalarını kullanarak, Türk Milletinin elindeki küçük birikimlerini “Köpük” diyerek yok ettirdi.
Tarihe milletini soyan iktidar olarak geçti.
TBMM’deki muhalefet partileri yine başarısız oldular. Ne soygunu engelleyebildiler, ne de halka gerçekleri anlatabildiler.

Muhalefetin anlamadığı ve yapamadığı olay şudur;
Muhalefet Partileri, 20 yılın sonunda bile hala AKP’yi demokratik ortamda mücadele edilecek bir parti olarak görüyor! Halbuki, AKP bir parti değildir. Liderinden İlçe Başkanına kadar ne Anayasa ne yasa ne de demokratik gelenekleri tanımayan bir organize suç örgütü gibi çalışan bir tarikat ve cemaatler koalisyonudur. Hedefi de Federe İslam Devletini kurmak ve Atatürk Cumhuriyeti ortadan kaldırmaktır…

Türkiye’de şu an demokratik bir ortam yok. Hukuk Devleti yok. Basın özgürlüğü yok. Can güvenliği yok. Teşebbüs hürriyeti yok.
İktidarın yasa dışı taleplerine karşı koyamayan bir Yüksek Seçim Kurulu var.
İl ve İlçe Seçim Kurullarında yapılmakta olan “Sandık Hırsızlığı Hazırlıkları” var.
Seçim güvenliğinden sorumlu, adı mafya patronları tarafından sıkça kullanılan bir İçişleri Bakanı var. Bu şartlarda eşit-adil-şeffaf-doğru bir seçim yapmak mümkün değildir.

AKP ile, AKP gibi düşünerek mücadele etmek gerek. Şunu demek istiyorum;
Bize yani Cumhuriyetçilere demokrasi yoksa, sana olmalı mı AKP?
Cumhuriyetçilere Hukuk Devleti yoksa, sana olmalı mı AKP?
Cumhuriyetçilere Özgürlük yoksa, sana olmalı mı AKP?
Cumhuriyetçilere Huzur yoksa, sana olmalı mı eyy AKP?
Bu, tüm halkı ayağa kaldıracak, yasal ve toplu eylemlerle olur.
Birer miting düzenleyip, genel merkezlere çekilmek ve susmak, AKP’ye dolaylı destek olmaktan başka bir işe yaramaz!

Aziz Türk Milleti;
Bu çağrı, Anayasal hakkımız olan Demokrasiyi ve Cumhuriyet değerlerini koruma çağrısıdır. Tek Adamlığa, zorbalığa, yobazlığa karşı Anayasal hakkımız olan direnmenin, çağrısıdır. Bizleri soyan, hayatı zehreden, geleceğimizi çalan
siyasi hırsızlara, hayatı zehretmenin çağrısıdır!

AKP ile, eşbaşkanlığını yaptığı emperyalist devletlerle, şeriat devleti isteyen bir avuç yobazla bu hesaplaşma biz istesek de, istemesek de mutlaka olacaktır.
Bunu AKP, en güçlü olduğu anda yapacaktır.
Ama şimdiki gibi, baştan teslimiyet kabul edilirse bu hesaplaşma olmaz.
Olmaz ama bizler “Hırsızlar İmparatorunun” tebaası olmuş oluruz!

Bu mücadeleyi sadece DOĞRU Parti yapar. Parti amblemimizde olduğu gibi bizler bu işe yüreğimizi koyduk. Tek güvencemiz, Aziz Türk Milletidir.
Takdir ve karar onundur…

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Aralık 2021
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

One thought on “26 December, 2021 06:01

  1. Her sözcüğü MUHTEŞEM bir çağrı. DAHİ yazarı sevgili SERDAROĞLU’nun cesur kalbine, usta eline ve altın kalemine sonsuz sağlık ve bağışıklık, huzur ve güven, esenlik ve mutluluk, başarı ve utku.

Düşüncelerinizi yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s